Huzur ve güven açısından Türkiye&[#]8217;nin sayılı illeri arasında bulunan Bartın&[#]8217;da son zamanlarda yapılan operasyonların bu duruma çok önemli katkıları oldu.

Özellikle Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince gerçekleştirilen çalışmalarla tefecilikten, esrara, kaçak sigaradan içkiye ve tarihi esere varıncaya kadar birçok olay açığa çıkarıldı.


Asayiş Şubemizin de önemli çalışmaları var.


Emniyet Müdürümüz Burhan Gümüş, Bartın&[#]8217;da göreve başlayalı 1,5 yıl oldu.


Dediğim gibi bu dönemde çok sayıda operasyon yapıldı.


Bu operasyonlardan bazıları önceki dönemde yapılan operasyonların devamı ve tamamlayıcısı niteliğindeydi.


Böylece huzur ve güvenin devamlılığını sağlandı.


Türkiye&[#]8217;nin hemen hemen her yerinde olduğu gibi Bartın&[#]8217;da da tefeciler, çeteciler, mafya bozuntuları var.


Bunlar epeydir göz açamıyorlar.


Bir şeyler yapmak istiyorlar ama başlarını kaldıramıyorlar.


Buna rağmen münferit de olsa bazı olaylar yaşanıyor.


Bu olaylara adı karışanlar eski günlere geri dönmek için can atıyorlar, bunun hesabını yapıyorlar, fırsat kolluyorlar.


Anlayacağınız huylu huyundan kolay kolay vazgeçmiyor.


Önceki dönemde yapılan bir operasyonda çökertilen çetenin üyesi olmakla ve birçok olaya karışmakla suçlanan, yargılanıp ceza alan şahıslardan bazıları cezaevinde bir süre yattıktan sonra salıverildi.


Bunlar çıktıktan sonra temkinli görünüyorlardı.


Demek ki sadece görüntüymüş.


Geçen hafta emniyetin asayiş bülteninde yer alan bir olay oldukça dikkat çekiciydi.


Emniyete başvuran bir kişi, cezaevinden tahliye olduğunu, içeride yatarken tanıştığı şahsın kendisine mektup göndererek &[#]8220;bana ve aileme bakacaksın dediğini, evine gizli numaradan sessiz telefonlar geldiğini, eşine ait aracın üzerine tornavida ile çizilerek &[#]8220;takiptesin&[#]8221; yazıldığını, şikayetçi olduğunu söyledi.


Bir kere daha görüldü ki cezaevleri suçluları ıslah etmiyor.


Su testisi su yolunda kırılır misali aynı kafayla devam ediyorlar.


Bartın küçük yer.


Bunlarla caddede her gün olmasa bile iki-üç günde bir karşılaşıyoruz.


Bu olay tehlikenin habercisi gibi.


Kim bilir emniyete yansımayan, bizim bilmediğimiz başka neler vardır.


Buna basit bir olay gözüyle bakmamak lazım.


Dikkat etmek lazım.



Defterdar Işıldar&[#]8217;ın selamı var



Eski Müftülerimizden İsmail Cömert şair ruhluydu.


Espriyi çok sever, insanları her zaman güldürürdü.


Sayın Cömert, şiir yazan ve bunları katıldığı etkinliklerde, toplantılarda okuyan bir Müftüydü.


Müftümüzün ortama uygun, hemen oracıkta ayaküstü yazdığı dörtlükleri vardı.


Bunlarla toplantıların havasını hemen yumuşatırdı.


Cesaretli açıklamalar yapardı.


Bir keresinde &[#]8220;memurlara da fitre verilebilir&[#]8221; demiş, bu konuda bana yaptığı açıklama Milliyet gazetesine haber olmuştu.


Eski Defterdarlarımızdan Gülsüm hanım da şairdi ve yazdığı şiirlerle mükelleflere verginizi ödeyin çağrısında bulunuyordu.


Gülsüm hanımın çok güzel şiirleri vardı.


O kadar güzel ve anlamlıydı ki bir şiiriyle ilgili yaptığım haber yine Milliyet muhabirliği yaptığım dönemde Türkiye&[#]8217;nin en çok satan gazetesi Posta&[#]8217;ya birinci sayfadan girmişti.


Biliyorsunuz Vali İsa Küçük de şiir yazıyor.


Şiirlerini destansı bir dille kaleme alıyor.


Eski müftümüzle eski defterdarımızın ki gibi Valimizin de kitabı var.


Halet Abla Destanı&[#]8217;nı duymuşsunuzdur.


Destan yazan bir Vali ile şiir yazan Defterdar ve Müftü aynı döneme rastlasaydı herhalde ilginç bir görüntü oluştururdu.


Bartın edebi bir dönem geçirirdi.


Bizi eski günlere götürüp bu yazıyı kaleme almamıza neden olan Gülsüm hanımdan aldığımız bir elektronik postadır.


Bakın eski defterdarımız ne demiş: &[#]8220;Arif bey merhaba; Bartın&[#]8217;da çalıştığım yıllardan bilirim ne kadar iyi bir gözlemci olduğunuzu.
Biraz önce tesadüfen google de gördüm, defterdar Saim beyin veda yazısında benden de söz etmişsiniz.


Şiir yazar, mükellefe şiirle seslenirdi diyorsunuz ya, çok hoşuma gitti, demek ki ne kadar gizlemeye çalışsam da duygusal yanım gözünüzden kaçmamış.
2003 yılında Nevşehir Defterdarlığı&[#]8217;ndan emekli oldum. O tarihten beri en sevdiğim işi yapıyorum, yani şiir yazıyorum.


Gittiğim yerlerde şair defterdar olarak anılmaktan daha güzel ne olabilir ki?
Bana güzel Bartın&[#]8217;ın güzel insanlarını anımsattığınız için çok teşekkür ediyorum.


Beni tanıyan tanımayan herkese sevgilerimi yolluyorum. Görüşmek umuduyla hoşçakalın. Emekli Defterdar / Gülsüm Işıldar&[#]8221;
Eski defterdarımızdan yıllar sonra haber almak bizi çok mutlu etti.


Bahsi geçen yazıda kendisinden az bile söz ettim. Gülsüm hanım daha uzun yazılara ve daha güzel sözlere layıktır.


Gazeteciliğimle ilgili değerlendirmelerine çok teşekkür ederim. Bartın&[#]8217;da görev yapan bir bürokratın üzerinde bu şekilde bir izlenim bırakmak çok güzel bir şey. Bu herkese nasip olmaz.


Eski Defterdarımız Gülsüm Işıldar&[#]8217;a emeklilik hayatında sağlık ve mutluluk, yazarlıkta da üstün başarılar dilerim.




Sigarayı bırakan vekillere plaket



Milliyet Gazetesi yazarı Can Dündar pazartesi günkü yazısında sigaranın babasının ciğerlerini nasıl bitirip küle döndürdüğünü yazıyordu.


Sağlık Bakanlığının televizyonlardan her gün uyarıyor: Akciğerleriniz havayı emen sünger gibidir. Ona hava yerine sigara dumanı verirseniz günde bir paket sigara içen birinin ciğerlerinde bir yılda bir su bardağı katran birikir.


Bu kadar katran sizi çok hasta etmeye yeter de artar bile.


Sigara paketlerinin üzerinde almayın, zehirler, sakat bırakır, öldürür diye yazılı ve resimli uyarılar var. Bütün bunlara rağmen halen daha sigara içmek akıl kârı bir iş midir?


Gazeteler geçenlerde bunun akıl kârı olmadığını düşünen 15 milletvekilinin sigarayı bıraktığını yazdı.


Gelin haberi birlikte okuyalım: Meclis&[#]8217;te uygulamaya konulan sigara yasağı da etkili olunca, sigara tiryakisi vekil sayısında büyük düşüş yaşandı. Son olarak 15 milletvekili daha sigaraya veda etti. Sıkı tiryakilerden olan ve yoğun mücadele sonucu sigarayı bırakan AK Partili Şevket Gürsoy, iç organlarından özür diledi.


Sigarayı bırakan milletvekillerine sertifika ve plaket verildi.


Milletvekilleri topluma örnek olmalı.


Doktorlar herkesten çok örnek olmalı.


Düşünebiliyor musunuz doktor sigara sağlığa zararlıdır, sigarayı bırakmanız lazım diyor ama kendisi içiyor. Ne kadar inandırıcı ve etkili olur?


Gazeteciler de sigara içmeyerek örnek olmalı.


Bana kalsa sigarayı bırakın kapalı mekanda içmeyi sokakta bile yasaklarım.


Satışına bile izin vermem.