TTK’nın bir yıllık zararı 1 milyar liraya yaklaştı.

“Bu parayla ne yapılabilir” diye düşündünüz mü hiç?
Mesela, Zonguldak’ın çağdaş bir stadyuma ihtiyacı var değil mi?

Sivas’a yeni yapılan 27 bin kişilik 4 Eylül Stadyumu gibi tam 12 stadyum yapılabiliyor, 1 milyar liraya...

Yani, TTK’nın bir yıllık zararıyla 27 bin kişilik 12 stadyum yapılabiliyor.

Mesela, Zonguldak’ın bir hastane sorunu var değil mi?

400 yataklı hastane 77 milyon liraya ihale edildi. Ama inşaatı yarım kaldı.

İşte bu hastaneden tam 13 adet yapılabiliyor, 1 milyar liraya…

Yani, TTK’nın bir yıllık zararıyla Zonguldak’ta 13 adet, 400 yataklı hastane yapılabiliyor.

Tümü 3+1 olacak şekilde 7 bin 700 konut yapılabiliyor, 1 milyar liraya…

Yani, yepyeni bir şehir kurulabiliyorsunuz.

Kaç bin kişi istihdam edilebilir bu paraya?

Tüm bunlara rağmen hükümetin TTK’yı “cart” diye kapatmasına tabi ki gönlümüz razı olmaz.

Hükümet, Zonguldak insanını ikna edecek projelerini birer birer koymalı ortaya…

Mesela, Zonguldak’ı teşvik kapsamına almalı.

Filyos’a yöre halkının istihdamını sağlayacak yatırımlar başlamalı.

O zaman kim ister yeraltında çalışmayı?

Kim ister göçükte kalmayı, grizuda ölmeyi?

Zonguldak insanı, rödevansçı zihniyetin vicdanına mahkum edilmemeli.

Geliyor mu buraya Erdemir, geliyor mu buraya Kardemir gibi kurumlar?

İşin içine giriyor mu Yurtbay, Çanakcılar gibi bölgesel kurumlar, şirketler?

Taşın altına elini koyuyor mu Genel Maden İşçileri Sendikası?

Zonguldak’taki sivil toplum örgütleri bu işin böyle gitmeyeceğini bilmiyor mu?

TTK, uçurumun kenarında…

Yuvarlanmadan bir karar verilmeli.

TTK kapansa da, çalışanları mağdur olmayacak.

Ama mesele o değil.

Hala ocaklarda çalışmayı bekleyen binlerce insan var.

Yeraltında çıkarılmayı bekleyen binlerce ton taşkömürü var.

O halde insanımızı işçi sağlığı ve iş güvenliği kuralları içinde çalıştıracak bir sistem bulmalı ve bu sistemle devam etmeliyiz.

Yani adına “özelleştirme, güzelleştirme” ne derseniz deyin.

Ama mutlaka kurumsal bir yapı olmalı.

Bu devlet, bu millet, bu cumhuriyet için madenlerde hayatını kaybeden 5 bin maden şehidinin aziz hatırasına saygısızlık etmeyelim.

Yutacak küçük diliniz var mı?

Ben duyunca şok oldum.

Sanırım siz de şok olacaksınız.

Milletvekili danışmanlarından biri, bir kadından çocuğunu işe koyma karşılığında beş bin lira para alır. Ama işi yapmaz. Ya da yapamaz. Parayı da geri ödemez. Danışman ile mağdur arasında polemik yaşanır.

Kadın, danışmanın çalıştığı milletvekiline gider, durumu anlatır.

Milletvekili durumu anlar, kadından özür diler, “Danışmanıma verdiğin parayı ben sana ödeyeceğim” der.

Ama o da alınan parayı geri ödemez.

Bence parayı danışman ödetmez.

Çünkü danışman, kadına kızmıştır.

Bu işin nasıl çözüleceğini gerçekten çok merak ediyorum.

5 bin lira için düşülen durumlara bakar mısınız?

Ne demiş atalarımız?

Kılavuzu karga olanın burnu poktan çıkmaz!

ÇATES’e kim ‘dur’ diyecek?

Bayram tatilinde Çatalağzı’ndan gelen fotoğrafları yayınladık.

Kül barajında meydana gelen sızıntının yarattığı çevre felaketini anlattık.

Çatalağzı Belediye Başkanı Adnan Akgün’ü de suçladık.

Ama dün kendisi, “Ben ilgili makamlara dilekçe ile durumu bildirdim. Gereken yapılmadı” dedi.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ekipleri, dün bölgede inceleme yaptılar.

ÇATES’in çevreye verdiği zararı tespit ettiler.

Umarım gereken uyarı yapılır, ceza verilir.
ÇATES, bu çevre katliamından vazgeçer