Aslında sadece seçim dönemlerinde de değil, her dönem bu böyle.
Bu arkadaşların yayın politikaları bizi asla ilgilendirmez.
Ama bizim yayın politikamız, bu arkadaşların gündeminde olur.
Bazıları, başarısızlıklarını bize fatura etmek için elinden geleni yaparlar.
Kadroları fason isimlerle doludur.
Çalışanlarının maaşlarını gününde, eksiksiz vermezler, ama bordroya imzayı attırırlar.
Bindikleri araba hep başkalarınındır. Bunlar bize açılan davaları yazarlar.
Kendilerinkini unuturlar.
Adam haberleşmenin gizliliğini ihlalden, hakaretten, şantajdan yargılanır, ama bize sallar. Adamın kesinleşmiş para cezaları 500 bin lirayı bulmuştur.
Bize açılan 30 bin liralık davayı yazar, ama dava Yargıtay tarafından bozulunca yazmaz. Biz aynı adamdan 5 bin lira kazanırız, onu da yazmaz.
Bunların asıl derdi şudur:
&[#]8220;Ali Rıza bizden çok kazanıyor, Pusula bizden çok kazanıyor.&[#]8221;
Bu doğrudur. Çünkü Pusula&[#]8217;nın yayıncısı A.R.T. Ajans ticari bir kuruluştur.
Bu gazetede herkes maaşını gününde, eksiksiz alır.
Vergi-sigorta-kredi ödemeleri düzenli yapılır. Kağıt-kalıp toptan alınır.
Pusula, tescilli bir markadır. Zonguldak&[#]8217;ın en etkili gazetesi ve internet siteleri de bu isim altında yayınlanır.
Zonguldak&[#]8217;ın en başarılı, en çok okunan, en saygın Genel Yayın Yönetmeni bu gazetededir.
Ve hatta en başarılı Yazı İşleri Müdürü de bu gazetededir.
Başka gazetelerden gelen arkadaşlarımız da, bizim gazetemizde kendilerini bulmuşlar, gayet güzel işler çıkarmışlardır.
Bu gazetede herkes işini yapar. Kimse kimsenin işine karışmaz.
Zırt-pırt eleman değişmez. Çalışmak istemeyen gider, istediğimizi er ya da geç alırız.
Seçimin son günlerinde bazı arkadaşların feryat figanlarını duyuyorsunuz.
Gene sallamaya başladılar.
Lütfen cırlamayın. Para sayıyorum, kafam karışıyor!
Biz sizin gibi solcu değiliz. Ama sizden daha fazla emekçiyiz.
Çalışanın parasını, alın teri kurumadan veririz.
Biz devletimizi hepinizden çok severiz.
Vergi ve sigortamızı bu nedenle düzenli öderiz.
Biz Zonguldak&[#]8217;ı çok severiz.
Hizmet etmeyeceğine inandığımız kişiyi, gücümüz yettiğince yerden yere sereriz.
Biz mesleğimizi çok severiz. Daima işimizin başında durur, başka işler yapmayız.
Gazetede herkesten çok çalışırım. Çalışırım ki, takım arkadaşlarım da benim koşuma eşlik etsin isterim.
Şunu unutmayın. Bu iş, bir takım oyunu. Bizim takım da iyi oyunculardan kurulu.
Bu takımın kaptanı olmanın elbette sorumlulukları var. Bu takımı bir arada tutmanın zorlukları da var.
Bakın şehirdeki diğer gazetelere... Kiminin kadrosu yok. Kimi fason kadro ile sahada.
İsimleri var, cisimleri yok. Biz de herkes sahada. Herkes çalışıyor.
Herkes, çorbaya kattığı tuz oranında hakkını alıyor.
Ben de bu gazeteden maaş alıyorum. Bakın &[#]8220;maaş&[#]8221; diyorum. İyi anlayın&[#]8230;
Beni eleştireceğinize, kendinizi düzeltmeye bakın arkadaşlar.
Gazeteleriniz kurum olsun. Çalışan arkadaşlarınız mutlu olsun.
Size ne Pusula&[#]8217;nın neyi yazıp, neyi yazmadığına?..
Kimi yazıp, kimi yazmadığına? ..
Kimi destekleyip, kimi desteklemediğine?..
Yok, o anketi niye yayınlamamışım, bu anketi niye yayınlamışım.
Keyfimin kahyası mısınız? Yayınlamam, yayınlarım. Size mi soracağım?
Anketi ben yapmıyor muyum? İster yayınlarım. İster gider birine satarım.
Bakın, seçim geçiyor.
Bu dönem maaşları ödemediniz. Seçimden sonra ne yapacaksınız?
Bir de oturmuşlar, &[#]8220;Seçim bitse de Ali Rıza Tığ kaybetti, Pusula kaybetti&[#]8221; diye yazmak için sabırsızlanıyorlarmış.
Şunu unutmayın: Biz kaybetmeyiz. Daima kazanırız. Seçim kazanırız, dost kazanırız, para kazanırız. Ama eninde sonunda, her halükarda KA-ZA-NI-RIZ&[#]8230;