Bu Halk isimli mevkutenin sahibi sorularımıza bir türlü cevap vermek bilmedi.
Kaç kere sorduysak bana mısın demedi.
Vali Bey&[#]8217;e olan özür borcunu da ödemedi.
Bunları yapamadı ama hariçten gazel okuma ve &[#]8220;ben-ben-ben-ben-ben&[#]8221; deme konusunda oldukça iyi.
İyi de ne kelime maşallahı var maşallahı.
Benim babam şöyle üstün insan, benim sülalem şöyle üstün sülale, ben patronum, ben imtiyaz sahibiyim, ben önemli insanım, ben şöyleyim, ben böyleyim, ben-ben-ben diyor ya psikologlar bunun sadece bu tür yazılarına baksalar ne derlerdi acaba demiştik.
Sayın psikologlarımız bunun yatalak insanları, 80 yaşındaki kişileri konu ederek bu kişilerin üzerinden başkalarına belden aşağı vurma amaçlı yazılarına baksalar ne teşhis koyarlardı dersiniz?
Buna göre evinde yatalak hasta, özürlü ve bakıma muhtaç insan bulunan kişilerin psikolojik sorunları var.
Şu yaklaşıma bakar mısınız?
Bakın ve ona göre bir değerlendirme yapın.
Ya üç yaşındaki bir çocuk üzerinden onu çarşıya çıkarıp gezdiren amcasına yine belden aşağıya bir tarzla yazılar yazmasına ne derler acaba sevgili psikologlarımız?
Hasta ve yaşlı insanları, çocukları yazı konusu yapmak onları kullanmak bunun haleti ruhiyesi hakkında ne gibi bir fikir veriyor?
İsimsiz, cisimsiz yazılarla insanlara takılmak, onları aşağılamak, hakaretler etmek neyin göstergesi, hangi rahatsızlığın habercisi olabilir?
Terbiye ve saygı sınırlarını aşan, kurumları, kuruluşları, kişileri asılsız ve mesnetsiz bir şekilde suçlayan, zan altında bırakan, haklarında kamuoyunda yanlış izlenim uyandırmaya elverişli yazılar yazmak nasıl bir haleti ruhiyenin ifadesidir?
Seviyesiz, düzeysiz yazılarla Vali Bey&[#]8217;e, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanına, Bartın Genç İşadamları Derneği Başkanına, Valilik eski Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlerine, bu birimin personeline, rakip gazetelere, onların sahiplerine, bana ve kendi öz ağabeyine yaptığı saldırılar da cabası.
Resmi ilanla ilgili yazıları da eklersek tam olacak.
Biliyorsunuz bizde &[#]8220;Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim&[#]8221; diye bir söz vardır.
Biz de diyoruz ki &[#]8220;Bana yazılarını söyle, sana haleti ruhiyeni söyleyeyim&[#]8221;
Gelelim bunun mevkutesinin çıkardığı amatör işlere.
Milletvekilimiz Yılmaz Tunç için &[#]8220;Tunç&[#]8217;un 4 yılı böyle geçti&[#]8221; şeklinde bir haber yayınlamışlar.
Haberde Sayın Tunç&[#]8217;un icraatlarının çoğu yok.
Birçok önemli işi atlamışlar.
Konuyu değerlendirememişler.
Şimdi bunu okuyan kişi iktidar partisi milletvekili koskoca 4 yılda bunları mı yapmış, bu kadar mı çalışmış demez mi?
Tunç&[#]8217;la ilgili çıkan haberlerin bazılarından, meclis sitesinde bulunan bilgilerden derleme toplama bir iş ortaya çıkarmışlar ama bunu becerememişler.
Dolayısıyla yanlış izlenim veren bir haber olmuş.
Aynı şekilde Yalçınkaya için yapılan haber de öyle.
Yalçınkaya&[#]8217;nın çalışmaları da yeterli bir şekilde verilememiş.
Anlayacağınız kaş yapayım derken göz çıkarmışlar.
Bu tür değerlendirmeler yapılırken çok dikkat etmek lazım.
Gazetecilik öyle basit bir iş değildir.
Arkadaşımız Gökhan sigarayı bırakıyor
Elinizdeki gazetenin görselliğinden sorumlu olan ve üstlendiği görevi en iyi şekilde yerine getirerek size İstanbul gazeteleri (yaygın basın) ayarında bir gazete sunan arkadaşımız Gökhan Bayar&[#]8217;ın kötü bir alışkanlığı var.
Bu alışkanlığın adı sigara.
Karar vermiş bundan kurtulmak istiyor.
Organları daha fazla tahrip olmadan, hayatını daha fazla kısaltmadan bu illetten kurtulmak istiyor.
Sigara onu bırakmadan o sigarayı bırakmak istiyor.
Bunu yardım alarak yapacak.
Biliyorsunuz Sağlık Bakanlığımızın Bartın&[#]8217;da oluşturduğu sigarayı bıraktırma birimi var.
Bu birime şu ana kadar 2 bine yakın başvuru var.
İki bine yakın insan sigaradan kurtulmak için bu birimden yardım talep ediyor.
Başvurular son zamanlarda artmış durumda.
Sağ olsun Sağlık Müdürümüz Sayın Osman Nacaroğlu da yardımcı oldu.
Gökhan için örnek vaka olarak işlem yapılmasını istedi.
Biliyorsunuz biz gazeteciler toplumu bilgilendiren, yönlendiren ve aydınlatan kişiler olarak yaptığımız işle, davranışlarımızla ve yaşantımızla örnek olmak durumundayız.
Gökhan gazeteci olarak sigarayı bırakmakla örnek bir davranış sergilemiş olacak ve bu konuda onunla ilgili yapacağımız haber ve yorumların da etkisiyle belki birçok kişinin sigarayı bırakmasına vesile olacak.
Arkadaşımıza sigarayı bıraktırma birimi tarafından test uygulandı.
Bu testin sonuçlarına göre ilaç tedavisi yapılacak.
Müdürümüzün de dediği gibi aslında bunun için en kuvvetli ilaç irade.
Size vereceğim şu örnek bunun en çarpıcı olanlarından biridir.
Sigarayı hiçbir ilaç kullanmadan, sadece irademe sahip çıkarak bıraktım.
18 Şubat 2005&[#]8217;den bu yana da ağzıma sürmüyorum.
Aradan 6 sene geçti.
Öyle rahat ettim ki anlatmak için kelimeler yetersiz kalır.
Şükürler olsun bu illetten yakamı kurtardım.
Müdürümüz de aynı şekilde iradesini kullanarak sigarayı bırakmış bir kişi.
O da üç yılı geride bırakmış.
Kendisiyle sigara üzerine sohbet ederken Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürümüz Yusuf Alagöz geldi.
Müdür Alagöz, Gökhan&[#]8217;ı sigarayı bırakma kararından dolayı kutladı.
Dedi ki; Ben de bırakalı 5 yıl oldu.
6 yıl ile müdürlerimizden bu konuda kıdemliyim.
Keşke daha önce bıraksaydım da daha kıdemli olsaydım.
Sigarayı ne kadar çabuk bırakabilirsek o kadar iyi.
Zararın bir yerinden döneceksek geç kalmamak lazım.
Sağlık Bakanlığımızın bu doğrultuda yaptığı çalışmaların olumlu sonuçları oluyor.
Son yıllarda alınan birçok önlem var.
Kapalı mekanlarda sigara içmenin yasaklanması, sigara paketlerinin üzerine uyarıcı ve bilgilendirici yazı ve resimlerin konulması, sigara bıraktırma merkezlerinin açılması, televizyonlarda sigara içenlerin düştükleri olumsuz durumları gösteren filmlerin gösterilmesi, bakanlık tarafından yapılan çalışmalara sadece birkaç örnektir.
Bunların yeterli olmadığı düşünülmüş olmalı ki başka önlemler üzerinde de duruluyor.
Şimdi sırada sigara paketlerinin simsiyah bir görünüme büründürülmesi var.
Bununla da sigara içenlere herhalde &[#]8220;işte ciğerleriniz böyle olacak&[#]8221; mesajı verilecek.
Gökhan arkadaşımızı verdiği sağlıklı karardan dolayı Sağlık Müdürümüz de kutladı.
Biz de kutluyoruz.
Bu kararın arkasında durmasını ve başarılı olmasını diliyoruz.
Yazımızı sigara bırakma konusunda önemli gördüğümüz ve örnek saydığımız şu notlarla bitirmek istiyoruz:
CHP Lideri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu sigarayı Sayın Necati Çelik&[#]8217;in Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı döneminde bırakmış.
Kendisi o dönemde Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürü.
Konunun bakanla ilgisi de Kılıçdaroğlu&[#]8217;nu görevden alması.
Bakan Çelik işine son verince o da gitmiş sigaraya son vermiş.
Aynen Bartın eski Milletvekilimiz ve eski Enerji Bakanımız Zeki Çakan&[#]8217;ın sigarayı Yüce Divan&[#]8217;da yargılanırken bırakması gibi.
Demek ki insan iradesine sahip çıkarsa sigaradan her koşulda kurtulabilir.
Yeter ki istesin.