17 Aralık operasyonu sonrasında yaşananlarla ilgili ses kaydı ve kaset furyası devam ediyor.
Bu saat itibariyle beklenen bomba henüz patlamamıştı.
Gece saatlerinde ne olur, ne olmaz bekliyoruz.
Oda TV&[#]8217;de dün şöyle bir yorum vardı:
&[#]8220;Hep söyledik; belgeledik, yazdık: Bu Cemaat Türkiye&[#]8217;nin en önemli tehlikelerinden biridir.
Türkiye&[#]8217;nin son 7 yılında damga vuran kaset komplolarında da birebir parmağı, dahli ve taşeronluğu vardır.
Şimdi&[#]8230;
Sözde, Başbakan&[#]8217;ın oğlu Burak Erdoğan&[#]8217;a ait olduğunu iddia ettikleri bir ses kaydını sızdırdılar.
İddialarına göre; Başbakan&[#]8217;ın oğlu, yabancı uyruklu sevgilisiyle telefonda konuşuyor.
İçeriğine dahi girmek istemiyoruz.
Ve soruyoruz:
Size ne?
Bu kaydı hangi yollarla elde ettiniz?
Ve bu mu iddia ettiğiniz ama sadece kılıf olduğunu bildiğimiz &[#]8216;yolsuzlukla mücadele?&[#]8217;
Hatırlanacağı gibi; kısa süre önce de Başbakan&[#]8217;ın kardeşi Mustafa Erdoğan&[#]8217;a ait olduğunu ileri sürdükleri bir videoyu sızdırmışlardı.
Evet, sözde &[#]8216;o demokrat&[#]8217;, &[#]8216;o insan haklarına saygılı&[#]8217;, &[#]8216;o özgürlük aşığı&[#]8217; diye lanse edilen ve hani birilerine göre sözde &[#]8216;zulüm gören&[#]8217; cemaat gerçeği aslında işte budur.&[#]8221;
Bu tarz eleştiriler, cemaatin Zonguldak&[#]8217;taki üyelerini üzüyor.
Onlar da bu üzüntülerini zaman zaman paylaşıyorlar.
Ancak onların da pek çoğunun kafası karışık olmalı.
Çünkü onları yaşanan böylesi işlerle bir tutmak mümkün değil.
Çoğu hizmet adına, eğitim adına gönüllü ordusunun neferi olmuş.
Şimdi ister istemez paralel bir yapının içindeler.
Aslında değiller.
Çünkü cemaatin paralel bir yapılanma çabası içinde olduklarını bilselerdi, zaten buralarda olmazlardı.
Cemaatin Türkiye üzerinde oyun oynamak isteyen ülkelerin ve istihbarat örgütlerinin taşeronluğuna soyunacaklarını bilseler, burada olmazlardı.
AK Parti ile cemaat arasında 12 yıldır devam eden paralelliğin içinde böyle kirli işler olacağını bilselerdi, bu işlere girmezlerdi.
Pek çoğunun hala bu işleri kendilerine konduramaması normal&[#]8230;
Çünkü onların niyeti böyle şeylere dahil olmak, paralel olmak, kasetlerden, dinlemelerden medet ummak değildi.
Bu nedenle yakın tarih içinde sadece iktidar değil, cemaat de parçalanır.
Gerçekler, olayların ve sürecin perde arkasında kalanlar birkaç yıla tek tek ortaya çıkar.
Birde olayın siyasal sosyolojik tarafı var.
İşte orası tam komedi&[#]8230;
Cemaat, bu pozisyondayken, ondan medet uman, kendi ses kayıtlarının çıkmasından endişe eden ve Cemaatle aynı yatağa giren CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu da avucunu yalar!
Kenardan göz kırpan MHP Lideri Devlet Bahçeli de avucunu yalar.
Başbakan&[#]8217;ın söylediklerinin, yaptıklarının savunulacak tarafı yok.
Kirli ilişkilerin savunulacak tarafı yok.
Ama düne kadar &[#]8220;cemaat, cemaat&[#]8221; diye bas bas bağıran CHP Lideri Kılıçdaroğlu ve kurmaylarının da bu saatten sonra savunulacak tarafı yok.
Çünkü onlar da biliyor ki bu ülkenin Başbakanını çok rahat dinleyip her şeyi deşifre eden yapı onların yaptıklarını, söylediklerini de bir tarafa kaydetmiştir.
Üzülmesi gereken sadece cemaatin Zonguldak&[#]8217;taki tek niyeti hizmet olan üyeleri değil.
Üzülmesi gereken CHP ve MHP&[#]8217;ye gönül vermiş ve tek beklentisi ülke, demokrasi, iş, ekmek, özgürlük diyen tabanı.
30 Mart sonrası&[#]8230;
Seçim sonuçları üzerine her kafadan bir ses çıkıyor.
Hastalık bu ya;
Şu kazandı, bu kazanı ne fark eder.
Zonguldak kaybettikten sonra, ilçeler, beldeler kaybettikten sonra kimin kazanmasının ne önemi var?
Yıllardır kentin sorunlarının didik didik işliyoruz.
İşkembeden konuşan, Zonguldak&[#]8217;tan bihaber yaşayan adamlar gelmiş başımıza siyasetçi kesilmişler.
Belediye başkanı olacaklar.
Belediye meclislerine girecekler.
Bir de halk var.
Daha iyi bir kentte yaşamak isteyen, daha iyi bir kentte yaşamayı hak eden ama oyunun hakkını vermeyen önemli bir kitle&[#]8230;
Seçimde partizan olan, seçimde sonra &[#]8220;halk&[#]8221; olduğunu anlayan halk&[#]8230;
Hesap sormayan bir halk&[#]8230;
Bizim görevimiz durum tespiti.
Siyasetin ötesinde yakın dostum, ağabeyim AK Partili Belediye Başkanı Secaattin Gonca&[#]8217;yı en çok eleştiren isimlerden biriydim.
CHP&[#]8217;li Muharrem Akdemir&[#]8217;i de en çok eleştirenlerden biriyim.
Buradan yazmakla kalmayıp yüzüne çok söyledim.
Yarın kim gelirse gelsin; ister Gürkan Gülay, ister Muharrem Akdemir, isterse Ali Bektaş bu sütunlarda, bu gazetede çok fazlasını görecek.
Bugüne kadar gerek siyasi iktidarın söz verip yapmadıklarını, gerek Zonguldak Belediyesi&[#]8217;nin savsaklamalarını, beceriksizliğini elimizden geldiğinde paylaşmaya çalıştık.
30 Mart&[#]8217;tan sonra daha fazlasını göreceksiniz.
Belediyelerin, başkanların ve meclis üyelerinin namusu hizmettir.
Kim ne kadar namuslu göreceğiz.
Başbakan ne diyecek?
Ülke bazında yaşanan tüm tartışmaların gölgesinde bugün Zonguldak&[#]8217;ta önemli bir miting var.
Başbakan geliyor.
Yolsuzluk ve rüşvet skandalları&[#]8230;
Dinleme skandalları&[#]8230;
Paralel yapı&[#]8230;
Daha niceleri&[#]8230;
Başbakan&[#]8217;ın gündeminde bunlar var.
Ama Zonguldak şunu soruyor:
&[#]8220;Recep Tayyip Erdoğan Zonguldak için ne diyecek?&[#]8221;
&[#]8220;Hangi sözleri verecek?&[#]8221;
Partisi ne olursa olsun, herkes bunu bekliyor.
TOKİ, 2/B ve TTK konusunda bir şeyler söyleyecek mi?
Başbakan gelir, gider.
Önemli olan Zonguldak bundan ne kazanacak?
Başka bir soru daha var.
Başbakan&[#]8217;ın mitingi, Ali Bektaş&[#]8217;a gelecek oylara ne kadar katkı sağlayacak?
Artı mı getirecek?
Eksi mi?
Başbakan ne derse desin&[#]8230;
Olayın politik tarafı bir yana&[#]8230;
TTK&[#]8217;ya 3 bin 500 işçi sözü kenti kurtarmaz, Ali Bektaş&[#]8217;a seçim kazandırmaz belki, ama kente nefes aldırır.
Umarız, Zonguldak&[#]8217;ın gerçek beklentileri politik gerilime kurban gitmez.