Sayın Kenan Köktürk Ağabeyimizden Asıl belirleyiciler siyasetçilerdir temalı bir mektup aldık.
Bu mektubu sizinle paylaşıyorum:
Sayın Ali Rıza Tığ;
Pusula haberde son dakika haberi olarak verdiğiniz Çankırıdan Zonguldaka iki bin kişilik gol haberinizi okudum. Haberinizin son satırı Çankırı bürokrasisini kutluyoruz diye sonlanıyor. Bu haberiniz beni yıllar öncesine geri götürdü. Sayın Güneş Müftüoğlunun Devlet Bakanı, Sayın Veysel Atasoyun Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olduğu yıllara götürdü. Ben sizler aracılığı ile o yıllarda bizzat yaşadığım bir olayı kamuoyu ile paylaşmak istiyorum.
O yıllarda ben, yani 1993 yıllarında Ankara Gölbaşı TEK İşletme Müdürlüğünü yürütüyorum. TEK Genel Müdürlüğü, 21 ili 7 bölgeye ayırarak, işletme hakkı devri biçiminde özelleştirme ön hazırlıklarını yapıyordu. Yapılan bu çalışmalarda Zonguldakın Sakaryaya bağlanacağını öğrendim. Hemen Sayın Devlet Bakanı Güneş (Abi) Müftüoğluna gittim, durumu izah ettim. Zonguldak, enerji şehri, kömür, demir-çelik, termik santraller vs hepsi Zonguldakta, bu yanlış dedim. Sayın Müftüoğlu, hemen Sayın Veysel Atasoy Beyi aradı, durumu ona duyurdu. Sayın Atasoy, beni makamına çağırdı, ben de hemen gittim. Ben Enerji Bakanlığına gidinceye kadar Sayın Atasoy durumu öğrenmiş, bana teşekkür etti ve Zonguldak, Bartın, Karabük yetmez, Çankırıyı da Zonguldaka bağlayın talimatı verdi. Karaelmas EDAŞ, yani KEDAŞ öylece tüzel kişilik kazandı. KEDAŞın da ilk Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Başkanlığını yapmak bana kısmet oldu. KEDAŞın benim Genel Müdürlüğünü yaptığım yıllardaki çalışmaları ve başarıları malumunuzdur. Burada KEDAŞın benim yöneticilik yaptığım yıllardaki çalışmalarını yazmak benim için etik olmaz.
Sayın Tığ, burada size katılıyorum, ama sadece bürokrasiyi kutlamak yetmez. Siyasilerdir asıl belirleyici olanlar. Ben size bu haberinizin son cümlesini Çankırı bürokrasisini ve siyasilerini kutluyoruz ya da Zonguldak bürokrasisini ve siyasilerini yeterli görmüyoruz şekilde değiştirelim diye teklifte bulunsam, acaba haksızlık mı yapmış olurum? Bu yazdıklarımın sizler aracılığı ile kamuoyuna saygıyla iletilmesini dilerim.
Kıssadan Hisse: Dedikodu
Bilge, karşısında duran iki adamı ilgiyle süzerek, "Sorun nedir?" diye sormuş.
Adamlardan biri, diğerini işaret ederek,"O, yaptığı dedikodularla sadece benim şöhretimi mahvetmekle kalmadı, bu köydeki pek çok insanın da canını yaktı!" demiş.
Öteki hemen atılmış:
"Üzgünüm... Böyle olsun istememiştim. Tüm söylediklerimi geri alıyorum."
"Yaa bunun gerçekten her şeyi düzelteceğini mi sanıyorsun?" diye söze katılmış bilge, "Yarın köy meydanına kuş tüyü yastığınla gel" demiş.
"Nasıl yani?.. "
"Dediğimi yaparsan anlayacaksın. "
Ertesi gün köy meydanında buluşmuşlar. Bilge, adamın eline bir makas vermiş ve yastığı kesip içindeki tüyleri boşaltmasını söylemiş. Yastıktan boşalan tüyler rüzgârla birlikte etrafa savrulunca, "Şimdi" demiş bilge, "Bunların hepsini toplayıp bana getir."
Adam şaşkınlıkla, "Ama bu mümkün değil!" diye cevap vermiş.
"Baksanıza, duvarların ardındaki bahçelere kadar savruldular. Öyle geniş bir alana yayıldılar ki, bunların hepsini toplamak imkânsız..."
"Tıpkı başkalarının hakkında sarf ettiğin sözler gibi" demiş bilge:
"Yaptığın dedikoduların nerelere, ne kadar uzak mesafelere kadar gittiğini ve nelere sebep olduğunu bilebilir misin, söylesene?..
Günün Fıkrası: Maymun öldü!
Hayvanat bahçesindeki maymun ölmüştü. Müdür yardımcısı, başkente, yetkililerle görüşmeye giden müdüre şu telgrafı çekti:
Maymun öldü... Yerine koyabilmek için sizi bekliyoruz...
Günün Sözü:
Asla mutluluğa giden yol yoktur. Çünkü mutluluğun kendisi yoldur.
Wayne Dyer