Gazete başlıklarını okuyorum.


Vah, vah!


Beyaz camdan haberleri izliyorum.


Vah, vah!


Emekli maaşımı almak için bankaya gidiyorum.


Vah, vah!


Memur arkadaşlarım ile konuşuyorum.


Vah, vah!


İşçi arkadaşlarım ile söyleşiyorum.


Vah, vah!


Esnafa selam verip hatır soruyorum.


Vah, vah!


Günümü ciddiyet içinde geçirmek istiyorum. Meclis televizyonunu izliyorum.


Vah, vah!


Öğretmen dostlarıma &[#]8216;nasılsın?&[#]8217; diyorum.


Vah, vah!


İşverenlerimizin yüzüne bakıyorum.


Vah, vah!


Sanatçı kardeşlerim ile göz göze geliyorum.


Vah, vah!


Eski-yeni milletvekili arkadaşlarım var. Her görüşten. Uzaktan el sallıyorum.


Vah, vah!


Güvencemiz, gururumuz, bir dönem ona hizmet etmekten onur duyduğumuz, Ordu&[#]8217;muz.


Ona yönelik tavırları izliyorum.


Vah, vah!


Her gün değişen ve gittikçe ağırlaşan gündemin yarın bizlere neler getireceğini düşünüyorum.


Vah, vah!


Yaş ile kurunun harmanlandığı, elma ile armudun, sap ile samanın karıştırıldığı ortama bakıyorum.


Vah, vah!


Neyi üzüntü ile neyi sevinçle karşılaması gerektiğini kestiremediği için yaşama bön bön bakanları izliyorum.


Vah, vah!


Vah ki, vah!


Daha bir çok yaşananları sıralamak olası.


Bunlar benim karamsarlığım elbette.


Geçmişte kalması dileğim tutmuyor nedense.


Olumsuzluk olarak algıladığım olayların bir an önce düzelmesini arzuluyorum.


Yaşamın bize gösterilen ve anlatılan öteki yüzüne bakıyorum.


Aaaa&[#]8230;


Her şey o kadar güzel ki.


Yaşam koşulları, dört dörtlük.


Hiç sorun yok.Sıkıntı yok.


Güllük gülistanlık ortam.


Anlıyorum.


Ben hayata ters yönden bakıyorum.


Siz siz olun yaşama benim penceremden bakmayın.