Yeni Emniyet Müdürümüz Mehmet Altınok salı günü geldi, görevine başladı.
10 Kasım tarihli kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alınan eski emniyet müdürümüz ayrılmadan önce devir teslim yaptı.
Bartın&[#]8217;da gerek emniyette olsun gerekse valilikte ve başka kurum ve kuruluşlarda olsun epeydir devir teslim görmüyorduk.
Emniyet Müdürlerimiz unutmaya başladığımız bir geleneği bize hatırlattı.
Mesut İnce&[#]8217;den sonra göreve gelen Emniyet Müdürümüz Burhan Gümüş 2,5 yıl süren Bartın hizmetini duygusal anların yaşandığı bir törenle noktaladı.
Bartın&[#]8217;da görev yapan bütün emniyet müdürleri huzurlu ve güvenli bir şehir için çalıştı.
Müdür Gümüş de bu uğurda hizmet etti.
Görev süresine birçok operasyon sığdırdı.
Bartın&[#]8217;a Mobese (kameralı güvenlik sistemi) kazandırdı.
Çeşitli uygulamalar yaptı.
Biraz daha kalsaydı mutlaka daha başka şeyler de yapacaktı.
Biliyorsunuz bizim ilimiz nüfusuna göre olay sayısı bakımından huzurlu ve güvenli şehirler arasında bulunuyor.
Bartın&[#]8217;dan Bayburt&[#]8217;a giden eski müdürümüz Mesut İnce&[#]8217;nin döneminde yapılan çalışmalar huzur ve güven ortamını oldukça yükselterek üst seviyelere getirmişti.
Müdür Gümüş bu ortamı muhafaza edip daha da yukarılara taşımaya çalıştı.
Şimdi aynı şeyi yeni müdürümüz Altınok yapacak.
Bu dönemde yeni operasyonlar yapılacak, asayiş ve trafikte görülen sorunların üzerine gidilecek.
Suç sayısı azaltılacak, çok daha huzurlu ve güvenli bir şehir yaratılmaya çalışılacak.
Eski müdürümüze bundan sonraki görevlerinde başarılar dileyerek güle güle derken, yeni müdürümüze de başarı dileklerimizle hoş geldiniz diyoruz.
Sayın Altınok 20 yaşındaki ilimizin 6&[#]8217;ncı emniyet müdürü.
Gazetecilik yaşım gereği bütün emniyet müdürlerimizle çalışma fırsatı buldum.
Her dönemin kendine has özellikleri vardı.
Mesut İnce gibi &[#]8220;Kalkan Operasyonu&[#]8221; ile bu kente çok büyük bir iyilik yaparak Bartın tarihine geçen emniyet müdürlerimiz oldu.
Bana göre bu operasyon Bartın&[#]8217;da yapılan gelmiş geçmiş en büyük operasyondu.
Bartın&[#]8217;dan Şanlıurfa&[#]8217;ya giden eski başsavcımız Mustafa Yalçın gerçi bu konuda farklı düşünüyordu.
Sayın Yalçın&[#]8217;a göre Bartın tarihinin en büyük operasyonu Amasra&[#]8217;daki akaryakıt kaçakçılığı operasyonuydu.
Bu da yine Mesut İnce zamanında jandarma ile birlikte yapılan bir operasyondu.
Mesut Bey&[#]8217;in kulaklarını fazla çınlattık.
Karanlık dünyanın korkulu rüyası eski sayın müdürümüze Bartın&[#]8217;dan sevgi ve saygılar gönderiyoruz.
Son derece başarılıydı ve tam bir kanun adamıydı.
Adliye ile uyum içinde çalıştı ve çok güzel işler yaptı.
Olayın bu tarafına ayrıca dikkatinizi çekmek isterim.
Suçun ve suçlunun üzerine gidilmesinde, bu konuda başarılı sonuçlar alınmasında emniyetin ve jandarmanın adliye ile uyumlu ve koordineli çalışmasının büyük önemi var.
Biliyorsunuz Başsavcımız da kısa bir süre önce değişti.
Bu görevde şimdi Sayın Şaban Yılmaz var.
Yine kısa bir süre önce Adalet Komisyonu ve Ağır Ceza Mahkemesi Başkanımız değişmişti.
Bu görevde de Sayın Bekir Nabi Çelen bulunuyor.
Başsavcımız Bafra&[#]8217;dan geldi. İlçe Başsavcısı olarak görev yaparken İl Başsavcısı oldu.
Ağır Ceza Reisimiz Sakarya&[#]8217;da Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi olarak görev yaparken terfi ederek Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı oldu.
Aynı şekilde Emniyet Müdürümüz de İstanbul Emniyet Müdür Yardımcılığı görevinden İl Emniyet Müdürlüğüne yükseldi.
Üç önemli makamda üç yeni isim var.
Üç isim de mesleğinde başarılı çalışmalar yapmış ki Bartın&[#]8217;a terfi ederek gelmiş.
Başarılar burada da devam edecek ve Bartın bunun mutlaka faydasını görecektir diye düşünüyorum.
Yeni Başsavcı, yeni Ağır Ceza Reisi ve yeni Emniyet Müdürü.
Adliye ve onun önemli bir parçası olan emniyette yönetici kadro yenilenmiş oldu.
Bartın&[#]8217;da yeni yöneticilerle yeni bir dönem başladı.
Hayırlı uğurlu olsun.
Herkes gazetecilik yapabilir ama gazeteci olamaz
Bizim meslek yolgeçen hanı gibidir.
Her canı isteyen elini kolunu sallayıp mesleğimize girer gazetecilik yapar.
Başka meslekler gibi öyle kriter, ölçü, diploma, belge, sertifika, bilgi, birikim, kültür, ahlak, ilke, prensip aranmaz.
Oysa bir gazetecide bunların mutlaka aranması gerekir.
Herkes gazetecilik yapabilir ama gazeteci olamaz.
Gazeteciler topluma örnek olmak durumundadır.
Yaptıkları işin sorumluluğu büyüktür.
Böyle bir mesleğin mensubunun kavgayla, gürültüyle işi olur mu?
Olmaz, olmamalıdır.
Sayın Emniyet Müdürümüzün göreve başlaması nedeniyle düzenlenen törende yaşanan bir olay ne yazık ki bunun tam tersini söyledi.
Töreni izleyen muhabirimiz Samet Duran fotoğraf çekerken önüne gelen Yeni Adım Gazetesi muhabirini &[#]8220;hep beraber çekelim&[#]8221; diyerek, nazik bir şekilde uyarmış.
Bu şahıs bu uyarıya sert tepkiyle karşılık vermiş.
Arkadaşımızın ve olaya şahit olanların anlattığına göre birçok kişinin gözü önünde küfürler, hakaretler ve tehditler savurmuş.
Bu davranış şekli şahsen kendisine belki yakışıyor olabilir ama gazetecilik mesleğine yakışmıyor.
Bu şahıs aynı zamanda Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanlığı da yaptığı için temsil ettiği makama, mevkiye hiç yakışmıyor.
Ayrıca yaşı icabı da uygun değil.
Görenler çok yadırgamış, hiç yakıştıramamış.
Dernek Başkanının bütün gazetecileri kucaklayıcı olması, onlara ağabeylik yapması, yardım etmesi gerekir.
Bu şahıs Ticaret ve Sanayi Odası&[#]8217;nda Mehmet Kemik döneminde yaşanan gazeteci kavgalarında da baş roldeydi.
O dönemin gazete arşivlerinde bu var.
Emekli madenci olan bu şahıs bu mesleğe merak edip girenlerden.
Ya da iş olsun, vakit geçsin, protokolle tanışayım, toplumda kendime yer edineyim düşüncesiyle gazetecilik yapıyor da olabilir.
Yoksa hem emekli hem de madenci olan birisinin gazetecilikte ne işi olur ki?
Bizim meslekte öyleleri var ki bunlar dün bir, bugün iki hemen gazeteci olduk sanıyor.
Ben 20 yılı aşkın bir süredir bu işin içindeyim ve halen daha kendime tam olarak gazeteci diyemiyorum.
Gazeteci olmak öyle kolay bir şey değildir.
Gazetecilik en başta bir yaşam biçimidir.
Bu yaşam biçiminin gereklerini yerine getirmek gerekir.
Bakın Zonguldak Valisi Sayın Erol Ayyıldız, Karaelmas Gazeteciler Derneği´ni (KGD) ziyaretinde meslektaşlarımızla sohbet ederken ne diyor:
&[#]8220;Medya 4. kuvvet olarak ortaya çıkıyor. Her kalemi tutan, her eline beyaz kağıt alan bir insanın gazeteci olarak ortaya çıkması doğru değil. Bir iş yapmak için belgeye gerek var artık. Bunun da bir eğitimden, bir süreçten geçmesi gerekiyor. Cemiyetler bunu sağlarlarsa çok iyi olur. Gazeteci dediğiniz zaman bir doktor gibi avukat gibi bu ve buna benzer saygınlığı elde etmeli. Herkese aynı eğitimi veremiyorsunuz. Cemiyetler bunu ölçüp biçmeli. Cemiyetler eğitim vererek bir kişiye ´Sen gazeteci olabilirsin, ahlakınla, eğitimle´ deyip üzerine düşeni yapmalı diye düşünüyorum&[#]8221;
Vali Bey&[#]8217;in de dediği gibi her eline kağıt kalem alan, boynuna fotoğraf makinesi takan kişi gazeteciyim diye ortaya çıkmamalı.
Gazeteci küfür eden, hakaret eden, tehdit eden kişi değil bunları yapanları yazan ve eleştiren kişidir.
Gazeteci topluma bunların yanlış olduğunu söyleyen, insanların sorunlarını konuşarak ya da hukuk yolu ile çözmeleri gerektiği mesajını veren kişidir.
Gazetecinin kaba kuvvetle, hakaretle, küfürle işi olmaz, olamaz.
Bu meslek böyledir.
Bilmeyenlere söylemek, öğretmek görevimizdir.