Termik santral tartışmaları sürüyor.
Tartışmalar son zamanlarda daha çok uygun yer üzerine yapılıyor.
Amasra ve Bartın&[#]8217;ın her hangi bir yerinde santral yapılmasına karşı çıkanlar arasında Filyos&[#]8217;u adres gösterenler çok.
Belediye Başkanımız Cemal Akın da Çevre Düzeni Planı&[#]8217;na dayanarak, &[#]8220;Bartın&[#]8217;a olmasın Filyos&[#]8217;a olsun&[#]8221; diyenlerden.
Daha önce ben de bu doğrultuda Çevre Düzeni Planı&[#]8217;na dayanmak suretiyle yazılar yazmıştım.
Biliyorsunuz Çevre Düzeni Planı Amasra&[#]8217;ya termik santral kurulmasına müsaade etmiyor.
Amasra planda &[#]8220;su ürünleri üretim sahası ve turizm bölgesi&[#]8221; olarak görünüyor.
Balıkçılık ve turizm termik santralle ters düşüyor.
Termik santrallerin (duruma göre az ya da çok) çevre kirliliği yaratan ve insan sağlığını bozan bir etkiye sahip olmaları bu sonucu doğuruyor.
Bartın-Karabük ve Zonguldak illerinden oluşan bölgeyi kapsayan Çevre Düzeni Planı turizm ve su ürünleri ile ilgili yatırımları Amasra&[#]8217;ya çekerken, sanayi yatırımlarına da Filyos&[#]8217;u adres gösteriyor.
Zonguldak&[#]8217;ın Çaycuma ilçesine bağlı Filyos beldesine bu yüzden termik santral yatırımları planlanıyor.
Yıllardır konuşulan, bize daha yakın olduğu için Zonguldak&[#]8217;tan çok Bartın&[#]8217;a yararı olacağı söylenen meşhur Filyos Vadisi projesini bilirsiniz.
Bu proje kapsamında Filyos&[#]8217;ta çok büyük yatırımlar hedefleniyor.
Dediğimiz gibi yapılması planlanan yatırımlar arasında termik santraller de var.
Biz Bartın&[#]8217;a yapılmak istenen santral Filyos&[#]8217;a gitsin demekle aslında pek akıllıca bir davranış sergilemiyoruz.
Filyos&[#]8217;a termik santral(ler) yapılması Bartın&[#]8217;ın yararına değil zararına olur.
Aslında Amasra&[#]8217;da yapılacak santralin Filyos&[#]8217;a gitmesiyle Bartın kurtulmuş olmayacak.
Çevre Düzeni Planı santrali sanayi yatırımı olarak Filyos&[#]8217;a gönderiyor ama Amasra ile Filyos&[#]8217;un arasında çok fazla bir mesafe farkı yok.
Amasra Bartın&[#]8217;a 17 kilometre ise Filyos da 30 kilometre.
Dolayısıyla Filyos&[#]8217;a kurulacak santral zararlı bir yatırım olacaksa bundan Bartın&[#]8217;da zarar görecektir.
Filyosluların santral oraya gitsin diyen Bartınlılara kızdıklarını düşünüyorum.
Herhalde zararlı olacağı düşünülen bir şeyin kendi yörelerine yapılmasını istemeyen Bartınlıların canı can da bizim ki patlıcan mı diyorlardır.
Haksız da sayılmazlar.
Kendimiz için yapılmasını istemediğimiz bir şeyi başkaları için de istemememiz lazım.
Üstelik Filyos doğa, tarih, turizm ve coğrafya olarak Amasra&[#]8217;ya benzer bir yapıya sahip.
Nasıl Amasra&[#]8217;da turizm ve balıkçılık varsa Filyos&[#]8217;ta da var.
Filyos&[#]8217;un sanayi bölgesi olarak gösterilmesi ilginç.
Burada yapılacak her türlü zararlı yatırım Filyos ve Çaycuma&[#]8217;dan çok Bartın&[#]8217;ı etkiler.
Bartın&[#]8217;a santral yapılmasın Filyos&[#]8217;a yapılsın demek pek akıl kârı bir düşünce değil.
Bu görüşte ısrar etmemek lazım.
Ticaret ve Sanayi Odası&[#]8217;nda pazartesi günü yaşanan termik santral tartışmasına gelince: İlin Valisinin önünde bu şekilde tartışmak hiç hoş değil.
Vali Bey durun, yapmayın, etmeyin diyor, engel olmaya çalışıyor, buna rağmen tartışma devam ediyor.
Belediye Başkanı, İl Başkanı, Milletvekili arasındaki tartışmanın ortasında kalan Vali Bey biraz sert mizaçlı ve tatlı sert yönetim anlayışına sahip bir mülki amir olsaydı bana göre böyle şeyler olmazdı.
Bu iki etti. Biliyorsunuz daha önce aynı şeyi 15 Nisan&[#]8217;da Özel İdarede yapılan toplantıda Amasra Belediye Başkanı ve beraberindeki bir grup çevreci yapmıştı.
Termik santral daha uzun süre gündemde kalacak gibi.
Böyle giderse biz bu tartışmaları daha çok görürüz.
Dileyelim de kavgaya dönüşmesin.
Memleketimden gazetecilik manzaraları (XIV)
Eli kalem tutmayan şahsın biri son zamanlarda sağda solda hakkımda ileri geri konuşmalar yapıyormuş, beni çekiştiriyormuş.
İnsanın arkasından konuşana dedikoducu derler.
Dedikodu iyi bir şey değildir, dinimizce de tasvip edilmeyen bir davranıştır.
Bakın üç aylardayız, çarpılırsınız sonra.
Camiamızdan bir gazeteci arkadaşımız &[#]8220;ağabey şöhret olmak isteyen sana saldırıyor&[#]8221; demişti.
Anlaşılan bu da şöhret olmak istiyor.
Bu arada &[#]8216;Dernekten neden istifa ettik&[#]8217; başlığı ile gazetemizin internet sitesinde yer alan yazıma gelen iki okur yorumunu dikkatinize sunuyorum:
&[#]8220;Sayın Üçler, sizi anlamakta güçlük çekmeye başladım. Son bir kaç ayda sadece gazeteci arkadaşlarınız ve çevrecilere taktınız. Sanki Bartın&[#]8217;ın ana dert konusu bunlar. Siz önceden böyle değildiniz.
Neler oluyor size? (Bendeniz, 23 Temmuz 2010: 15:35:02 Bartın)
Siz ´Bendeniz´e bakmayın. Anlayışı kıt. İtiraf etmiş zaten. Basın haber yapmadan bir ilde hizmet olmaz. Siyaset düzelmez. Önce basın hatasından dolayı ayıplanacak, sonra ayıklanacak.
Sonra sizin dediğiniz yere gelecek. Kaleminize sağlık. Bahsettiğiniz kişilere gelince. Yazık... Bartın adına yazık... (Mustafa Türk, 23 Temmuz 2010: 20:46:59 Bartın)
Bir gazeteci de gönderdiği mektupta Hema&[#]8217;nın Ramazan ayında dağıttığı kumanyaları hatırlatarak bu kumanyaları arabaya yükleyen bir şahıstan bahsetmiş.
Ramazan yaklaşıyor, bakalım aynı sahneler yaşanacak mı?
Hema&[#]8217;ya yapılan iş başvurularından da söz eden bu gazeteci, mektubunda &[#]8220;iki derneğe de üye değilim, kendimi çok mutlu hissediyorum&[#]8221; diyor.
Al benden de o kadar.
Gelelim eli kalem tutanlara.
Size bugün başkasına ait yazıyı kendi yazısıymış gibi gösteren çocuğun Amasra hikayesini anlatacağım.
Bu çocuk bir ara hakemliğe merak sardıydı.
Gazeteciliğin başka bir meslekle birlikte yürütülmesi mümkün olmayan bağımsız bir meslek olduğunu anlamadı.
Buna öğretemediğim şeylerden biri de buydu.
Bir süre maçlarda bayrak salladı. Bu maçlardan birinde bir grup Amasra taraftarından küfür yemiş. Bu çocuk bunun üzerine Amasra düşmanı oldu.
Gazetede Amasraspor aleyhine yazılar havaya çıktı.
Kulüp Başkanına, kulübe, taraftarlara, futbolculara devamlı veriyor veriştiriyor.
Onların eli armut toplamıyor ya Amasralılar da boş durmuyor.
Maçlarda gazetemizin aleyhine pankartlar, afişler açıp sloganlar atıyorlar, onlar da bu çocuk yüzünden bizi yerin dibine sokup çıkarıyorlar.
Bunun tamamen duygusal ve dengeli olmayan hareketlerinden dolayı bütün Amasra&[#]8217;yı karşımıza almıştık.
Bu yüzden çok iyi bir dostum olan eski Belediye Başkanı Ali Yıldırım&[#]8217;la da aramız açıldı.
Ayrıca tanıdığım birçok Amasralı ile karşı karşıya geldim.
Sadece Amasra olsa yine iyi. Hakem Kurulu hatırladığım kadarıyla bu çocuğu terfi ettirmedi.
Bu da İl Hakem Kurulu Başkanı Faik Kapsız&[#]8217;a demediğini bırakmadı.
Futbol İl Temsilcisi Yüksel Tekin de bundan az yaka silkelemedi.
Sonunda bunun hakemliğini elinden aldılar. Faik Kapsız okul arkadaşımdır. Ona isim vermeden bir sürü hakaretler etti.
Bu çocuk hakemlik sevdası yüzünden patronunun başını da ağrıttı.
Fikir işçilerinin başka bir işle uğraşması yasak olduğu için patron bunun hakemlik yaparken sigortasını iptal etti.
Yoksa gazeteye bir de böyle zarar verecekti.
Gazetecilikte duygusallığa yer olmadığını gösteren bu olaylardan ders almış mıdır dersiniz.
Hiç sanmıyorum.
Ders alsaydı kendisini gazeteci yapan kişiye artistlik yapar mıydı?