10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü tüm yurtta gazeteci bulunan her yerde çeşitli etkinliklerle kutlandı.
Adı üzerinde çalışan gazetecilere özgü bu özel günde Bartın&[#]8217;daki gazeteciler yemekli bir toplantıda bir araya geldiler.
Etkinlikte günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapıldı.
Zonguldak&[#]8217;taki arkadaşlarımızın gerçekleştirdiği etkinlik daha bir anlamlıydı.
Karaelmas Gazeteciler Derneği geleneksel olarak düzenlediği başarı ödüllerini bu günle bütünleştirerek meslektaşlarımızı onurlandırdı.
Atilla Öksüz yönetimindeki derneğin Bartın, Zonguldak ve Karabük&[#]8217;teki mesleki büyüklerimize onur ödülü vermesi, yapılan etkinliği çok daha anlamlı kıldı.
Bartın&[#]8217;dan bu ödüle haklı olarak Bartın Gazetesi Sahibi Esen Aliş uygun görüldü.
Cumhuriyetle yaşıt gazetenin Sahibi Esen Aliş yörenin en saygın mesleki büyüğü olarak bu ödülü aldı.
Bu ödüle layık olan bir diğer mesleki büyüğümüz gazetemizin yazarı Şevket Salcı&[#]8217;dır.
Dolayısıyla (dernek yönetiminin işine karışmak gibi olmasın ama) önümüzdeki yıl Bartın&[#]8217;dan bu ödülü alacak kişi şimdiden bellidir.
Zonguldak Karaelmas Gazeteciler Derneği&[#]8217;nin etkinlik konusunda maşallahı var.
Bu derneği Bartın&[#]8217;daki iki derneğin de örnek alması gerektiğini düşünüyorum.
Atilla Öksüz&[#]8217;den önce başkanlık yapan Osman Sav zamanındaki en anlamlı Çalışan Gazeteciler Günü Etkinliği iki yıl önceki kan bağışıydı.
Dernek üyesi gazeteciler o gün Kızılay&[#]8217;a toplu bir şekilde kan vermişlerdi.
Atilla Öksüz biliyorsunuz bizim şirketin Zonguldak&[#]8217;taki gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni.
Kendisi benim hem meslektaşım hem mevkidaşımdır.
Önceki Başkan Osman Sav gibi çalışan bir gazeteci olan Dernek Başkanı Atilla Öksüz hem gazeteciliği hem de dernek başkanlığını başarıyla sürdürüyor.
Bu sene davetli olmama ve çok da istememe rağmen etkinliklerine katılamadım.
Geçen yıl yanlarındaydım, bu yıl mazeretim vardı ve olmadı.
Yeniden Bartın&[#]8217;a dönecek olursak; Her 10 Ocak&[#]8217;ta olduğu gibi bu 10 Ocak&[#]8217;ta da gelenimiz gidenimiz, arayanımız soranımız çok oldu.
Kutlamaların açılışını üç gün öncesinden Çevre Meclisi Üyesi, Mali Müşavir Osman Turna yaptı. Sayın Turna gazetemizi ziyaret ederek, günümüzü kutladı.
Sadece ziyaretlerle değil mesaj göndererek, telefon açarak özel günümüzü kutlayanlar oldu.
Uzaklardan arayanımız, soranımız da vardı.
Bayburt&[#]8217;tan Emniyet Müdürümüz Mesut İnce aradı. Halimizi hatırımızı sordu.
Gerçi eski Müdürümüzle sadece böyle özel günlerde değil normal günlerde de görüşüyoruz, birbirimizi arayıp soruyoruz.
Yeni Müdürümüz de kutlamayı gazetemize gönderdiği mesajla yapmıştı.
Emniyet Müdürlerimizin bu konulardaki duyarlılığı bizleri mutlu ediyor.
İki Müdürümüz de sağ olsun, var olsun.
Sayın Valimiz İsa Küçük, Belediye Başkanımız Cemal Akın, Vekillerimiz Yılmaz Tunç ve Rıza Yalçınkaya, İl Genel Meclisi Başkanımız Ali Kartal, Kozcağız Belediye Başkanımız Mustafa Karaman, Dernek Başkanımız Necdet Aydemir, Makine Mühendisi Faruk Papila, Eski Milletvekili Danışmanı Ali Bayrak ve CHP Merkez İlçe Başkanı Mehmet Gümüş&[#]8217;e de gönderdikleri mesajlardan dolayı teşekkür ederiz.
Milletvekili Tunç&[#]8217;a ve İl Başkanı Ulupınar&[#]8217;a ziyaretlerinden dolayı ayrıca teşekkür ederiz.
Mesleğimizin yıllardır içinde bulunduğu maddi manevi sıkıntılar ve sorunlar yüzünden şahsen ben kutlama yapma taraftarı değilim.
Çok zor, meşakkatli ve bir o kadar da zevkli bir mesleğimiz var.
En büyük derdimiz itibar ve saygınlık kaybı.
Mesleğimiz; yalan, yanlış, yanlı, taraflı ve kişisel çıkar ve menfaat hesaplarıyla yapılan haberler yüzünden inandırıcılık ve güvenilirlik konusunda da yıpranmış durumda.
Hükümet baskısı, bürokratik zorluklar, sosyal haklarda ve maaşlarda yaşanan problemlerle birlikte yaşanan daha birçok sıkıntı gazeteciliği sorun yumağı haline getiriyor.
Bana sorarsanız bayram yapacak durumda değiliz.
Ama gazeteciler gününün veya bayramının bir güzel yanı var, o da: &[#]8220;başta yetkililer olmak üzere hemen herkes tarafından gazeteciliğin anlam ve öneminin altının çizilmesidir, vurgulanmasıdır&[#]8221;
Mesleğimizin diğer günlerde üstü çizilirken böyle günlerde altının çizildiğini görüyoruz.
Hatta diyebilirim ki, 24 Temmuz&[#]8217;lar ve 10 Ocak&[#]8217;lar olmasa mesleğimizin anlam ve önemi bilinmeyecek.
Kutlamalar, mesajlar, etkinlikler derken sonuçta acısıyla tatlısıyla bir (çalışan) gazeteciler gününü daha geride bıraktık.
Çalışandan çok çalışmayanı olan mesleğimizin bu özel gününü çalışan da kutladı, çalışmayan da netekim.
Çalışan gazetecilerin çoğunlukta olacağı 10 Ocakları da görmek dileğiyle&[#]8230;
Gazeteciliği gazeteciler yapmalı
Çalışan Gazeteciler Günü&[#]8217;nden devam edelim.
Mesleğimizin bu özel gününün dün 49. yıldönümüydü.
Bu günün önemini anlayabilmek için tarihçesini gelin birlikte okuyalım:
1961 yılında gazetecilerin çalışma haklarında önemli iyileştirmeler getiren 212 sayılı Yasa&[#]8217;nın yürürlüğe girmesi üzerine, 9 gazete sahibi, yasayı protesto etmek için 3 gün boyunca gazeteleri yayımlamama kararı aldılar.
Bu gelişme karşısında, gazeteciler İstanbul&[#]8217;da 10 Ocak 1961 günü haklarına ve basın özgürlüğüne sahip çıkmak amacıyla sendika binası önünde toplanarak Vilayet&[#]8217;e kadar yürüyüş yaptılar.
Gazeteciler, patronların boykot kararı karşısında sendika&[#]8217;nın öncülüğünde, 11-12-13 Ocak 1961 tarihlerinde &[#]8220;Basın&[#]8221; adıyla bir gazete çıkararak kendi gazetelerini yayımladılar.
O tarihten sonra 10 Ocak, &[#]8220;Çalışan Gazeteciler Bayramı&[#]8221; olarak kutlandı.
1971 yılındaki 12 Mart müdahalesinden sonra çalışanların hakları ve basın özgürlüğüne getirilen kısıtlamalara tepki olarak 10 Ocak, &[#]8220;Bayram&[#]8221; olmaktan çıkarıldı ve &[#]8220;Çalışan Gazeteciler Günü&[#]8221; olarak anılmaya başladı.
Tarihçe böyle.
Basın çalışanlarının haklarına ve basın özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar bugün de devam ediyor.
Bu sıkıntılar yayınlanan kutlama mesajlarında da kendini gösteriyor.
Mesajlarda mesleğin içinde bulunduğu güçlüklerden ve basın özgürlüğünden öneminden bunun için yaygın olarak söz ediliyor.
Doğru ve dürüst gazeteciliğin gerekliliğinden bu yüzden bahsediliyor.
Bütün bunlar bir yana bizim mesleğin en büyük derdi aslında gazeteciliği gazetecilerin dışında başka mesleği olanların da yapabilmesidir.
Bizim meslekte asıl işi başka olan birçok kişiyi görebilirsiniz.
Sezen Aksu&[#]8217;nun şarkısındaki gibi &[#]8220;Ada vapuru yandan çarklı. Simitçi, kahveci, gazozcu şinanay yavrum şinanay&[#]8221;
Ne ararsanız var. Bunun sebebi; Gazeteciliğin toplum içinde insanı bir yere getiren, yapana avantaj ve ayrıcalık sağlayan bir meslek olmasıdır.
Nitekim bu mesleği kendi çıkarları için kullanan birçok kişi var.
Mesleğimizin inanılırlığının ve güvenilirliğinin kaybolmasına neden olan bu durum bizi çok üzüyor.
Ne yazık ki asıl mesleği başka olup da bu işi hobi olarak yapmanın dışında çıkar ve menfaat için yapanlara engel olacak bir yasal düzenleme yok.
Mesleğimizin hata yapanı, yanlışa düşeni, yakışıksız davrananı, suça bulaşanı atan, ihraç eden, uzaklaştıran bir müeyyidesi de yok.
Doktorlukta öyle değil ama. Tabipler Birliği, mesleğe yakışmayan hareketleri olan, tıp ahlakına, ilkelerine, kurallarına aykırı davranışta bulunan doktorun diplomasını iptal edebiliyor.
Barolar Birliği de öyle; Yanlış yapan, suça bulaşan avukatın ruhsatı elinden alınıyor.
Mimarlıkta ve mühendislikte de durum aynı.
Askerlikten ve polislikten atılan çok kişi var.
Gazetecilikte bu yok. Olsun istiyoruz.
Gazetecilik &[#]8220;bağımsız, yansız ve tarafsız&[#]8221; olunmasını gerektirdiği için başka bir meslekle birlikte asla yapılmaması gereken bir meslektir.
Biz gazeteciliği gazeteciler yapsın, herkes kendi işine baksın istiyoruz.
Çok şey mi istiyoruz.