MHP Zonguldak Milletvekili Zeki Çakan, 1 Kasım seçimleri için yeniden aday oldu.

7 Haziran’da ikinci sıra adayı olan Yavuz Erkmen, adaylık başvurusu yapmadı.

MHP, ciddi bir ikinci sıra adayı bulmak zorunda…

Ben Zeki Çakan’ın yerinde olsam, Ankara’dan adaylık başvurusu yapan Erkan Haberal’ı, Zonguldak ikinci sıra için ikna ederim.

Biliyorsunuz, 7 Haziran seçimlerinde Erkan Haberal, Ankara’dan aday olmuş, milletvekili seçilecek oyu alamamıştı.

Erkan Haberal, CHP’den Zonguldak milletvekili adayı olan babası Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın seçim çalışmalarını başarıyla yönetmişti.

Zeki Çakan, Yavuz Erkmen’in boşluğunu ancak böyle doldurabilir.

Aslında en iyi isim, Halil Posbıyık…

Ama o, bu saatten sonra ikinci sırayı kaldıramaz.

Üçüncü sıra kimin olacak?

AK Parti’de tüm gözler, üçüncü sıraya kilitlenmiş durumda.

7 Haziran’da üçüncü sırada yer alan ve performansı eleştirilen Özcan Ulupınar, yeniden listede olacak mı?

Olmayacaksa, oraya kimin adı yazılacak?

O isim, Merkez’den mi olacak, yoksa Vadi’den mi?

Vadi’den olacaksa, bu isim Mithat Gülşen mi olacak?

Merkez’den olacaksa, Hamdi Uçar mı olacak, Salih Demir mi?

Faruk Çaturoğlu, Alaplı’dan olduğu için Ereğli’den Arslan Keleş listeye girebilir mi?

En çok konuşulan konu bu...

AK Parti’de çok isim var.

Ama ciddiye alınan en çok beş isim var.

Bakalım bu beş isim, listede nasıl yer alacak?

Latif Durgut aday olsaydı…

AK Parti Milletvekili Aday Adayı Akın Kaymak, “Birikimlerimi Zonguldak için kullanmak istiyorum” demiş.

Akın Kaymak’ın ne birikimi var, çok merak ediyorum.

Bildiğim kadarıyla Akın Kaymak, Latif Durgut’un birikimlerini kullanıyor.

O halde neden Akın Kaymak aday oluyor?

Keşke Latif Durgut çıkıp kendisi aday olsa...

Yufka işini, tekstil işini, inşaat işini, muavinlik işini anlatsa…

Engin deneyimlerini ve birikimini Zonguldak halkıyla paylaşsa…

Ne güzel olurdu…

Aydınlık bile daha milli…

Ülkenin zor bir dönemden geçtiği son dönemde yaygın basını dikkatle takip ediyoruz.

İlginç olan şu ki, Aydınlık Gazetesi bile birçok gazeteden daha milli yayınlar yapıyor.

Ergenekon davasını körükleyen, hükümeti gazlayan basın kuruluşları, bugünlerde hükümete ateş püskürüyor. Neredeyse, PKK başta olmak üzere terör gruplarının sözcüsü gibi davranıyor.

Böylesi zor günler, herkes için olduğu gibi basın için de turnusol gibidir.

Kimin, ne olduğunu çok daha iyi görebilirsiniz.

Bana müsaade…

Gerçekten çok yoruldum…

Bu beden; bir gazete, bir televizyon, iki internet sitesi, 20’dan fazla takım arkadaşı ve iki seçim kaldırmaz.

7 Haziran seçimlerinden sonra tatile çıkamadım.

1 Kasım seçimleri öncesi biraz dinlenmem lazım.

Gazete ve televizyonda tüm arkadaşlarım izinlerini kullandı.

Sıranın bana geldiğini ve bu tatili hak ettiğimi düşünüyorum.

Beni aratmayacaklarına inanıyorum.

Yokluğumda gazete için Osman Sav’ı, televizyon için Atilla Öksüz’ü arayabilirsiniz.