Seçkin Özdemir, Kilimli Belediye Başkanı olduğunda, Yeni Adım Gazetesi ve Kanal Z&[#]8217;de sabah-akşam eski Başkan Ali Aslankılıç&[#]8217;la ilgili açıklamalar yapıyordu. &[#]8220;Mazotta şu kadar açık var, hesapta şu kadar kaçık var. Sahil yoluna alınan bağışlar ne oldu? Kayık yok, kuyut yok&[#]8221; diyordu. &[#]8220;Radartepe şöyle kullanılmış, böyle kullanılmış&[#]8221; diyordu.
Ali Aslankılıç, yeniden belediye başkanı oldu. Koltuğa oturdu. Bu kez o sallıyor. &[#]8220;19 ton pirinç alındı. Şu kadar sucuk alındı. Şu kadar yumurta alındı. Demirler kayıp, bakırlar ayıp, şişeler kayık&[#]8221; diyor.
Ne Seçkin Özdemir&[#]8217;in söylediğinden bir şey çıktı, ne Ali Aslankılıç&[#]8217;ın söylediklerinden bir şey çıkar. Politika böyle bir şey işte... Yok aslında birbirlerinden farkı. Hepsi Osmanlı Bankası&[#]8230; Biz Ali Aslankılıç&[#]8217;ın bıraktığı Kilimli&[#]8217;yi de biliyoruz. Seçkin Özdemir&[#]8217;in bıraktığı Kilimli&[#]8217;yi de... Ve Ali Aslankılıç&[#]8217;ın bırakacağı Kilimli&[#]8217;yi de tahmin ediyoruz. Zaman&[#]8230; Sadece biraz zaman&[#]8230;
Vergi-sigorta gibi ceza afları&[#]8230;
Devlete olan borcunu öde(ye)meyenler için sık sık af çıkıyor.
Tüm ödemelerini günü gününe yapanların &[#]8220;keriz&[#]8221; durumuna düşürüldüğü bir sistem bu... Şimdi yine bir kanun teklifi var mecliste.
Borçların faizleri silinecek, uzun taksit yapılacak.
Peki, ödemelerini düzenli yapanlar için de bir madde var mı bu kanunda?
Diyeceksiniz ki: &[#]8220;Sen görevini yaptın, ödedin. Ne bekliyorsun?&[#]8221;
Doğru.
Görevini yapmayanın ödüllendirildiği bir devlet, sosyal hukuk devleti olabilir mi?
Af çıksın&[#]8230; Ama bizim gibi ödemelerini düzenli yapmaya çalışanlara da ödül verilsin&[#]8230;
Kıssadan Hisse: Vazodaki elma&[#]8230;
Konfüçyüs, öğrencilerine ders veriyordu. Sınıfa elinde dar, uzun bir vazo ile geldi. Tüm öğrencilerin görebileceği şekilde vazoyu havada tuttu. Diğer elinde de bir elma vardı. Elmayı vazonun içinde koyduktan sonra, vazoyu yere bıraktı ve şöyle dedi: &[#]8220;Elmayı vazodan çıkarmayı başaran öğrenci, elmayı alabilir.&[#]8221;
Öğrencilerden biri atıldı ve elini vazonun dar ağzından içeri soktu.
Elmayı yakaladı, çıkarmaya çalıştıkça elma elinden kaydı. Bir de elini vazoya sıkıştırdı, bağırmaya başladı: &[#]8220;Elimi çıkaramıyorum.&[#]8221;
Konfüçyüs: &[#]8220;Elmayı sıkı sıkı tutmaktan vazgeçmezsen, elini çıkaramazsın.&[#]8221;
Öğrenci, biraz daha uğraştı, elmayı elinden bırakmak istemiyordu; ama sonunda mecburen bıraktı. Elini vazodan çıkardı. Konfüçyüs&[#]8217;a sordu: &[#]8220;Elmayı vazodan çıkarmanın bir yolu var mı?&[#]8221;
Konfüçyüs, &[#]8220;Nasıl olacağını göstereyim&[#]8221; dedi ve vazoyu ters çevirdi. Elma kendiliğinden vazonun içinden yuvarlanıp çıktı. Öğrenciler çözümün bu kadar basit olması nedeniyle gülmeye başladı.
Konfüçyüs, öğrencilerine elmayı göstererek dedi ki: &[#]8220;Göründüğü gibi basit değil, bazen bırakabilmek daha zordur. Eğer bir şeyi zorla tuttuğunuzda, ulaşmak istediğiniz şeyi engellediğini görüyorsanız, o zaman onu özgür bırakmalısınız. Hayatın akışında bazen ulaşmak istediklerinize onları yakalamaya çalışarak değil, onların size gelmelerine izin vererek ulaşabilirsiniz. Bazen en doğrusu olayları kendi akışına bırakıp müdahale etmemektir. Sorunlara bakış açınızı değiştirdiğinizde farklı çözümler bulabilirsiniz.&[#]8221;
Günün Sözü:
Hayata dair ne öğrendiysem futbol sayesinde öğrendim; çünkü top her zaman beklemediğim köşeden geldi.
Eski bir kaleci