Farkında mısınız?
Bu kentin milletvekilleri, bürokratları, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları, söz ve yetki sahibi olan herkes konuşuyor.
Konuşuyoruz
Konuşuyoruz
Konuşuyoruz
Kükrüyoruz
Dosyalar sunuyoruz.
Olmadı, yalvarıyoruz.
Kapıları çalıyoruz.
Ankarayı suyolu yaptık.
Düşünüyoruz
Taşınıyoruz
Sabah-akşam
Konuşuyoruz
Konuşuyoruz
Ama bir arpa boyu gidemiyoruz.
Eğer sizce gittiğimiz yol bir arpa boyundan daha fazlaysa, o zaman bunca mesele neden hala ortada?
[*] [*] [*] [*]
Büyük adamlar, büyük düşünür.
Küçük işlerle uğraşmazlar.
Toplum menfaatine adım atarlar.
Küçük işlerle uğraşacak zamanları yoktur.
Yani olmamalı
Böyle biliriz.
Böyle gördük.
Daha doğrusu böyle bilirdik.
Keşke bilmez olaydık!
Keşke bu günleri görmez olaydık!
[*] [*] [*] [*]
Küçük adamların küçük işlerini biliriz.
Gelenekleri öyledir.
Küçük işlerle beslenirler.
Küçük işlerle vakit geçirirler.
Ama büyük adamların küçük işlerle uğraşması acı
Bu kent adına acı
İş-ekmek adına acı
Emek adına acı
İstihdam adına acı
Hizmet adına acı
Yatırım adına acı
Üretim adına acı
Bu kentin işçisi, esnafı, memuru, emeklisi adına acı
Çok acı, çok!
Büyük adamların küçük işlerle bu kadar uğraşıyor olması, onların gerçek çapını gösteriyor.
[*] [*] [*] [*]
En basitinden
Bu kenti siyaseten Ankarada ve Zonguldakta temsil etmekle sorumlu olanların uğraştıkları işlere bakın.
Onların yaptıklarına bakın.
Bu kenti düşürdükleri duruma bakın.
Sizleri düşürdükleri duruma bakın.
Siz birbirinizi, AK Partili, CHPli, MHPli diye itip-kakarken, onların yaptıklarına bir bakın.
Onlar; sizi inanan veya inanmayanlar, oruç tutanlar veya tutmayanlar olarak ayrıştırırken, bu kente verdikleri zarara bakın.
Onları görüyorsunuz.
Biliyorsunuz.
Sonuçlarını da hep birlikte yaşıyorsunuz.
Acaba kaçımız hakkımızı arıyoruz?
Kaçımız büyük adamların küçük işlerinin peşine takılıp gidiyoruz?
[*] [*] [*] [*]
Konuş
Konuş
Konuş
Yaz
Yaz
Yaz
Nereye kadar?
Bu kentte her şey giderek küçülürken, beyinler körelirken, büyük hedefler yerine küçük işlerle zaman geçirilirken ve küçük işlerle vakit öldürenler bu kadar pohpohlanırken, neyin değişmesini bekliyorsunuz?
Zonguldak değişmiyormuş!
Zonguldak gelişmiyormuş!
Zonguldak büyümüyormuş!
Neden büyüsün?
Neden gelişsin ki?
En basit örnek, stadyum meselesi
Diğer kentlere muhteşem stadyumlar yapan bu iktidar, Zonguldaka cücük kadar kapalı tribün yapacak!
Spor kamuoyu, taraftarlar, tribün liderleri ve taban birlikleri de çıkıp, Sen ne yapıyorsun arkadaş? Böyle yapacaksan, bırak kalsın? demiyor.
Yıkılan yerler ne olacak?
Vali Ali Kaban, kentte bazı eski binaların yıkımını sağlayarak, kentsel anlamda yeniden düzenlenmesinin yolunu açtı.
Ve kamu idaresi ile yerel idarenin uyum içinde daha fazla şeyler yapmasını savunduk.
Valilik ve belediye kenetlenemedi.
Nedenleri zaten ortada
Başlangıç güzeldi.
Umut vericiydi.
Pek çoğumuz umutlandık.
Kentsel mimari anlamında yeni planlamanın doğuracağı heyecan, ekonomiye de can katacaktı.
Ama tık yok.
Özellikle 69 Ambarlarına kamu binalarının taşınması söz konusu
Diğer yandan ise, buraya ek binaların taşınması konuşuluyor.
Vali Ali Kabandan beklentimiz, bu sürecin aynı kararlılık ve hızla devam ettirilmesi
Ama her yere bir ek bina yerine bütüncül projeler yapılması
69 Ambarları, kurumların ek binaları ile dolarsa, değişen yine bir şey olmaz.
Binalar yenilenmiş olsa da, çarpık kentleşme devam etmiş olur.
Bunu Vali Beye kimse söylemez belki, ama Sayın Kabanın bu detayı da dikkate alması gerekir.