Zonguldak’ta turizm gelişsin isteniyor.

Ankara’dan insanlar günü birlik gelsin, balık yesin, dönsün isteniyor.

Bu kafayla biraz zor gelir.

Ya da bir gelir, bir daha da gelmez.

Zonguldak sahilinde balık lokantaları var.

Buraya gittiniz. İçkili bölümde oturdunuz. Yanınızda çocuğunuz da var. Hop; polis gelip, tesise 925 lira ceza kesiyor. Sonra katlanıyor. Dava açılıyor. Uğraşıp duruyorsunuz.

Ne yani; adam restorana oturdu, çocuğunu parka mı bırakacak?

Türkiye’nin neresinde var bu uygulama?

Mesela, Amasra’da böyle bir uygulama var mı?

Filyos’ta var mı?

Ereğli’de var mı?

Bu nasıl bir anlayış?

Düşünsenize, tatil bölgelerinde böyle bir uygulama olsa, turist gelir mi?

Oralarda yoksa, burada neden var?

Zonguldak Valimiz Sayın Ali Kaban’ın bu konuda daha hassas bir yaklaşım sergileyeceğini umuyoruz.

Evet, çocuklar alkolden uzak tutulsun. Çocuğa alkol servisi yapılmışsa, gereken yapılsın.

Ama ailesinin yanında oturup balık yiyen çocuk için mekana ceza yazılmasın.

Öyle değil mi Sayın Valim?

Ruhsatsız düğün salonları…

Zonguldak’ta hangi işe el atsanız, altından bir çapanoğlu çıkıyor.

Düğün salonlarının bir-ikisi dışında hemen hepsi ruhsatsız.

Karışan yok, eden yok. Herkes kafasına göre iş yapıyor.

Pazar günü iskelede kıyamet kopuyor. Gençler girmiş birbirine.

Hani restoranlarda alkol var ya, o yüzden kavga çıktı sandık.

Meğer yapım amacı Yolcu İskelesi olan, Mucit Başkan İsmail Eşref’in eseri Deniz Köşkü düğün yapmaya başlamış.

Önüne araba gelmez. Girişi var. Ama çıkışı yok.

Çıkışı olmayan mekana kim düğün yapma izni veriyor?

Yolcu iskelesi (!) kafeye dönmüş.

Arkadaşa yetmemiş, düğün yapıyor.

Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir de bizim gibi seyrediyor işte.

Başta Valilik, Mahalli İdareler Müdürlüğü, Zonguldak Emniyet Müdürlüğü, Zonguldak Belediyesi bu işe bir çözüm bulmalı. Ruhsatsız düğün salonlarının yaşatacağı bir facianın önüne geçilmeli.

Paralel operasyonlar başladı…

Bürokrasideki cemaatçiler için düğmeye basıldı.

Ankara’da çoktan basılmıştı da, Zonguldak’ta yaprak kımıldamamıştı.

İlk işaret fişeği atıldı.

Arkası geliyor.

Önümüzdeki günlerde Sağlık ve Milli Eğitim’de “tsunami” etkisi yaratacak bir hareket bekleniyor.

Sadece bu iki kurum da değil.

Birçok kurumda operasyon olacak.

Bakanlıklardaki müsteşarlar ve genel müdürler değiştikçe, bu etki Anadolu’ya da yayılacak.

Yani her şey normale dönecek.

Kıssadan Hisse: Anladığının ispatı…

Tanıdıklardan biri, yazdığı romanın müsveddelerini Neyzen Tevfik´e göstererek, fikrini sorar.

Neyzen, beğenmediğini ifade edince, adam, “İyi ama... Siz hiç roman yazmadınız ki!” der.

Neyzen Tevfik, şu cevabı verir: “Ben yumurtanın tazesini, bayatını iyi anlarım. Ama bu güne kadar hiç yumurtlamadım.”

Günün Sözü:

Bir erkek ölürken kıpırdayan son yeri, kalbidir. Bir kadın ölürken, dili...

George Chapman