Avrupa Birliği'nden aldığımız hibe kredi ile Zonguldak-Karabük demiryolu hattı iyileştirildi.

Yani, ne hükümetimizin, ne de bizim milletvekillerimizin bu işte bir katkıları yok.

Ama onlara sorarsanız, "Demiryolu işini çözdük, tren seferlerini başlattık" filan diyorlar.

Güya hızlandırılmış tren... Eskisinden daha yavaş...

Şimdi "Zonguldak'ta niye hızlı tren yok?" desek...

Bir milletvekilimiz çıkıp, "Önce 1'inci Lige çıkalım" der diye korkuyoruz.

Stadyum konusunda başımıza geleni biliyorsunuz.

Lütfen... Artık bu kente bir katkınız olsun... Tren set sayısını artırın... Sefer sayısını artırın... Şu treni de biz zahmet hızlandırın... Trene bakmayın... Lütfen...

Bazen bakır, bazen demir!

Dokuma tezgahlarında, üzerine çözgü ipliği veya ham kumaş sarılan, takılıp-çıkarılabilen, ahşap veya metalden yapılmış, makara biçiminde büyük silindire ne ad verilir?

Zahmet edip onu da siz bulun...

Fiziksel yapısı ve karakteri, ismiyle bu kadar örtüşen biri olabilir mi?

Dokuma var!

Tezgah var!

Hamlık var!

Takılıp-çıkarılabilir!

Bildiğin odun!

Bazen bakır oluyor!

Bazen demir!

Bazen teneke!

İngiliz anahtarı gibi!

Makara var!

Büyük bir silindir gibi!

Daha ne olsun!

Şey, şeyi nerede bulur?

Büyüklerimizin yıllar süren deneyimle söyledikleri sözler, insanın hafızasına kazınıyor.

Bunların çok basit gibi görünenlerinden birini ele alalım bugün...

"Pok poku kenefte bulur."

"Şimdi yeri mi?" diyebilirsiniz?

Bunu "Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim" ile bu kadar güzel anlatamayız.

Yazdığım yazılarla ilgili "O kadar da değil" diyen herkes, bir süre sonra "Az bile yazmışsın" diyor.

Adam çok önemli bir konumda...

Ama etrafında üçkağıtçılar, nitelikli dolandırıcılar var.

Şimdi biz o insana nasıl iyi gözle bakarız?

Zaten tersi mümkün mü? Boşuna mı söylemiş atalarımız, "Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş" diye...

Tek sorun; bunların hangisi tencere, hangisi kapak?

Artık onun da önemi kalmadı.

Kenefte buluştuktan sonra, ha tencere, ha kapak!

Ne fark eder?

Avcı...

Biz diyoruz "Çatalağzı!", o anlıyor "yandı Değirmenağzı!"

"İletişim özürlü" diye boşuna demiyoruz.

Bizim getirdiğimiz eleştiri ne!

Onun verdiği yanıt ne?

Avcının biri çıkıp bunu "Sülün" diye vuracak!

Boşuna başına iş alacak!

Allah, kimsenin kıblesini şaşırtmasın!

Tefeciyi, dolandırıcıyı, ahlaksızı savunacak duruma düşürmesin!