Bunun yanında katı atık toplama bedeline yapılan 2 liralık artış da dikkat çekici.
Suya yüzde 13, katı atığa yüzde 20.
İşyerlerinde bu oran çok daha fazla.
Zam haberlerinin ardından olayları siyasi gözlüğünü çıkarmadan izlemeye alışmış pek çok kimse abartılacak bir şey olmadığı görüşünde.
&[#]8220;Hükümetin zamları durmak bilmiyor, belediye zam yapınca neden bu kadar göze batıyor&[#]8221; yaklaşımı bir bakıma doğru.
Ancak asla geçerli bir mazeret değil.
Hele hele CHP&[#]8217;li Meclis Üyesi Hüsnü Meydan&[#]8217;ın zam gerekçeleriyle ilgili petrol ve elektriğe yapılan zamları gerekçe göstermesi işin doğrusu çok samimi değil.
Bu kent suyu zaten pahalı içiyordu.
Elektrik tüketimi arttığı sürece elbet bir yansıma olacak.
Bu zamların en özlü gerekçesi;&[#]8220;Para lazım para&[#]8221; anlayışı
Tüketici Hakları Derneği Başkanı Ali Topaloğlu bakın ne diyor;
&[#]8220;Bütçe yapılmadan önce belediyeyi uyardık. Suya ve katı atığa zam yapmamalarını istedik. Suya yüzde 13, katı atığa yüzde 20 civarında zam yapıldı.
Biz bu zammı kesinlikle kabul etmiyoruz.
Şu anda Zonguldak Belediyesi&[#]8217;nde kaçaklar yüzde 60 civarındadır.
Bu kaçaklar önlendiği zaman bırakın suya zam yapmayı belediye su parasında indirim bile yapabilir.
Belediye kaçakları önlemek yerine, mevcut fiyatların üzerine zam yapıyor.
Bu konuda hukuksal açıdan çalışma yapmayı düşünüyoruz&[#]8221;
Başka bir konu baraj meselesi.
Metropoliten Belediyeler Birliği Dönem Başkanı Ali Bektaş, baraja lağım aktığı yönündeki iddialar üzerine gazetecilerle baraja gitti.
&[#]8220;Hani nerede?&[#]8221; diye sordu.
Yüksel Aytaç döneminin meclis üyelerinden Ali Kaya anlattı geçen.
Erdal İnönü&[#]8217;nün başında bulunduğu koalisyon iktidarı döneminde barajı DSİ&[#]8217;ye devretme yönünde bir önerisi olmuş.
Yine Kaya&[#]8217;nın anlatımına göre Türkiye&[#]8217;de belediyeye ait olan iki baraj var.
Bunlardan bir tanesi de Ulutan Barajı.
Kaya&[#]8217;nın anlatımına göre bu devrin olması durumunda Belediye ciddi bir yük getiren işletim giderlerinden kurtulacak.
Ama Yüksel Bey&[#]8217;i ikna edemiyorlar.
Kaya bu devrin bugün de yapılabileceğini söylüyor.
Bu konu kimi ne kadar ilgilendiriyor?
Ne getiri ne götürür?
Fiyat politikasını nasıl etkiler?
Bunların yanıtını verebilecekler konuşmalı.
Bu konu tartışılmalı.
Su zamlarının her eve aylık ortalama 3 lira ile 10 lira arasında olması bir yana.
Zamların en temel gerekçesi önümüzdeki günlerde daha fazla batacak olan Zonguldak Belediyesi&[#]8217;ne kaynak arayışı.
Zaten bu yüzde 60-70 oranındaki kayıp kaçağı önleyebilecek bir babayiğit yok.
Bari bunu samimi olarak söyleyebilselerdi.
Hiç olmazsa bu kentte zaman zaman musluklardan çamur aktığı için özür dileyecek cesaretleri olsaydı.
Hafta sonu yoğun tempo içinde Ankara Barosu Başkanı Metin Feyzioğlu ile de tanışma ve konuşma fırsatı bulduk.
Karaelmas Gazeteciler Derneği&[#]8217;nde soruları yanıtladı.
Baro Başkanı olmasına karşın söylemleri son dönemde dikkat çeken bir isim olan Feyzioğlu&[#]8217;nun siyasi rotası belli.
Sol.
Ancak bununda ötesinde kendisinde farklı bir enerji var.
Klişe çıkışların ötesinde insanlara hakaret etmeden farklı şeyler söyleyebilen genç bir isim.
Kişilerin mutlaka siyaset yapması gerektiğini ve bu sayede demokrasi kültürünün yerleşmesine katkı verilebileceğini söylüyor.
Söylemleri ve çıkışlarıyla CHP tabanında ciddi bir reaksiyon yaratan Feyzioğlu&[#]8217;nu önümüzdeki yıllarda aktif siyasetin içinde görmek mümkün olacak.
Konferanslar için çıktığı Anadolu turu siyaset yapma isteğini bariz olarak gösteriyor.
Ancak adam öğütme makinesi haline gelen CHP&[#]8217;nin bu tür genç ve heyecanlı isimlerden ne denli korktuğunu da unutmamak lazım.
Acele eder ve ilk düğmeyi yanlış iliklerse öyle gider.
Zonguldak&[#]8217;taki siyasetçilerin ve Belediye Başkanlarının büyük çoğunluğunun iletişim sorunu var.
Bürokratlara bakarsanız zaten tam bir facia.
Ancak onların siyasete düşkün olmayanlarını da ayırmak lazım.
Dünya değişirken siyasetçilerin iletişime bu kadar kapalı, bu kadar duygusal, bu kadar korkak olması hem kendilerine, hem temsil ve hizmet ettikleri kitlelere haksızlık.
Hele hele bazen çocuk gibiler.
Bu yüzden bir siyasi partinin il veya ilçe başkanı seçilen, Belediye Başkanı veya Milletvekili seçilen herkesin mutlaka ve mutlaka toplumla sağlıklı ve güvene dayalı bir iletişimi nasıl kurabileceklerinin eğitimini almaları şart.
Çünkü siyaset algısı da, toplum refleksleri de değişiyor.
Bunu görmezden gelerek siyaset yapmaya çalışanlar hem verimli olamıyor hem de pohpohlanmayı bekliyor.
Bir sürü gereksiz tartışma, bir sürü gereksiz polemik, bir sürü tantana hizmetin ve asıl konuların çok önüne geçiyor.
Bu durumlar her zaman birilerinin işine gelebilir ancak Zonguldak kaybediyor.
Siyaset ve hizmet gömleğini taşıyanlar bu konuyu bir düşünsün.