Cumartesi günü yapılan AK Parti Zonguldak İl Başkanlığının 5inci Olağan Kongresi sonrasında Hamdi Uçar veda etti.
Uçarın yerine Zeki Tosun geldi.
Tosunu kutluyoruz.
Tosunun yönetiminde sürpriz isimler var.
Ekip ahengi sağlanabilirse, başarılı işlere imza atılır.
Ancak bu ekibin, o ahengi yakalaması, yakalasa da uzun
soluklu taşıması zor.
Çünkü daha ilk günden o tepkiler sandığa yansıdı.
Hem de çok açık bir şekilde.
Zeki Tosunun ortaya koyacağı tavır, yönetim anlayışı,
kararlılığı bu yönetimin kaderini belirleyecek.
AK Parti Zonguldak İl Başkanlığı Kongresinde 538 delegeden
226sı oy kullandı.
Tek listeli bir seçim olması da, oy kullanımını etkiledi.
Ancak kullanılan oylardan 56sının boş olması, tepkinin çok
net bir göstergesi
Son ana kadar listede olması beklenen Ali Bektaşın neden
listeye alınmak istenmediğinin nedenleri şimdi daha net anlaşıldı.
Listeye bakınca, Bektaşın listede yer almasına kimlerin taş
koyduğunu anlamak zor değil.
Bir başka detay da Ereğlinin daha önce beş olan yönetici
sayısının 2ye düşürülmesi
Koskoca Ereğli, resmen yok sayılmış.
Bu aşamada ilk kriz, görev dağılımı sürecinde çıkarsa,
şaşırmamak lazım.
Son seçimde CHPye, Muharrem Akdemire çalışan eski ve yeni
AK Partililerin, Ali Bektaşa seçim kaybettiren AK Partililerin yönetimde
olmasının yorumu açık.
Bazen denge kurmaya çalışmak, herkesi kucaklayacak bir
yönetim yapmaya çalışmak yönetim ahenginin baştan kaybolmasına neden olur.
Önümüzdeki günlerde kendi adayını temayülden çıkarmak
isteyenlerin çetin mücadelesine tanık olacağız.
Başka bir detay daha var.
Bu listeyle birlikte parti yoklamasından Salih Demirin üst
sıralarda çıkma ihtimali de yükselmiş oldu.
Bir diğer detay
Hamdi Uçarın önünü kesmek isteyenler, Zeki Tosunun
yönetiminde
İşte burası ilginç
Ancak ilerleyen günleri bekleyin.
En az üç isim, Zeki Tosunun küsüp gitmek istediği günü
sabırsızlıkla bekliyor.
Küstü, küstü
Küsmedi, küstürmek için devreye girilecek.
Zeki Tosunu istediği gibi yönlendirmek isteyenler,
yönetemediklerini düşündükleri yerde farklı yollara gidecek.
Zeki Tosunu tanıyoruz.
Böyle baskılara çok fazla gelemez.
Canı sıkılır.
Üzülür.
Strese girer.
Yaşanacaklar Tosunu çok üzer.
Allah kolaylık versin.
Yolu açık olsun.
Bu vahşet politize
edilemez!
Tarsustan gelen vahşet haberi, Türkiyeyi ayağa kaldırdı.
Kalkılmayacak gibi değil hani
Vahşet bile az gelir.
İki gündür aranan üniversiteli Özgecanın cesedi, bir dere
yatağında yanmış olarak bulundu. Genç kızı, bindiği yolcu minibüsünde
bıçaklayarak öldürdükten sonra yaktıkları öne sürülen 3 şüpheliden önce 2si
gözaltına alındı.
Daha sonra cinayet zanlısı olarak aranan Suphi A. yakalandı.
Gözaltına alındıktan sonra sağlık kontrolü için Tarsus
Devlet Hastanesi´ne götürülen zanlıları, hastanede toplanan kalabalık linç
etmek istedi.
Polis ve jandarma, öfkeli kalabalığı güçlükle yatıştırdı.
Zanlıların ifadelerine göre minibüs şoförü Suphi A.,
Özgecan´a tecavüz etmeye kalkınca, genç kız direndi.
Suphi A., önce bıçakladı, sonra da başına demir çubukla
vurdu.
Babası ve arkadaşından yardım istedi.
Özgecanın cansız bedenini ormanlık bir alanda yaktılar.
Türkiye, Münevver Karabulut cinayetinde göstermediği
duyarlılığı şimdi gösteriyor.
Az bile
Uzak kentlere çocuklarını okutmaya gönderen anne-babalar
endişeli.
Hep bir telaş var yüreklerinde
Nasıl olmasın, baksanıza
Ne yazık ki, bunlar son bulmayacak.
Bu bağlamda bir şeyler yapılması şart.
Hoş, en sert yasayı da yapsanız, Türkiyede bunlar sona
ermez.
Ancak caydırıcı olması açısından etkili olur.
İşin başka bir acı yanı var.
Onu da paylaşmak zorundayız.
Bu vahşi cinayet, çok basit şekilde politize ediliyor.
Her olayda olduğu gibi yani
Birileri çıkıp iktidarlara sorumluklarını hatırlatmak yerine
cinayeti iktidarın işlediğini iddia ediyor.
Bir taraftan kader mahkumlarına af isteyenler, diğer tarafta
idam geri gelsin, böyle sapıklar
asılsın istiyor.
Dünyanın her
tarafında oluyor cehaletine sığınanların yüzsüzlüğüne tanık oluyoruz.
Sorunun özünü tartışmaktan öte, siyasetin yüzsüzlüklerine
tanık oluyoruz.
Münevver Karabulut cinayetinde, Münevverin ailesinin değil,
katilinin avukatı olmayı tercih eden şovmenin samimiyetsiz paylaşımlarına tanık
oluyoruz.
İstanbulda gencecik kızın molotofla yakılmasına sessiz
kalanlar, şimdi Özgecan üzerinden şov yapıyor.
Her zaman olduğu gibi yani
Bizler de, sizler de işinize geldiği yönden bakıyoruz.
Acılar, cinayetler birilerinin siyaset oyuncağı oluyor.
Bu vahşice cinayetlere izin vermeyelim.
Sessiz kalmayalım.
Ancak birilerinin de acıları politize etmesine, siyasi ranta
çevirmesine izin vermeyelim.
Şimdi idam gündeme geldi.
Samimiyetsiz siyasileri iyi izleyin şimdi!
Kent ve sevgi
14 Şubat, Sevgililer
Günüydü...
Her ne kadar sevgiyi paylaşma konusunda özürlü olsak da,
sevgiyi paylaşmaktan korkmamak gerekir.
Hepimizin sevgiye, sevmeye, sevilmeye daha fazla ihtiyacı
var.
Hele hele Zonguldak
Mesela, siyasetçilerimiz daha fazla sevgi dolu olsa, kente,
rakiplerine daha fazla sevgiyle baksa emin olun kent bu durumda olmazdı.
Mesela, bürokratlar
Birbirlerine, olaylara, vatandaşa daha fazla sevgiyle
bakabilse, emin olun kurumlarda bu kadar tartışma yaşanmaz.
Mesela, esnaf
Müşteriye, vatandaşa, kapısına gelen muhtaca biraz daha
fazla sevgi gösterse, bu durumda olmaz.
Müşterileri gelmese de, dostları gelir.
Mesela, bizler
Biraz daha sevgiyle yazabilsek, belki okur sayımız azalır,
ama ölünce daha iyi adam oluruz!
Mesela, öğretmenler, öğrenciler, yani bu kentteki herkes,
birbirlerine biraz daha fazla sevgiyle bakabilse, pek çok sorun daha çabuk çözümlenebilir.
Hayat daha yaşanılabilir hale gelir.
Mesela, belediye
Hizmete, hizmet isteyen vatandaşa, kente biraz daha sevgiyle
bakabilse, böyle mi olur manzara?
Bu kentte siyasiler arasında sevgi, saygı olsa böyle mi
olurdu sonumuz?
Sevgi yok değil.
Sevgi var.
Ama samimiyetsiz bir sevgi
Yerine göre abartılı, yerine göre yalama bir sevgi