İnanış Gazetesi'nde muhabir olarak başladım, mesleğe...
Benim bu mesleğe başlamama vesile olan Mustafa Hoş'a, ilk Yazı İşleri Müdürüm Necmettin Kurucu'ya çok teşekkür ediyorum.
Kemal Sönmez'le de çalıştım, Ali Bahadır'la da...
Muzaffer Akgün'le de çalıştım, Adnan Küçükvar'la da...
Bu isimlerle hem çalıştım, hem çatıştım!
Meslekte 31 yılımı devirdim.
Muhabirlik yaptım, yazı işleri müdürlüğü yaptım, genel yayın yönetmenliği yaptım.
Tercüman, Milliyet, Meydan, Akşam, Sabah gibi bir sürü ulusal gazetenin temsilciliğini yaptım.
Ajans muhabirliği yaptım. ATV muhabirliği yaptım.
Allah'a şükür, hiç devrilmedim.
Dövdüler, sövdüler, vurdular...
Yolumdan hiç dönmedim.
Kimler geldi-geçti bu meslekten...
Kimler yıllar boyu bir arpa boyu ilerlemedi...
Mesleki anlamda hayalini kurduğum her şeyi gerçekleştirdim.
Muhabirdim, 15 günde bir yayınlanan spor gazetesi çıkardım...
Muhabirdim, haftalık gazete çıkardım...
Muhabirdim, aylık dergi çıkardım...
Muhabirdim, günlük gazete çıkardım...
Muhabirdim, gittim Bartın'da günlük gazete çıkardım...
Muhabirdim, televizyon kurdum.
Ve ben bu işlerin hepsini banka kredisiyle yaptım.
Bankalar orada, hesaplar orada...
Meslek hayatları boyunca benimle rekabete girişenleri hep alt ettim.
Çünkü ben, onlardan fazla çalıştım...
Çünkü ben, işime odaklandım...
Onlardan çok haber yaptım...
Onlardan çok köşe yazdım...
Biz bu mesleğe girdiğimizde matbaada çalışan abilerimiz, bugün bizim gazeteciliğimizi sorgular olmuş!
Hiçbirine saygısızlık etmedim...
Bundan sonra da etmem.
Ne söyleyeceksem, yüzlerine söylerim.
Adam, bahis çetesinden para alırken kameraya takılmış, bizi para almakla suçluyor!
Adam, sevgilisinin telefonuna tehdit mesajları atmış, sonra telefonu çalmış, polise yakalanmış, "haber yaptık" diye bizi eleştiriyor!
Eline kamera verdiğin adam, karnı doyunca, bizi eleştiriyor!
"Üstat üstat" diye yağcılık yapan bile bizi eleştiriyor!
Hapis yatırdığım gazeteciler, bizi eleştiriyor!
Ahlaksızlık yaparken yakaladığımız gazeteci de bizi eleştiriyor!
Şimdi Zeki Tosun'un şeyine tutunmuş, beni eleştiriyorlar!
Kardeşim, bir durduğunuz yere bakın...
Sonra aynaya bakın...
Sonra bizi eleştirin.
Adamın bana 5 yıl öncesinden 70-80 bin lira borcu var...
O bile bizi eleştiriyor.
Arsız güçlü olunca, haklı güçsüz olurmuş...
Biri de yazmış, demiş ki:
"Hasan Tosun, tırnaklarıyla kazıyarak başhekim oldu."
Valla, o kadar güçlü tırnağı olan kadınlar var ki, hiçbiri başhekim olamadı!
Hasan Tosun, ağabeyi Zeki Tosun, AK Parti Zonguldak İl Başkanı olduğu için başhekim oldu.
Ve bu Hasan Tosun, ağabeyi Zeki Tosun, AK Parti Zonguldak İl Başkanı olduğu için bu kadar uzun süre görevde kaldı.
Koca koca adamlara yağcılık yapmak hiç yakışmıyor!
Hasan Tosun, şu anda aldığı maaşı özel sektörde alabilir mi?
Hastanede normal bir hekim olarak çalışsa, o parayı alabilir mi?
Akşama kadar otur, gelen-gidenle sohbet et...
Milletvekilinden fazla maaş al...
Validen fazla maaş al...
Kızılayı dizayn et...
Siyaseti dizayn et...
Hastaneyi dizayn et...
Sağlığı dizayn et...
Hasan Tosun, Zeki Tosun'a daha fazla yük olma...
Adam kendi derdiyle mi uğraşacak, senin başına çıkarttığın dertlerle mi uğraşacak?
Sağı-solu, arama, arattırma!