Zonguldak’ta,
İl Genel Meclisi tartışması,
Bir türlü dinmiyor.
Yıkıklığın,
Ve kaybetmişliğin sembolü olan,
CHP İl Başkanı Devrim Dural,
Kahvaltı kahvaltı boy gösteriyor ama,
Kimse kendisine hesap soruyor mu acaba?
16’ya 16 aritmatiğinde,
Seçimi kaybettiler.
Üstüne bir de,
İki tane istifa oldu.
Adam kazanma sanatı olan siyaset,
CHP’de,
Tam tersine işliyor.
Adam kaybediyorlar.
Bir haftadır yazıyorum.
Kozlu’dan,
Kenan Karaveli’nin istifası çok manidar.
Ve gerçekten korkunç iddialar.
Adamın evinin önünde,
Silah ateşlenmiş.
Öte yandan,
Nedim Bekar’ın açıklaması da,
Çok dikkat çekici.
Başka partiye geçmeyeceğini,
CHP’nin mevcut il yönetiminin değişmesi halinde,
CHP’den yoluna devam edeceğini söyledi.
Bir CHP’li başka ne söylesin?
Sadece Devrim Dural değil.
Örgütlerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Emirhan Erdem ne yapıyor?
Emirhan’ın siyaseti,
Kabadayılık ve küfür üzerine kurulu.
Bu yerel iktidar,
Ellerinden gidince ne yapacak?
Ben onu çok merak ediyorum.
Emirgan’da kafe mi işletecek?
Örgütleri yönetemeyen,
Kafe ekibini nasıl yönetecek?
Kendi çetesini de yönetememişti.
Yahu şu Ahmet Ateş’e de,
Bir müdürlük falan ayarlayın.
Security olmaktan,
Canı çıktı adamın.
Basenine göre bir koltuk bulursunuz.
* * * * * * * * *
Sağlık-Sen Zonguldak Şubesi,
Bu aralar gündemde.
Dünkü yazıma,
Bir okurumuz şöyle yorum atmış, “Batuhan kardeşim bence sizlere yanlış bilgi verilmiş. Sendikacı 7/24 sahada olur. Bunun hafta sonu-hafta içi olmaz. Hafta sonu nikah, düğün, nişan daveti alan sendika şube yönetimi gitmesi gerektiği yere kendi şahsi aracı ile mi gitmeli sizce? Evet seçim süreci olabilir ama sizlere yanlış bilgi verilmiş.”
Yani vatandaş soru sormuş.
Sendika aracı ile mi, şahsi araç ile mi gitmeli?
Bana sorarsanız,
Etik olarak,
Şahsi aracı ile gidilmeli.
Tahsin Erdem,
Melek Mosso konserine,
Makam aracı ile gidince,
Eleştiriliyor da,
Sendikacı mı eleştirilmeyecek?
Öte yandan,
Şu sürecin arkasında,
Yine memleket lobileri olduğunu görüyoruz.
Oltanın ucundaki bizden.
Ama olta bizden değil.
Sazana atılan bir yem gibi adeta.
Bunu yutmayız.
Bu zokayı yemeyiz.
Ayrıca,
Alelacele alınmış bir seçim kararı ile,
Alelacele yapılmış bir delege listesi karşımızda.
Anlaşılan o ki,
Oldu bittiye getirilmek isteniyor.
Yangından mal mı kaçırıyorsunuz?
Ne bu acele yahu?
Süreci ‘Sağlıkla’,
‘Memurla’ götürmek varken,
Sadece,
Doktor ve hemşire güzellemesi ile,
Sendikal seçim olmaz.
Düz memur dış kapının mandalı mı?
Süreci yakınen takip ediyoruz.
* * * * * * * * *
MHP’de,
İl Başkanlığı için,
Kulisler devam ediyor.
Bir çok ismin adı geçiyor.
Bir tanesi hiç yazılmadı.
O bende!
Öte yandan,
İl Başkanı olmak isteyen kişiler,
Kişisel ve özel hayatlarına dikkat etmeliler.
‘Ben adayım’ demekle olmuyor.
Yüzde 40 kırım ile de olmuyor.
‘Ben eski Ülkücüyüm’ demekle de olmuyor.
Öküşne’den,
Merkeze seslenerek hiç olmaz.
Ekonomisi olmayanla kimse uğraşmaz.
Koca başkan,
Cuma çıkışı,
Cami kapısında mı dilenecek?
Varol Demirköse’nin de başkanlık istediğini duydum.
Aslında seni ‘kötü il başkanı’ yazmıştık ama,
Gelen gideni arattı ne yazık ki.
Ağabey sen hiç bulaşma!
Bas aminoasiti,
Taş gibi gez sokaklarda.
Ağırlığını falan kaldır.
İl Başkanlığının ağırlığı,
Kas kütleni arttırmaz.
Hayata küsersin vallahi!