Devlet uyuyor!
TTK uyuyor!
Rödevansçı uyuyor.
Böyle yazınca hepsi kızıyor.
Alınıyor, küsüyor.
Yukarıda saydıklarım uyumuyorsa bu kadar kaçak ocak nasıl çalışıyor?
Bu kadar gariban işçiler nasıl ölüyor?
O zaman birileri çıkıp bu sorunun cevabını versin.
Tuzla Tersanesi´nde yaşanan ölüm olayları gündeme geldiğinde devletin ilgisini hatırlayın.
Bakanlar, Genel Müdürler, Daire Başkanları gidip incelemede bulundular.
Yeni yaptırımlar getirdiler.
Önlem almakta titiz davranmayan tersanelere cezalar verdiler.
Büyük maddi kayıpları oldu.
Ya Zonguldak?
Burası Türkiye´de değil mi?
Kaçak üretilen kömür, değişik kanallarla devlet dairelerine gidiyor.
Kaçak üretilen kömürler faturalandırılıyor.
İrsaliyeler ayarlanıyor.
Devlet bu işin her boyutunu biliyor.
Emniyet biliyor.
Jandarma biliyor.
TTK biliyor.
Daire Başkanları biliyor.
Satın Alma Müdürleri biliyor.
Müessese Müdürleri biliyor.
Ölen ölüyor.
Tek sorumlu garip işçilerin kanından para kazananlar mı?
Bence hayır. Ayıptır, günahtır.
Üç kuruş alarak ilkel şartlarda köstebek yuvalarında evine ekmek götürebilmek, çocuğunu okutabilmek için çalışmak zorunda bırakılanların ne günahı var?
Onlar da baba.
Onların da bekleyenleri, çocukları var.
Babasız kalan çocukların hıçkırıklarını hesaba katan yok.
Herkes kendi kursağından geçene mi bakacak?
Gün olur sorumlular o çocukların hıçkırıklarında boğulur.
Onları nasıl ve ne kadar sorumlu gösterebilirsiniz?
Öleninin sorumlu olduğu ocakların kömüründen kimler para kazanıyor?
Kimse kusura bakmasın.
Devletin dolduramadığı ciddi bir boşluk var.
TTK´nın Sayın Genel Müdürü Rıfat Bey´den daha duyarlı olmasını çok bekledim.
Kendisi de babasını madende kaybetmiş bir isim. Ama bu ölümlerin devam etmemesi için ne yapıyor? Hangi rödövansçı, ürettiği kömürün hesabını nasıl veriyor?
Bu kömürlerin üretim belgesi, yani haritasını kim çiziyor, kim sorguluyor.
Hangi kömür damarının kaç metresinden ne kadar kömür üretilir?
Paranın hesabını yapan TTK, rödövansçıya bunun hesabını neden sormuyor?
Birileri hesap vermeli.
Birileri artık utanmalı.
Bizimkiler bunu yapamıyorsa o zaman konu Ankara´ya havale edilsin.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji Bakanı&[#]8217;na konu iletilsin.
Kendi sahasında kaçak çalışan ve gerekli çalışma şartlarından uzak taşeron firmalara göz yuman rödevansçılar, kendilerine bir çeki düzen vermeli. Onlara bırakırsak olmaz.
Devlet uyursa, kaçakçı işine bakar.
Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir.
O hıçkırıklar bin ah olur, nasıl olsa bir gün sessiz kalanların ayaklarına dolanır.
Hükümeti Uyarmak
Çaycuma Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı´na Aday olan Oral Şirketler Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Alibabaoğlu, grubundaki isimlerle bir araya gelerek kısa ama önemli bir açıklamada bulunmuş.
Şöyle diyor Alibabaoğlu; "Filyos Projesi hepimizin umutla beklediği bir gerçekliktir. İktidarı mutlak suretle baskı altına almak zorundayız. Havaalanı Çaycuma&[#]8217;mızı bölge ulaşım üssü yapacak bir gelişmedir. Havaalanının aktif bir şekilde hizmete girmesi için çaba gösterilmesi lazımdır. Bizler gündem belirleyen, öncelikli fikri ve görüşü alınan, dikkatle izlenen bir kurum olması gerektiğini düşünüyoruz"
Konuşurken güzel konuşuyor.
Zonguldak´ta herkes iktidardan korkar hale geldi.
Bu yüzden konuşması gerekenler, artık her şeyi gazetecilerden bekler oldu.
İktidarı baskı altına alma fikrinden dolayı Alibabaoğlu´nu kutluyorum.
Bu sözünü hatırlatacağım zamanlar olacaktır.