Soma Holding Yönetim Kurulu Başkanı Alp Gürkan, İnağzı-Bağlık Projesi’yle ilgili bir açıklama yapmış ve TTK’nın, MTA verilerine dayanarak bildirdiği rezervin gerçeği yansıtmadığını vurgulamıştı.

TTK, dün bir açıklama yaptı:

“Verilmiş olan bu süre içerisinde işletmeci firma tarafından sahada ekonomik olarak işletmecilik yapılmasının mümkün olamayacağı, teknik ve ekonomik gerekçelerle ortaya konulması halinde sözleşme karşılıklı olarak fesih edilecek ve teminatı firmaya iade edilecektir. Bunun dışında taraflar her ne nam altında olursa olsun herhangi bir hak talebinde bulunmayacaklardır.”

Bu açıklamanın ardından Soma Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Grup CEO’su Can Gürkan’la bir telefon görüşmemiz oldu.

Can Gürkan, “TTK, bize bu sahada 136 milyon ton kömür bulunduğunu söyledi. Biz de bu bilgiye dayanarak 90 milyon ton üretim gerçekleştireceğimizi taahhüt ettik. Kendimiz sondaj yaptırıyoruz. Zonguldak’tan asla çekilmeyeceğiz. Her ne olursa olsun, orada üretim yapacağız. Ama önümüzü görmemiz açısından sondaj çalışmalarının bitmesini bekleyeceğiz. Yatırımımızı sondaj çalışmalarının sonucuna göre yeniden gözden geçireceğiz” dedi.

Biz de, Soma gibi ciddi bir grubun başladığı işi yarım bırakacağına inanmıyoruz.

Felaketi fırsata dönüştürelim

Kaçak kömür işi, yıllardır Zonguldak’ın kanayan yarasıydı.

Son operasyonla yeniden gündeme geldi.

Bu felaketi fırsata dönüştürüp bu soruna çözüm aramak gerekiyor.

Kömür kaçakçılığı yapanlar, “hırsız” damgası yiyor, çoluk-çocuğu da bu sabıkadan ömür boyu etkileniyor.

Kaçak kömür işini yasallaştırmak gerekiyor.

Ve bu insanların sicilini de temizlemek gerekiyor.

Bu konuda da milletvekillerine büyük görev düşüyor.

Bu felaketi fırsata dönüştürelim.

AK Parti Zonguldak Milletvekili Köksal Toptan’ın bu işe öncülük yapması gerekiyor.

Günün Fıkrası: Benim bankalarım var!

Çok zengin adam, çok lüks bir restoranda gider, garsona sipariş olarak, “Kırmızı et, beyaz şarap ve salata istiyorum” der. Tam o sırada, çok güzel bir kadın gelir ve adamın önündeki masaya oturur ve adamın verdiği siparişin aynısından ısmarlar. Adam yemeği yedikten sonra hesabı ister. 75 TL hesap gelir. Adam 25 TL’de bahşiş olarak toplam 100 TL bırakır. Aynı hesap kadına da gelmiştir. Fakat kadın, 75 TL bahşiş bırakır. Bunu gören adam, kadına yanaşır, "Hanımefendi, affedersiniz, bir şey sormak istiyorum. Benim fabrikalarımın sayısını, paramın hesabını bilemezken 25 TL bahşiş bırakıyorum. Siz kim oluyorsunuz da 75 TL bahşiş bırakabiliyorsunuz?" diye sorar. Kadın, adama gülümseyerek, "Benim bankalarım var..." der. Adam, "Öyle mi, ben bütün banka sahiplerini ve müdürlerini tanırım, ama sizi hatırlayamadım" der. Kadın tekrarlar: "Benim bankalarım var, bakın size anlatayım…"

Kadın, dudaklarını okşayarak:

"Bunlar var ya bunlar, Şekerbank..."

Ellerini göğüslerine koyarak:

"Bunlar Pamukbank"

Elini eteğinin önüne tutarak:

"Burası İş Bankası" der.

Adam, “Ya bu bankalar iflas ederse?” diye sorar.

Kadın: "Arkada Garanti Bankası var…"

Günün Sözü:

Demiri, demirle dövdüler; biri sıcak, biri soğuktu; insanı, insanla kırdılar; biri aç, biri toktu.

Pir Sultan Abdal...