Ben böyle bir şey ne gördüm, ne duydum…

CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal, TBMM’ye başvurmuş ve üç aylığına ücretsiz izne çıkmış.

Üç aydır Zonguldak’a gelmeyişinin nedeni de buymuş.

Bunun için izin almasına da gerek yok.

Ama Haberal Hoca, incelik göstermiş, ücretsiz izne çıkmış.

Yani TBMM’nin parasına ihtiyacı olmadığını, haksız bir kazanç elde etmeyi uygun bulmamış.

Bu güzel bir düşünce olabilir.

Ama seni özgürlüğüne kavuşturan Zonguldak’a üç aydır gelmemek ne demek oluyor Hocam?

Ben böyle bir milletvekili görmedim.

Tamam, Hoca önemli bir isim…

Tamam, Hoca profesör…

Tamam, Hoca bilim adamı…

Tamam, önemli işlere imza attı...

Tamam, çok kişinin hayatını kurtardı…

Ama biz tıp fakültesine dekan seçmiyoruz ki…

Biz yöre sorunlarına sahip çıkacak milletvekili istiyoruz.

Haberal, Zonguldak için ne yaptı?

Cevap verin Allah aşkına…

Ama Zonguldak, Hoca’ya özgürlüğünü verdi.

Hoca, bu özgürlüğe karşı verdiği hastane sözünü bile tutmadı.

Haberal’ın kariyerine, ilmine, bilmine bir şey dediğimiz yok.

Diyemeyiz de…

Ama milletvekilliği bizi ilgilendiriyor.

Verip de tutmadığı sözler bizi ilgilendiriyor.

Kimse Zonguldak halkını kandıramaz.

Hoca adına Zonguldak’a hastane sözü verildi mi?

Deniyor ki:

“Zonguldak’ın hastaneye ihtiyacı yok.”

O halde hastane yerine başka bir yatırım yapın kardeşim.

Kimse Zonguldak halkının duygularıyla oynayamaz.

Zonguldak, Haberal’ı özgürlüğüne kavuşturdu.

Ama gitti Haberal’a mahkum oldu.

Buna ne hakkınız var?

Bir işiniz de doğru olsun…


Kıssadan Hisse: Faydalı iş…


Dine pek inanmayan sabun imalatçısı, bir din adamına, “Sizin anlattığınız dinin dünyaya iyilik getirdiği görülmüyor. Dünya, aradan geçen bunca yüzyıla rağmen hala kötü insanlarla dolu” demişti.

O sırada çamur içinde oynayan küçük bir çocuğun önünden geçiyorlardı. Din adamı dedi ki:

“Sabunun da dünyaya pek fazla iyilik getirmediği anlaşılıyor. Zira dünyada hala pek çok pislik, pek çok pis insan var.”

Sabuncu itiraz etti:

“Ama sabun kullanıldığı zaman faydalıdır.”

Din adamı taşı gediğine koydu:

“Evet, din de öyle. Uygulanırsa ve yaşanırsa, dünyaya iyilik getirir.”


Günün Fıkrası: Benzerliğin böylesi…


Roma İmparatoru Sezar, kendisine çok benzediğini duyduğu bir köylüyü sarayına çağırtır. Gerçekten söylendiği kadar birbirlerine benzemektedirler. Sezar, garip bir şaşkınlık içinde köylüye, “Anneniz siz doğmadan

önce Roma´ya hiç gelmiş miydi?" diye sorunca, köylü sorudaki espriyi anlayarak, “Hayır, efendim, annem değil de babam ara sıra Roma´ya uğrarmış" der.


Günün Sözü:


Hayatta herkes yanlışlık yapar, ne var ki, ahmaklar yanlışlıklarında ısrar eder.

Çicero