20. yıl yazılarına devam ediyoruz.
Şu ana kadar yazdığımız üç yazı da fiziki gerçekleşme ağırlıklıydı.
Fiziki gerçekleşme deyip geçmemek lazım.
&[#]8216;Dünyada mekan ahirette iman&[#]8217; demişler.
Çalışanların bulundukları binalar ne kadar elverişli, konforlu, modern, geniş ve rahat olursa o kadar çok verim olur.
Yapılan iş daha sağlıklı ve kaliteli olur.
Bina konusunu bu bölümde tamamlamaya çalışalım.
Bahsetmediğimiz çok az kurum kaldı zaten.
Bunlardan biri jandarma.
Jandarma Alay Komutanlığı Bülent Ecevit Bulvarı üzerinde subay astsubay gazinoları yakınında bulunan bir apartman dairesinde uzun süre hizmet verdi.
Sonra Kaynarca mevkiinde İl Jandarma Alay Komutanlığı binası yapıldı.
Nüfusunun yüzde 70&[#]8217;i kırsal kesimde oturan Bartın&[#]8217;da bu kadar büyük bir alanın güvenliğinden ve huzurundan sorumlu olan jandarma teşkilatı yeni bina ile askeriyeye yakışır, rahat ve yeterli bir binaya kavuştu.
Jandarma&[#]8217;nın Kemerköprü&[#]8217;de ırmak kenarında bulunan bir başka binası da sosyal tesis oldu.
Sivil Savunma Müdürlüğü (İl Acil Durum ve Afet Müdürlüğü) eskiden Valiliğin bünyesinde küçük bir odada faaliyet yapardı.
Bu kurumumuz da bina olarak sonradan rahatlayan kurumlarımız arasında.
20 yıl eski kaymakamlık binasında hizmet veren valilik yeni Hükümet konağına ancak daha geçen ağustos ayında yerleşebildi.
Valilikle birlikte çok sayıda kurum ve birim de bu sayede rahatlamış oldu.
Aradan 20 yıl geçmiş biz halen daha fiziki gerçekleşmeyi tamamlayamamışız.
Birçok resmi kurum kendi binasını yaptı, rahat ortamlara kavuştu ama halen daha apartman dairelerinde kirada olan kurumlar var.
Öyle anlaşılıyor ki fiziki gerçekleşme en az bir 10 yıl daha sürecek.
Sadece Adliye&[#]8217;nin yapımı bugün başlansa 3 ya da 5 yılda ancak biter.
Fiziki gerçekleşme olayını genel hatlarıyla tamamladık sanıyorum.
Buradan gelelim diğer gelişmelere:
İl olduktan sonra yaşadığımız önemli gelişmelerden biri bir tane bölge müdürlüğü kazanmamızdır.
Demiryolları, Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatları Genel Müdürlüğü (DLH) Bölge Müdürlüklerinden biri Bartın&[#]8217;a kuruldu.
Öğretmenevi&[#]8217;nin hemen üzerindeki binada hizmet veren bu müdürlük bir süre sonra kapatıldı ve Bartın, Bölge Müdürlüğünün gittiği yer olan Bolu&[#]8217;ya bağlandı.
Kirazlıköprü barajının temelinin atılması (1999)
Tefer projelerinin başlatılması (2001)
Her iki törende de bulunmuş bir gazeteci olarak Bartın&[#]8217;ın sevincine tanıklık ettim.
Geçmişte çok sayıda sel felaketine sebep olan ırmağımız ıslah olacak diye yaşanan sevinç görülmeye değerdi.
En önemli gelişme yeni fabrikalar ve sağladığı istihdamdır.
Bartın&[#]8217;ın teşvikli il olması ile birlikte Organize Sanayi Bölgesi&[#]8217;nde boş yer kalmadı.
Burada 30&[#]8217;dan fazla fabrika ve 5 bine yakın istihdam var.
Gelen firmalara yer gösterebilseydik fabrika sayısı en az 60, çalışan sayısı da rahatlıkla 10 bini geçerdi.
İki Organize Sanayi Bölgemiz olur, üçüncüsüne de başlamış olurduk.
Yeni gelin misali yerimiz dar, oynayamadık.
20 yılda ikinci bir Organize Sanayi Bölgesi yapamadık.
Yapabilseydik bugün ekonomimiz ve istihdamımız çok daha iyi olurdu.
İlimizin batıya yakın oluşu, liman avantajı, çok yakınında havaalanı ve demiryolu bulunması, karayolu ağının gelişmesi, işgücü potansiyeli, teşvikli il olması, yatırımcıyı mıknatıs gibi çekiyordu.
Ama gelin görün ki sanayi parseli üretemediğimiz için bu fırsatı değerlendiremedik.
Kaçan balık büyük olurmuş derler ya işte aynen öyle.
Teşvikli il olmakla birlikte mevcut Organize Sanayi Bölgemizdeki boş parseller doldu, sanayi parselleri şartlı verilmesine rağmen işi ağırdan alıp yatırımını yapmakta, yani fabrikasını kurmakta geciken sanayiciler de hızlanmış oldu.
Organize Sanayinin dışında da fabrikalar kuruldu.
Bu fabrikalar işsizlere, aşsızlara ekmek kapısı oldu.
Sigortalı çalışan sayısında kayda değer bir artış sağlandı.
Üniversitemiz bir diğer önemli gelişme.
Bartın il olmasaydı üniversitenin olması çok zordu.
Hükümetin her il&[#]8217;e bir üniversite projesinden o zaman yararlanamazdık.
Bartın için il olmanın en büyük getirilerinden birisi budur.
2008 yılında kurulan üniversitemizin 20 bin öğrenci hedefiyle, akademik çalışmalarıyla, sosyal, kültürel, sportif ve bilimsel faaliyetleriyle ilimizin gelişimine yapacağı katkı büyük olacaktır.
Bu katkı kendisini şimdiden hissettirmektedir.
İl olmasaydık üniversitemiz gibi Valimiz de olmazdı.
7 Eylül 1991&[#]8217;de il olan Türkiye&[#]8217;nin74. ili Bartın&[#]8217;ın ilk Valisi eski Kaymakamımız Ergün Doğanay idi.
Anavatan Partisi döneminde göreve gelen Ergün Bey üç ay kadar Valilik yapabildi.
20 Ekim 1991 seçimleri sonrası hükümet değişince Vali de değişti.
DYP-SHP koalisyonu işbaşına geldi.
Bu dönemde Bartın Valisi Yavuz Erkmen oldu.
Sayın Erkmen Safranbolu Kaymakamı olarak görev yapıyordu.
Bartın ilk valilik yaptığı yer olarak ilk göz ağrısı oldu.
Bartın 20 yıl içinde çok vali tanıdı.
Vali Erkmen&[#]8217;den sonra atama yapılmayınca Bartın&[#]8217;ı 11 ay boyunca Vali Yardımcısı İsmet Tabaş vekil vali olarak vekaleten yönetti.
Tabaş sonrası Fatih Eryılmaz dönemi başladı.
Bu dönem de 3 Kasım 2002&[#]8217;de başlayan yeni döneme kadar devam etti.
Yeni dönemde yeni Valimiz Ali Güngör oldu.
Valimiz Ali Güngör, Erzincan&[#]8217;a atandıktan sonra yönetimi şimdiki Valimiz İsa Küçük ele aldı.
Bir de arada kısa bir dönem Vali Halil Işık görev yaptı.
İlimiz görevini başarıyla sürdüren Valimiz İsa Küçük ile yoluna, 2023 hedeflerine doğru emin adımlarla devam ediyor.
Bartın 20 yılda 7 Vali gördü.
Her Vali Bartın&[#]8217;a hizmet etti.
Kimi bu hizmeti az, kimi çok yaptı.
Mesleğinde 20 yılı geçmiş bir gazeteci olarak Bartın&[#]8217;a gelen her Vali ile çalışma imkanı buldum.
Valilerimizle işimiz gereği acı tatlı anılarımız oldu.
Hepsi ile karşılıklı sevgi, saygı, doğruluk, dürüstlük anlayışı çerçevesinde çalıştık.
Valilerimizden önemli bir not:
Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir vali eski görev yerine mahkeme kararı olmaksızın hükümet tarafından ikinci kez atandı.
Bu Valimizin adı Yavuz Erkmen&[#]8217;dir.
O zaman İçişleri Bakanı Meral Akşener&[#]8217;di.
Daha sonra MHP&[#]8217;ye geçen Meral hanım o dönemde DYP&[#]8217;de siyaset yapıyordu.
(Halk istedi, Vali döndü-Milliyet, 1996)
Yavuz Bey Ankara merkeze alındıktan sonra Bartın&[#]8217;da &[#]8220;Valimizi geri istiyoruz&[#]8221; diye imza kampanyaları düzenlenmişti.
Bu kampanyaların Yavuz Bey&[#]8217;in geri dönmesine ne kadar etkisi oldu bilmiyoruz ama &[#]8220;Halk istedi, Vali döndü&[#]8221; demek yerine &[#]8220;Hükümet istedi, Vali döndü&[#]8221; demek daha doğru olur diye düşünüyorum.
Bartın 20 yılda 8 tane milletvekili gördü.
Hasan Akyol ve Köksal Toptan 1991&[#]8217;de yapılan seçimlerin sonucunda Bartın ilinin ilk milletvekilleri oldular.
Sayın Akyol seçimi tercihli oylarla kazanmıştı.
O dönemde tercihli sistem vardı.
Hasan Bey 4. sıradaydı ve aldığı oylarla 1. sıradaki adayın önüne geçmiş, zoru başarmış ve buradan meclise girmişti.
Sayın Akyol DSP&[#]8217;den seçilmiş, sonra CHP&[#]8217;ye geçmişti.
Daha sonra 1995 seçimleri yapıldı.
Bu seçimde Türkiye Milletvekilliği iptal edilince boşa çıkan 100 vekillik illere dağıtılmış, Bartın&[#]8217;ın vekil sayısı üçe çıkmış, seçimi Zeki Çakan (ANAP), Cafer Tufan Yazıcıoğlu (DSP) ve Köksal Toptan (DYP) kazanmıştı.
1999 seçimlerinde vekil sayısı yeniden ikiye düştü ve bu seçimde meclise Çakan ve Yazıcıoğlu girdi.
Sonra Asım Kulak ve Hacı İbrahim Kabarık dönemi başladı.
Bu dönem 2007 seçimlerinde sona erdi.
Daha sonra Yılmaz Tunç ve Rıza Yalçınkaya dönemi başladı.
Tunç ve Yalçınkaya iki dönemdir görevde.
20. yıl yazılarımız devam edecek.