Ankara&[#]8217;da her akşam eylem var.
Taksim Gezi Parkı direnişini bahane eden provokatörler, Ankara&[#]8217;nın belli noktalarında polisle çatışıyorlar, her yere zarar veriyorlar. Sabah sokağa çıkıyorsunuz. Sanki akşam hiçbir şey yaşanmamış. Tamam, reklam tabelaları kırık, bazı yerler dökük. Ama her yer yıkanmış, temizlenmiş. Sokaklar yine pırıl pırıl. Akşamki eyleme hazırlanmış!
Bir de bizim Zonguldak&[#]8217;a bakın.
Geçen sene kanalizasyon için kazılan yerlerin üstü daha asfaltlanmadı.
Bu sene doğalgaz için yolun diğer tarafı kazılıyor.
Kaldırımlar çatlat-patlak.
Ankara&[#]8217;da her akşam kaldırım taşları sökülüyor, eylemci gençler tarafından polise atılıyor. Belediye sabah bu taşları yerine yerleştiriyor. Demek ki, Ankara&[#]8217;da yaşanan eylemler Zonguldak&[#]8217;ta olsa, Afganistan&[#]8217;dan beter olacağız. Kardeşim bize bir Melih Gökçek lazım!
Dünya medyası ve biz&[#]8230;
Dünya medyası, Taksim Gezi Parkı eylemiyle başlayan ve polisle çatışan grupların görüntülerini sürekli canlı yayınlıyor.
Bu olaylar iki şehirde oluyor. Ankara ve İstanbul... Ve genelde iki noktada&[#]8230; Kızılay ve Taksim&[#]8217;de... Ama dünya medyası haberi verirken &[#]8220;Türkiye&[#]8221; diye veriyor.
Türkiye yangın yeri&[#]8230; Vatansever olarak sokağa çıkıp polise taş atan kişilerin ülkemize verdikleri zararın karşılığı milyon dolarlarla ölçülmez. Böyle bir hainlik olmaz. Kimsenin buna hakkı yok.
Avrupa Parlamentosu&[#]8217;na ne demeli? Üye ülkelerde (Yunanistan-İngiltere) iç savaş çıkmışçasına olaylar yaşanıyor. Tık yok. Bize gelince, bildiri yayınlanıyor. Avrupa Parlamentosu&[#]8217;na, dünya medyasına servis yapan Taksim Gezicileri bu çabayı ülkemizin tanıtımı için göstermiş olsalardı ne kadar çok sevinirdik.
&[#]8220;Kol kırılır, yen içinde kalır&[#]8221; atasözümüzü bile boşa çıkarttılar.
Kol kırıldı, içinizde kaldı&[#]8230; Yazıklar olsun&[#]8230;
Kıssadan Hisse: Tenis oyuncusu&[#]8230;
Efsane Wimbledon tenis oyuncusu Arthur Ashe, AIDS´den ölmekteydi. Dünyanın her köşesindeki hayranlarından mektuplar yağmaktaydı. Bunlardan bir tanesi şöyle soruyordu:
"Neden Tanrı böylesine kötü bir hastalık icin seni seçti?"
Arthur Ashe, buna şu cevabı verdi: &[#]8220;Tüm dünyada 50 milyon çocuk tenis oynamaya başlar, 5 milyonu tenis oynamayı öğrenir, 500 bini profesyonel tenisi öğrenir, 50 bini yarışmalara girer, 5 bini büyük turnuvalara erişir, 50´si Wimbledon´a kadar gelir, 4´ü yarı finale, 2´si finale kalır. Elimde şampiyonluk kupasını tutarken, Tanrıya, &[#]8216;Neden ben?&[#]8217; diye hiç sormadım. Ve bugün sancı çekerken, Tanrıya &[#]8216;Niye ben?&[#]8217; mi demeliyim?&[#]8221;
Günün Fıkrası: Annem izin vermedi!
Yaşlı karı-koca eski günleri yad ediyorlarmış. Nine, dedeye demiş ki: &[#]8220;Hadi ilk tanıştığımız zamanlarda olduğu gibi seninle yarın saat 14.00&[#]8217;de sinemanın önünde buluşalım ve felekten bir gün çalalım&[#]8230;&[#]8221;
Dede, &[#]8220;Tamam&[#]8221; diyor ve ertesi gün sinemanın önünde gidiyor, saatlerce bekliyor, ama nine gelmiyor. Buna çok kızan dede, eve geliyor, o da ne nene oturmuş ağlıyor. Dede: &[#]8220;Ya hatun, saatlerce bekledim, neden gelmedin, niye ağlıyorsun?&[#]8221;
Gözü yaşlı Nine: &[#]8220;Annem izin vermedi&[#]8221;
Günün Sözü:
Bozulan dostluktan sonraki nefret, meyvelerin en öldürücüsüdür.
G.E.Lessing