Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Sayın Ahmet Demirci, son günlerdeki Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun (TTK) özelleştirme tartışmalarıyla ilgili çok ilginç bir yorum yapmış:

“Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Berat Albayrak’ın 3 Haziran 2016 tarihinde TBMM’de yaptığı açıklamadan hareketle Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Metin Demir’in, Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun bazı müesseselerinin özelleştirilmesi ve özel şirketlerin önünün açılması yönündeki açıklamaları tamamen kendi düşüncesidir. Sayın Bakan Albayrak’ın açıklamalarında ‘özelleştirme’ ifadesi yoktur. Bugüne kadar hiçbir yetkili ne kamuoyu önünde, ne de özel görüşmelerimizde Genel Maden İşçileri Sendikası’na böyle bir açıklamada bulunmamıştır.”

Ahmet Demirci Başkanı gerçekten çok seviyorum.

Çok temiz, çok saf, çok güzel bir insan…

Enerji Bakanı Albayrak’ın açıklamalarından “özelleştirme” anlamını çıkarmamasını da; bu saflığına, temizliğine, güzelliğine bağlıyorum.

Sendikacı nasıl bu kadar saf, temiz olabilir?

Günlerdir bu sorunun cevabını arıyorum.

Sevgili Başkan…

TTK’yı özelleştirecekler.

Satacaklar…

Direnirsen, kapatacaklar…

Biz önceden haber verelim, sen ona göre önlemini al.

Kantarcı kafa buluyor…

Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı’yı yakından tanırım.

Zekidir, kafa yapar, insanlarla oynar.

Bakıyorum, bu davranışlarını Belediye Başkanlığı görevinde de sürdürüyor.

Biz Çaycuma Köprüsü’nde çatlaklar bulunduğunu yazdığımızda, “Dilatasyon fugası meydana geldi. Yani köprü çalıştı” diyerek, konuyu geçiştirmişti.

Şimdi aynı köprüyü “bakım” gerekçesiyle kapatmış.

Köprüyü, Çaycuma Kaymakamı Serkan Keçeli’ye sormadan kapatamaz.

Acaba Kaymakam Bey’e ne dedi?

Bizim duyduğumuza göre, köprünün üstünde panayır yapacakmış.

Satış yerleri olacakmış.

Kaymakam da bu öneriyi kabul etmiş.

Haber Pusula’da çıkınca, Kantarcı, “köprüde tadilat var” diye afiş asmış.

Bir de açıklama yapmış:

“Köprünün yapıldığı yer yanlış. 3 kilometre aşağıya yapılmalıydı.”

Bu düşüncesinde haklı olabilir.

Ama yapılmış. “Senin dediğin yere olmadı” diye köprüyü kapatamazsın.

Bu arada, yıkılan köprüde hayatını kaybedenlerin yakınları, Çaycuma Belediyesi’ne dava açmış.

Ciddi tazminatlar kazanılmış. Kantarcı, buna da kızıyor.

Tazminatları ödemek istemiyor.

“Köprü benim değil” diyor.
Benimse, “Kapatırım” diyor.

Bence Bülent Kantarcı, devletle kafa yapıyor.

Çaycuma Kaymakamı Serkan Keçeli’yi kandırıyor.

Sayın Valimiz Ali Kaban’ın, Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı’nın bu oyunlarına izin vermemesi gerekiyor.

Bülent Kantarcı’ya bugün “dur” diyemezsiniz, yarın hiç diyemezsiniz.

Benim tanıdığım Bülent Kantarcı, boşluk bulduğu her alanı doldurur.

Bugün köprü, yarın yol…

İmkan bulursa, Filyos’u da alır.

Zonguldak yolunu kısaltabilirse, buraya da uzanır.

İnanmıyorsanız, denemesi bedava…

Ama ele geçirdiklerini geri alamazsınız.

Benden söylemesi