Karaman´ın
Ermenek ilçesinde 18 işçinin su altında kaldığı Has Şekerler Kömür Ocağı´nda,
iş müfettişleri tarafından geçen Haziran ayında yapılan teftiş sonucunda,
ocakta yeraltı suyu ve gaz riskinin ölçümü için gerekli olan kontrol
sondajlarının yapılmadığı yönünde rapor verildiği ortaya çıkmıştı.
Müfettişlerin
saptadığı, kontrol sondajı ve diğer yedi ayrı eksiklik sonucunda şirkete 9 bin
TLlik para cezası kesildiği anlaşıldı.
Rapora
göre, 19 Haziran 2014´te denetime tabi tutulan madende 12 eksiklik tespit
edilmiş ve bunlardan 8´ine para cezası uygulanmış.
4
eksiklik ise, teftiş sırasında giderilmiş.
Madenlerde
etkin bir denetleme yapılmadığını belirten Dev Maden-Sen Genel Başkanı Tayfun
Görgün, cezaların düşüklüğü nedeniyle işverenlerin eksikleri gidermek yerine
cezayı ödemeyi tercih ettiklerini söyledi.
Ermenek´teki
madende kontrol sondajı yapılmadığının müfettiş raporu ile tespit edildiğini
hatırlatan Görgün, "İşveren burada
30 bin lira maliyeti olan kontrol sondajı yaptırmak yerine 9 bin lira cezayı
ödemeyi tercih etmiştir.
Belki de kontrol sondajı
yapılsa, bu facia yaşanmayacaktı.
Müfettişler,
denetledikleri madende bir eksiklik kontrol ettikleri zaman bununla ilgili
uyarılarda bulunup çeşitli cezalar
uygulayabiliyor.
Ancak, bir sonraki
denetimde bu eksiklikler giderilmediği zaman cezalar artmıyor" dedi.
Zonguldakta
Karadon ve Kozluda üst üste iki maden faciası yaşadı.
O
günlerde de yazdık.
Bunlar
kaza değil, cinayetti.
Her
iki olay da, TTKnın kendi çalışma bölgesinde galeri açan özel firmaların
çalışma sahasında oldu.
Özelikle
Karadondaki olayda 300 civarındaki işçiyi kaybedebilirdik.
Yine
Kozluda aynı şekilde
Somada
gördük.
Şimdi
Ermenekte yaşananlara bakınca, değişen bir şey olmadığını çok net görüyoruz.
Kısaca
özetlemek gerekirse, bunu özetlemek için yer altını çok fazla bilmeye gerek
yok.
Karadonda
sorumluların bir kısmı 6, bir kısmı 10 yıl ceza aldı.
Sorun,
onların ceza almasıyla da çözülmüyor.
Bu
olayları bir de bireysel açıdan bakalım.
Minimize
edelim.
Caddelere
bakalım örneğin
Kaldırımlara
Hız
limitlerine uyanlara, uymayanlara
Emniyet
kemeri takanlara ve takmayanlara
Bu
büyük facialardan sonra herkes bir şey söylüyor.
Haklılar.
Çünkü
skandal suiistimaller tek tek ortaya çıkıyor.
Ancak
tüm bu cinayetleri haklı olarak eleştiren bizler, sokakta karşıdan karşıya
geçmesini bilmiyoruz.
Yaya
geçitlerinde vatandaşa yol vermesini öğrenemedik.
Nereye,
nasıl park etmemiz gerektiğini bilmiyoruz.
Zonguldak
kent merkezindeki tabloyu bilenler ne demek istediğimizi çok daha iyi
anlayacaktır.
Biliyoruz
bilmesine
Aslında
çok iyi biliyoruz.
İşimize
gelmiyor.
Bu
sadece trafikten basit bir örnek
Hayatın
hangi evresinde nereye giderseniz gidin, toplum olarak böyleyiz.
Peki, ne zaman düzelir bu işler?
Yaşanan
iş cinayetleri üzerinden sadece siyaset yapma sevdasında olanlar ne zaman
trafikte kurallara uymaya başlarsa, o zaman bu ülkede gerçekten bazı şeyler
değişebilir.
Aksi
takdirde bu ülkede hangi kuralı koyarsanız koyun
Biz
millet olarak bir kısa yol bulmaktan vazgeçmeyiz.
Her
kim olursa olsun kendisini düzeltemeyenler koca bir ülkeyi düzeltemez!
Saraydan çıkan sonuç
Cumhurbaşkanlığı
Sarayı ile ilgili olarak yaygın medya da çıkan eleştiriler dikkat çekiyor.
Konu,
haklı olarak politik bir tartışma konusu olsa da, iktidar tabanında da farklı
görüşler var.
Ankara,
gelecek yıllarda Recep Tayyip Erdoğan Sarayı ile anılacak.
İstanbulda
yapılan onca görkemli sarayın ardından Erdoğanın adıyla anılacak sarayın akıbetini
gelecek iktidarlar belirleyecek.
Hemen
belirtelim.
AK
Parti seçmenleri arasında, Erdoğana
yakışır diyenler de muhalefet ile aynı görüşü paylaşanlar da
Bu
ülkede her alanda israf var.
Özellikle
bazı kamu kurumlarında yaşananlar ortada.
Bu
ülkede açlıktan ölüyor.
Gençler
okuyamıyor.
Çocuklar
tedavi olamıyor.
İnsanlar
ilaç alamıyor.
Ekmek
alamıyor.
Bunlar
hep vardı.
Bu
ülkede binlerce bürokrat, sendikacı, katırcı, fincancı, metres işe gitmeden
maaş alıyor.
Haksız
kazanç elde ediyor.
Hem
iktidar hem muhalefet belediyelerinde pek çoğunda soygun var.
Gelir
adaletsizliği giderek büyüyor.
Kimi
iki kilo bulgur ile mutlu oluyor.
Kimi
750 kilo kömür için bunlara dua ediyor.
İki
kilo bulgur ile insanların mutlu bir yaşam sürmesini, asgari ücretliden dört
dörtlük bir yaşam sürmesini, çocuklarını okutmasını isteyen zihniyetler
doymuyor, doymuyor, doymuyor.
Hal
böyleyken ülkede ortaya çıkan şaşa ve görkeme şaşırmamak lazım.
Kimse
kimseye kızmasın.
İktidar
bunca yanlışlara karşın hala oylarını arttırabiliyorsa muhalefet
olmayışındandır.
Yani
meydan boş
Anadolunun
masum insanları Ankarada hangi dalaverelerin döndüğünü bilmez.
Bizler
de pek bilemeyiz.
Ankarada
siyaset çevrelerine yakın olan hemen hemen herkes medya önünde birbirine atıp
tutan iktidar ve muhalefet mensuplarının rant ve çıkar ortaklıklarını iyi
bilir.
Yoksa
muhalefet gerçekten muhalefet olsa, muhalefet gerçekten daha iyisini
yapabileceğine inandırsa bu iktidarı çoktan sandığa gömmüştü.
Bu
kafayla daha çok saray yapılır.
Bu
ülkeyi, bu ülkenin insanlarını anlamak kolay değil.