İl oluşumuzun 20. yılı nedeniyle kaleme aldığımız yazılarımıza devam ediyoruz.
7 Eylül 1991&[#]8217;de Zonguldak&[#]8217;tan ayrılan Bartın Türkiye&[#]8217;nin 74. ili olarak haritadaki yerini alırken, eski vilayetimiz büyük bir ilçesinden oluyordu.
Zonguldak öyle bereketli bir ilmiş ki bağrından daha sonra bir vilayet daha çıkardı.
Biliyorsunuz bizden sonra Karabük il oldu.
Bartın ve Karabük, Zonguldak&[#]8217;tan fiziken, coğrafi ve idari olarak ayrıldı ama sosyal, kültürel, ekonomik ve bazı idari alanlarda birbiriyle halen daha iç içe.
Orman Bölge Müdürlüğü eski vilayetimizde.
Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü orada.
Bölge Çalışma Müdürlüğü de orada.
Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı&[#]8217;nın merkezi yine orada.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Küçük ve Orta ölçekli İşletmeleri Geliştirme Birliği (KOSGEB) ile ilgili de Zonguldak&[#]8217;a bağlıyız.
Havaalanı orada.
Demiryolu orada.
Biliyorsunuz Karadeniz Bölge Komutanlığı Ereğli&[#]8217;de.
Yani Deniz Kuvvetlerimiz de oraya bağlı.
İlk etapta aklıma gelenler bunlar.
Bunların sayısını artırabiliriz.
Dediğim gibi 20 yıl önce ayrılmamıza rağmen halen daha birçok bakımdan Zonguldak&[#]8217;a bağlıyız.
En başta ekonomimiz aynı.
Zonguldak gibi kömüre bağımlıyız.
Türkiye Taşkömürü Kurumu küçülünce tarıma, turizme, hayvancılığa ve sanayiye yönelme oldu ama tabii haliyle geç kalınmıştı.
O nedenle kömüre bağımlı ekonominin iki ilde de yıllarca sancısı çekildi.
Hiç kuşku yok ki kömür ocağı olmasa bile bundan Karabük&[#]8217;te etkilendi.
Karabük demir çelik sektöründe söz sahibi ama Bartın ve Zonguldak&[#]8217;taki maden ocakları bölgenin diğer ili olarak onlar için de iş kapısıydı.
Madenler küçülünce bölgeden göç de artmış oldu.
Bartın daha üç yıl öncesine kadar Türkiye&[#]8217;nin en çok göç veren üç ilinden biriydi.
Son zamanlarda meydana gelen gelişmelerle birlikte göç şimdi biraz olsun durmuş görünüyor.
Madenler yüzünden tarımı ihmal eden ve verimli toprakları kavak ağaçlarına bırakan Bartın ve Zonguldak bunun acısını çok çekti.
Halen daha çekiyor.
Bu bölgenin insanı öküzünü, ineğini, bağını, bahçesini, tarlasını, tepesini satıp kapağı madene atmaya çalıştı.
Bartın geçmişte, yani ilçe olduğu dönemlerde bölgenin sebze ambarıymış.
Yumurtacılık, tavukçuluk, kerestecilik nasıl gelişmiş ise sebze ve meyve üretiminde de o kadar gelişmiş bir yöre Bartın o zamanlar.
Bölgenin en verimli toprakları, tarıma en elverişli toprakları Bartın&[#]8217;da.
Bartın yine sebze ambarı olabilir.
Tabi çalışır ve üretirse.
Kozcağız Belediye Başkanı Mustafa Karaman kendisinden iş isteyenlere gidin tarlanıza, bağınıza, bahçenize tarım yapın diyor.
Tarlası, bahçesi olmayanlara da boş arazileri kiralayın diyor.
Beldede karpuz üretimini ilk yapanları Başkan Karaman&[#]8217;ın yönlendirmesiyle bu işe başladı diye biliyorum.
Kozcağız karpuz konusunda epey ilerleme sağladı.
Ortaya çıkan örnek bahçeler, tarlalar diğer çiftçileri de teşvik ediyor.
Tarım zaten böyle gelişir.
Yörede sadece karpuz değil kiraz, elma, çilek bahçeleri de kuruluyor.
Bu bahçelere Özel İdare ve Tarım destek veriyor.
Dediğim gibi Bartın bütün gücüyle tarım yapsa, çalışsa, çabalasa bir zamanların sebze ambarı konumuna yeniden gelir.
Ben üç ili sacayağı gibi görürüm.
Biliyorsunuz sacayağının üç tane ayağı vardır.
Bartın, Zonguldak ve Karabük sacayağının bacakları gibidir.
Devlet de üç il&[#]8217;e bir bütün gözüyle bakıyor ki planları, projeleri hep bu doğrultuda yapıyor.
Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı da bunun için kuruldu.
Ziyaretler bile üç il&[#]8217;e birlikte yapılıyor.
Bakın Orman ve Su İşleri Bakanımız Sayın Veysel Eroğlu, Zonguldak&[#]8217;tan başlayan gezisini Bartın&[#]8217;la devam ettirdi ve Karabük&[#]8217;le noktaladı.
Bakan Bey de üç il&[#]8217;i birlikte değerlendiriyor.
Üç ilin sorunları genelde aynı.
Bu sorunların çözüm yolları da aynı.
Kalkınma Ajansı da bu sorunları çözerek bölgesel kalkınmayı sağlayacak.
Bartın&[#]8217;da birileri Zonguldak&[#]8217;ı sevmese de, Zonguldaklıları istemese de eski vilayetimizle biz etle tırnak gibiyizdir.
Hele biri var ki özellikle Zonguldaklılara karşı alerjisi var.
Zonguldaklılar ona ne yaptıysa, aralarında ne geçtiyse bu ilin haberlerine bile tahammül edemiyor.
Elinden gelse bütün Zonguldaklıları il dışına, hatta ülke dışına sürecek.
Gerçi bu şahıs Bartın&[#]8217;a il dışından kimse gelmesin istiyor.
Bartın benim olsun, bana kalsın, küçük olsun benim olsun düşüncesinde.
Tabi bu düşünceler pirim yapmıyor.
Bartın, Zonguldak ve Karabük için Devlet Planlama Teşkilatı bölgesel kalkınma planları hazırlarken, devlet bu üç il için Kalkınma Ajansı kurarken, üç ilin siyasetçileri bölgesel mesajlar verirken hariçten gazel okuyanlar da çıkabiliyor.
Çatlak sesler her zaman olabilir.
Bunları ciddiye alan yok.
Bırakalım onlar gazellerini okusunlar.
Kendileri okurlar, kendileri dinlerler.
Bazı durumlarda bazı kişiler için &[#]8220;kendi haline bırakın&[#]8221; denir.
Biz de bunları kendi hallerine bırakalım, işimize bakalım:
Kulakları çınlasın eski Valimiz Yavuz Erkmen, Zonguldak&[#]8217;a atandığında verdiği beyanatlardan bazıları gazetelere &[#]8220;Bölge Valisi gibi çalışacak&[#]8221; başlıkları ile yansımıştı.
Bartın Valisi olmadan önce Safranbolu&[#]8217;da Kaymakamlık yapan Yavuz Bey bölgenin büyük ili Zonguldak&[#]8217;ın Valisi olarak görevde bulunduğu süre içinde bölge valisi gibi çalışmaya özen gösterdi.
Yavuz Bey Zonguldak&[#]8217;ta biraz daha kalsaydı bölge adına büyük projeler uygulayacak, önemli işler yapacaktı.
Biz de Valilerimiz, Milletvekillerimiz, Bakanlarımız, Devlet Planlama Teşkilatımız ve kurum ve kuruluşlarımız gibi düşünüyoruz.
Genel kanaat de böyle zaten.
Büyük çoğunlukla aynı görüşteyiz.
Üç il&[#]8217;i birbirinden ayrı tutmuyoruz.
Ayrılsak da beraberiz diyoruz.
Bu arada 20. yılını çalışma toplantısıyla kutlayacağımız ilimiz şu sıralar hareketli günler geçiriyor.
Dün Üniversitemizin yeni akademik yılının açılışı vardı.
Tören düzenlendi, eğitim öğretim resmen başladı.
İlk dersi Sayıştay Başkanı Dr. Recai Akyel verdi.
Sayın Akyel&[#]8217;in verdiği dersin konusu yolsuzluklar ve bunlara karşı verilen mücadeleydi.
Konu çok önemli, ders alınması gereken bir ders.
Ayrıca Sayıştay Başkanımızın Bartın&[#]8217;a gelip ders vermesini çok önemli buluyoruz.
Sayın Akyel&[#]8217;in Bartın&[#]8217;da olması Rektörümüz Ramazan Kaplan&[#]8217;ın gücünü ve ağırlığını gösteren örneklerden biridir.
Bu güç ve ağırlık Bartın için büyük şanstır.
Bunu en iyi şekilde değerlendirmeliyiz.
Yeni akademik yıl hayırlı uğurlu olsun.
Üniversitemizin başarıları artarak devam etsin.
Bir de biliyorsunuz Orman ve Su İşleri Bakanımız Sayın Prof. Dr. Veysel Eroğlu&[#]8217;da ilimizi ziyaret diyor.
Sayın Eroğlu&[#]8217;nun ziyaretini de çok önemsiyoruz.
Bartın ormanı ve suyu bol bir yer.
Bu varlıklarımızı koruyup değerlendirmemiz gerekiyor.
Bakan Bey&[#]8217;in ziyaretinin ilimize önemli katkıları olacağını düşünüyoruz.
Sayın Bakanımız yanlış hatırlamıyorsam Bartın&[#]8217;a üçüncü kez geliyor.
Bu ziyaretler de Milletvekilimiz Yılmaz Tunç&[#]8217;un gücünü gösteriyor.
Ayrıca Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Sayın Mehmet Atalay da dün ilimizdeydi.
Mehmet Bey yerel basına destek olmaya, katkıda bulunmaya çalışan, bunun için büyük gayretleri ve uygulamaları olan bir genel müdür.
Gazete sahipleri ile görüşen Sayın Genel Müdürümüzün ziyaretinin de önemli sonuçları olacaktır.