Nasıl kapımızın önünü süpürmeyi bilmiyorsak, yasaklara uymamak gibi kötü bir alışkanlığımız da var.


Bu yasakların bizi, sağlığımızı, çevremizdeki insanları korumak ve topluma çeki düzen vermek için konulduğunu bilmiyoruz.


Ya da biliyoruz da bilmezden geliyoruz.


Kapalı mekanda sigara içme yasağı en çok ihlal ettiğimiz yasaklardan biri.


Yasanın yeterince uygulan(a)madığı yetmezmiş gibi kahvecilerin başvurusu üzerine Danıştay&[#]8217;a giden konu şimdi Anayasa Mahkemesi&[#]8217;nde.


Anayasa Mahkemesi sigara yasağının Anayasa&[#]8217;nın eşitlik ilkesine aykırı olup olmadığına bakacak.


Aykırı bulursa yasak kaldırılacak, bulunmazsa devam edecek.


Yasak sigara ile hiç ilgisi olmayan insanların zehirlenmesini önlüyor.


İnsanları zehirlemek Anayasa&[#]8217;nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu için yapılan bu düzenleme sigaranın zararlarını bilenler tarafından memnuniyetle karşılanıyor.


Sigaranın zararlarını bilmeyenler ya da bilip de bir anlık zevk uğruna bilmezden gelenlerle sağlığını değil de ekonomisini düşünenler mahkemeden iptal kararı bekliyor.


Bekleyelim görelim.


Beklemeden gördüklerimizden biri araç kullanırken cep telefonu ile konuşma yasağının da sigara yasağı gibi yaygın olarak delinmesi, çiğnenmesi.


Bunun için de Anayasa Mahkemesi&[#]8217;ne gidilirse hiç şaşırmamak lazım.


Bakın konunun hayati önem taşıdığına dair şu haberi gelin birlikte okuyalım:


&[#]8220;Erzurum Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Fransızca Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Abdullah Er (48) otomobil kullanırken cep telefonu ile konuşmanın bedelini hayatıyla ödedi.


Kaza, 30 Haziran&[#]8217;da saat 22.00 sıralarında meydana geldi. Aşkale&[#]8217;den, Erzurum&[#]8217;a dönmek için otomobiliyle yola çıkan Er, geç kaldığı için eşi Ferhat Er&[#]8217;e (40) telefon açtı.


Eşine 15 dakika sonra evdeşim dediği sırada otomobiliyle takla atarak sulama kanalına düşen akademisyen hayatını kaybetti&[#]8221;


İşin acı tarafı araç taklalar atarken eşinin kazayı dinliyor olmasıydı.


Gazetelerde &[#]8216;Eşinin ölümünü telefonda dinledi&[#]8217; başlığıyla yer alan bu haber oldukça etkileyici.


Umarım etkileyici olduğu kadar caydırıcı da olur.


Erzurum&[#]8217;da yaşanan bu olay ibret olmalı.


Sürücüler araç kullanırken cep telefonu kullanmamalı.


Şahsen ben her gün ana caddede birçok sürücüyü direksiyon başında cep telefonu ile konuşurken görüyorum.


Sigara da cabası.


Yasak varmış, para cezası uygulanıyormuş, ceza puanı yazılıyormuş, tehlikeliymiş, kazaya yol açıyormuş, kimsenin umurunda değil.


Denetim ve cezalandırmada etkili olunsa böyle olmaz.


Direksiyon başında cep telefonu ile konuştuğu için hakkında yasal işlem yapılan ve birkaç defa ceza yiyen sürücü bu yasağı bir daha ihlal etmez.


Hareket halindeki araçta bir eli direksiyonda bir eli ve bir kulağı cep telefonunda olan sürücünün dikkatinin dağılması kaçınılmazdır.


Bu da kazaya davetiye çıkarmak demektir.


Cep telefonuyla konuşmak bunun için yasak.


Emniyet araç kullanırken cep telefonu ile konuşan ve sigara içenlerle daha etkin bir şekilde mücadele etmeli.




Herkes kapısının önünü temiz tutarsa bütün şehir temiz olur



Milli Eğitim Müdürümüz Hacı Ali Yeşilyurt, &[#]8220;Geleceğimizin teminatı çocuklarımızı çağa uygun, çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkarmak açısından bizlere büyük bir görev düştüğünü biliyoruz. Tüm öğretmenlerimize verdiğimiz mesaj budur&[#]8221; dedikten sonra bir Alman atasözünden söz etti:


&[#]8220;Herkes kapısının önünü temiz tutarsa bütün şehir temiz olur&[#]8221;


Sayın Yeşilyurt cümleyi &[#]8220;Her yönetici üzerine düşen görevleri yaptığı sürece eğitimde başarı kendiliğinden gelir. Bizim misyonumuz bu&[#]8221; diyerek bağladı.


Müdürümüzün bu değerlendirmesine aynen katılıyoruz.


Bu anlayış sadece eğitim için değil, bütün alanlar için geçerli olmalı.


Keşke herkes bu anlayışta olsa.


Ama nerede&[#]8230;


Kapı önünü temiz tutmak gibi bir zihniyete ne yazık ki sahip değiliz.


Tam tersine tozları halının altına süpürmek gibi bir huyumuz var.


Öyle olmasaydı, herkes üzerine düşen görevi yapsaydı herhalde bugünkü konumumuzdan daha iyi durumda olurduk.


Kapımızın önünü süpürebilseydik içimizdeki çürüğü çarığı ayıklayabilseydik, şahsi çıkar ve menfaatlerini ülke ve yöre menfaatlerinin önünde tutanları aramızda barındırmasaydık iki ileri bir geri değil tam gaz ileri gitmiş olurduk.


Görevimizi yapmamız ve kapımızın önünü süpürmemiz lazım ama bunu yapmıyoruz, yapamıyoruz.


Yapanlar var ama yeterli değil.


Ahlak, fazilet, görev anlayışı, sorumluluk duygusu denilen kavramlar keşke bütün değerlerin üzerinde olsa.


Keşke herkes üzerine düşen görevleri yapsa ve kapısının önünü temiz tutsa.


Keşke bütün şehirler temiz olsa.




Amasra&[#]8217;da oto park sorunu



Tarihi ve turistik ilçemiz Amasra 1950&[#]8217;lerde Türkiye&[#]8217;de turizmin ilk başladığı yerler arasında bulunurken, turizmini geliştirmekte zorlandığı için 60 senede ancak bir arpa boyu yol alabildi.


İlçede son yıllarda turizm alanında kayda değer gelişmeler var.


Konaklama sorunu kalmadı gibi bir şey.


Yeni eğlence yerleri açıldı, tanıtım deseniz o da hiç fena değil.


Turların ikinci adresi olan ilçede özellikle hafta sonları iğne atsanız yere düşmüyor.


Ancak olumlu gelişmelerin yanında olumsuzluklar da var.


Bu olumsuzluklardan birisini geçen ay yazdığım bir yazıda tuvalet sorunu olarak göstermiştim.


İlçedeki umumi tuvaletlerin yetersizliği sorun yaratıyor.


Özellikle tur otobüsleriyle gelen turistler bazen tuvalet önlerinde kuyruk oluşturuyor.


Bu sorun tuvalet sayısı artırılarak çözülecek yerde mevcut tuvaletlerden en iyi olanı yıkılacak ve sorunun büyümesi sağlanacak.


Amasra&[#]8217;da tuvalet sorunu gibi çözüm bekleyen bir diğer önemli sorun da oto park sorunu.


Bu sorunun da tuvaletten farkı yok.


Terminal alanı yetersiz, tur otobüslerine yetmiyor.


Otoparklar da öyle.


İlçeye araçlarıyla gelen turistlerin birçoğu park yeri bulamıyor.


Özellikle hafta sonları bu yüzden çok büyük sıkıntılar yaşanıyor.


Oto park sorunu da aynı tuvalet sorunu gibi turistlerin canını sıkıyor.


Amasra&[#]8217;yı turistlerin ihtiyacını gideremediği ve aracını park edemediği bir yer olmaktan çıkarmamız gerekiyor.


İki sorun da çözüm bekliyor.