Aslında bu yazının başlığı &[#]8220;İnleyen nağmeler&[#]8221; olmalıydı.
Geçen hafta ağlamaklı bir yazı kaleme alan malum mevkutenin sahibi bu sefer bize çatmış, patronumuza takılmış, bana da isim vermeden gönderme yapmış.
Bütün bunların sebebi resmi ilan.
Türkiye&[#]8217;de 5 yıldan beri resmi ilan alamayan gazete var mı diye bir araştırma yapılsa her halde sadece Bartın çıkar.
Mevzuata uymayı becerebilse 5 yılda 500 kere ilan alırdı ama ne gezer.
Bu sefer yine becerememiş olmalı ki bize saldırıyor.
Daha önce ağabeyine ait olan eski gazeteme saldırıyordu.
Bize verilen ilanların usulsüz olduğunu söylüyor, bunlar devleti zarara uğratıyorlar diye yazılar yazıyor, bağırıp çağırıyordu.
O nedenle ben bu filmi daha önce görmüştüm diyorum.
Aslında muhatap olmaya değmez.
Zaten gazetemizin sahibi dünkü yazısında ağzının payını vermiş.
Dolaylı yoldan şahsıma sataşma olduğu için müsaadenizle iki çift laf da ben edeyim.
Gazetemizin sahibine kardeşim Ali Rıza diye hitap etmiş.
Benden söz ederken isim verememiş.
Daha doğrusu bana ne diyeceğini bilememiş.
Beni yine dava eder diye korkuyor herhalde.
Keşke öyle olsa. Keşke kendisinde hukuk ve Allah korkusu olsa.
Aklı sıra milleti saf yerine koyuyor.
Devleti zarara uğratıyorlar diye aylarca-yıllarca yazı yazıp bağırıp çağıran sanki kendisi değildi.
Bu yazılarla devletin kurumlarını ağabeyinin gazetesinin üzerine gönderen sanki başkasıydı.
Yazılarında ağabeyine verip veriştiren, ağabeyine çok ağır suçlamalar yönelten ve bunun sonucunda 50 yıllık bir gazetenin kapanmasına sebep olan sanki kendisi değilmiş gibi davranıyor.
Birçok kişi belki bunları unutmuş olabilir
Benim gibiler ve gazete arşivleri unutmuyor ne yazık ki.
Bu dediklerim gazetelerin arşivlerinde var.
Bakmak isteyenler oradan bakabilir.
Benim arşivimde de var. İsteyen gelip benden de bakabilir.
Zeytinyağı gibi su yüzüne çıkmaya çalışıyor ama kimse yemiyor.
Dikkat buyurun: Bir de bu şahıs genelde kendisiyle ilgili konularda kaleme sarılıyor.
Gazetecilik bu mudur?
Hangi gazetecilik ilkesinde böyle bir şey yazıyor?
Termik santralle ilgili görüş mü beyan etmiş, yapılsın ya da yapılmasın mı demiş?
Demiryolunu, barajı, limanı, yıllardır bitmeyen kültür merkezini, 3. ligde takımımızın olmayışını, işsizliği, yoksulluğu mu yazmış?
Bu konularda kaç defa görüş beyan etmiş?
Yöresinin ve ülkesinin hangi sorununu kaç kere dile getirmiş?
Bürokratların, siyasilerin hangi eksisini veya artısını görmüş?
Kimi ya da kimleri görevi ve işi nedeniyle eleştirmiş ya da övmüş?
Yazdıkları bürokratlar var.
Vali İsa Küçük ve Eski Vali Yardımcısı Celal Dinçer hakkında yazdıklarını unutmadık.
Bu yazıların altında da resmi ilan yatıyor.
Vali Küçük&[#]8217;e ve Vali Yardımcısı Celal Dinçer&[#]8217;e CHP&[#]8217;li damgası vurarak iktidarla karşı karşıya getirmeye çalışmak kimin gazetesinin marifetiydi?
Vali Küçük&[#]8217;ün bu şahsın gazetesine bu yüzden verdiği tepki arşivlerde duruyor.
Belki de Vali Küçük&[#]8217;ün görevden alınarak Ankara merkeze çekilmesinde bu tür bir haberin de payı olmuştur.
Valilik Basınla Halkla İlişkiler eski Müdürü Nurettin Erol ve Bülent Göçmen hakkında yazdıklarını da unutmadık.
Erol ve Göçmen bu şahsın şikayeti sonucu açılan davada yargılanıyor.
O da yine resmi ilanla ilgili, yani şahsi mesele.
Bakın Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Toksöz hakkında yazdığı yazılara.
Bu da kişisel mesele.
Bunu Toksöz de açık bir şekilde söyledi zaten.
Şikayet ederken iyi, şikayet edilince kötü.
Ülke ve yöre sorunları ile ilgili yazı yazmaya gelince yok, kendisini ilgilendiren konulara gelince var.
Şu gazetecilik anlayışına bakın.
Ne güzel değil mi?
Gazetemizin sahibine ben yerliyim sen yabancısın, geldiğin yere geri dön diyor.
Zihniyete bak. Resmen ayrımcılık yapıyor.
Ettiği lafın Elazığlı Ercan Aydın&[#]8217;a, Konyalı Hacı Bulut&[#]8217;a, Gaziantepli Sanko&[#]8217;ya, Kayserili Hema&[#]8217;ya da gittiğini biliyor mu acaba?
Kastamonulusu, Karabüklüsü, Çorumlusu, Çankırılısı, Ankaralısı, İzmirlisi, Zonguldaklısı bu memlekette Türkiye&[#]8217;nin dört bir yanından insan var.
Bu insanlar içinde Bartın&[#]8217;da iş sahibi olup da ekmek yiyen ve Bartınlılara ekmek veren birçok kişi var.
Bu memlekete dışarıdan kimse gelip de iş ve işyeri sahibi olamaz mı?
Küçük olsun benim olsun anlayışıyla Bartın&[#]8217;ın geldiği nokta ortada.
Bu kafaların artık değişmesi gerekiyor.
Yakında bütün Bartın market ve alışveriş merkezi olacak
İstanbul&[#]8217;daki Emek Sineması&[#]8217;nın yerine alışveriş merkezi açılacak olmasına tepki göstermek için yürüyüş yapan sanatçılar arasında bulunan Ezel dizisinin Ramiz dayısı Tuncel Kurtiz, televizyon muhabirinin uzattığı mikrofona, yakında bütün İstanbul alışveriş merkezi olacak diyordu.
Sadece İstanbul değil bütün Türkiye&[#]8217;de o yöne doğru hızlı bir gidiş var.
Bartın&[#]8217;da modaya uyan ve market ve alışveriş merkezi çılgınlığına kapılan kentler arasında bulunuyor.
Kentimizde yerden mantar biter gibi market bitiyor.
Migros bünyesindeki Şok Marketin 3. mağazası bulunan kentte Bim Market&[#]8217;in de 3 tane mağazası bulunuyor.
Bim 4. mağazayı açmaya hazırlanıyor.
Yine Migros bünyesinde faaliyet gösteren Tansaş&[#]8217;da Çatmaca mevkiindeki eski Kamyoncular Kooperatifi binasının olduğu yerde hizmete girmek üzere hazırlık yapıyor.
Kente dışarıdan gelen marketlerde durum böyle.
Bartın&[#]8217;ın yerlileri Marketim ve Balmar da 3&[#]8217;er mağazalı marketler arasında yer alıyor.
Marketler Bartın&[#]8217;da özellikle son 5 yılda bir anda çoğaldı.
Şimdi Alışveriş Merkezleri (AVM&[#]8217;ler) geliyor.
Toksözler AVM yakında Yukarı Çarşı&[#]8217;da hizmete girecek.
Aşağı Çarşı&[#]8217;da da Gürkan Ticaret&[#]8217;in AVM hazırlığı var.
Işıklar&[#]8217;ın Boğaz mevkiinde açmayı planladığı AVM ile birlikte bu alanda da kayda değer bir yol almış olacağız.
Tuncel Kurtiz, yakında bütün İstanbul alışveriş merkezi olacak diyor ya bu gidişle Bartın&[#]8217;da öyle olacak.
Ortalık marketten ve AVM&[#]8217;den geçilmeyecek.
Biliyorsunuz banka şubesi konusunda da maşallahımız var.
Bütün bunlar ne kadar boğazına, keyfine, rahatına düşkün bir millet olduğumuzun göstergesi olsa gerek.
Market sayısı gibi trafiğe kayıtlı araç sayısı da hızla artıyor.
Araç sayısı Bartın gibi bir ilde nüfusa göre çok fazla.
Başbakan&[#]8217;ın marketlerin baskısı altında ezilen ve hükümetten yardım bekleyen bakkallara birleşin, market olun, Alışveriş Merkezlerinin bayisi olun dediği bir ülkede yaşıyoruz.
O halde bu sayının daha da artmasına şaşırmamak lazım.
Bir tüketim çılgınlığıdır gidiyor.
Allah sonumuzu hayır etsin.