Zonguldak bürokrasisinde sık sık atama yapılıyor.
Bu atamaların siyasi erkten habersiz yapıldığı iddiaları dolaşıyor.
Araştığımızda, gerçekten bu atamaların çoğunluğu bu şekilde olmuş ve olmaya da devam ediyor.
Siyasi erk bundan rahatsız değil.
Müdürlüğe Ahmet gelmiş, Mehmet gelmiş hiç fark etmiyor.
Önemli olan işlerin yürümesi...
İhaleler olmuş mu, sistem kurulmuş mu?
Bir sıkıntı var mı?
Yok. O zaman, durmak yok, yola devam.
Erken öten horozun&[#]8230;
CHP&[#]8217;li Zonguldak Meclis üyelerinden bazıları, çocuklarını belediyeye işe koyunca, kızılca kıyamet kopmuştu. Genel Merkez duruma müdahale etmiş, &[#]8220;Gereken yapılsın&[#]8221; demişti. CHP yöneticileri, o gazla, &[#]8220;Bu suça AK Partililer de ortak oldu. Oylamaya katıldılar. Onlar için de gereği yapılsın&[#]8221; filan dediler.
Sonra ne mi oldu? İhraç istemiyle disipline verilen CHP&[#]8217;liler uyarıldı.
O kadar. Başta CHP İl Başkanı Halil Furat olmak üzere hepsi geri vitese taktılar.
Siyaset tecrübe işidir. Aceleye gelmez.
İsmet İnönü ne demişti?
&[#]8220;Bir memlekette, namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memlekette kurtuluş yoktur.&[#]8221;
Rahmetli İsmet İnönü böyle demişti.
Türkiye Cumhuriyeti&[#]8217;nin 2 numaralı ismi. Sanırım CHP&[#]8217;liler için çok şey ifade ediyordur. Ama görüyoruz ki, CHP, eski Genel Başkanları İsmet İnönü&[#]8217;nün bu tarihi sözünü unutuvermişler. Biz hatırlatalım istedik.
Farklı bakış açısı&[#]8230;
Hikâye şöyle:
Yıllar önce bir ayakkabı şirketinin sahibi, pazar araştırması yapmak üzere Afrika´ya aralıklı olarak iki pazarlamacı gönderdi.
Birinci pazarlamacı, araştırmasını tamamladıktan sonra patronunu arayıp şöyle dedi:
"Burada bizim için hiçbir fırsat yok, çünkü hiç kimse ayakkabı giymiyor."
Birkaç ay sonra giden ikinci pazarlamacı ise, patronunu arayıp heyecanla, "Afrika´da inanılmaz fırsatlar var. Burada hiç kimsenin ayakkabısı yok" dedi.
"Herkes aynı düşünüyorsa, hiç kimse bir şey düşünmüyor demektir."
Ne güzel değil mi?
Günün Fıkrası: Oruç ve borç!
Nasrettin Hoca, pazarda zeytin satıyormuş...
İki-üç sokak ileride oturan yarı buçuk tanıdığı bir kadın gelmiş.
Kadın: &[#]8220;Zeytinin iyi mi?&[#]8221;
Hoca: &[#]8220;Tadına bak.&[#]8221;
Kadın: &[#]8220;Ben orucum.&[#]8221;
Hoca: &[#]8220;Madem oruçlusun, zeytini al git, parasını sonra ver.&[#]8221;
Hocanın birdenbire aklına düşmüş; Ramazanlık değilmiş çünkü...
Hoca: &[#]8220;Tuttuğun oruç, ne orucu ki?&[#]8221;
Kadın: &[#]8220;Üç sene önceden borcum vardı da onları tutuyorum.&[#]8221;
Hoca tam zeytinleri veriyormuş, vazgeçmiş...
Kadın: &[#]8220;Biraz önce &[#]8216;al git&[#]8217; dedin noldu da vazgeçtin Hoca?&[#]8221;
Hoca: &[#]8220;Get anam get... Allah´a olan borcunu üç senede veriyorsan, bizim borcu ne zaman getirirsin kim bilir?&[#]8221;
Günün Sözü:
Öldüğümde toprağımdan bir testi yapıp yare su verin ki, dudaklarına değebileyim.
Fuzuli