Lavuar Alanı&[#]8217;nda yapılmak istenen düzenlemeyle ilgili yapılan yarışma sonucu birinci olan projeyle ilgili endişelerimi ifade ettim.
Benim gibi düşünenler gibi, benim gibi düşünmeyenler de var.
Bu da çok normal.
Bunlardan iki isim.
Birincisi meslektaşımız ve Zonguldak Belediye Meclis Üyesi Bahaddin Arı, diğeri ise Kent Konseyi ve Şehir Plancıları Odası Başkanı Yesari Sezgin.
Bahaddin ağabey benim sıkı bir dolduruşa geldikten sonra bu yazıyı yazdığımı düşünüyor.
Ve fena halde yanılıyor.
Bizde bu öngörü genelde olur.
Bir şey yazıyorsak elbette arkasında biri vardır.
Yesari Sezgin ise eleştirilerimi abarttığımı düşünüyor.
Özellikle de yapılacak binanın bir alışveriş merkezi olmadığını söylüyor.
Dün gittik.
Projeleri tek tek inceledik.
Planları gösterdi.
Kat planlarını gösterdi.
Binanın sadece söylemde değil gerçekte bir Kongre Merkezi olacağını söyledi.
Büyük salonları olacak.
Geri kalan 16 işyerinin ise Kongre Merkezlerinin içinde bulunması gereken kafeterya türü yerler olduğunu söyledi.
Hak veriyorum.
Ancak binanın yerleşkesi konusunda hata yapıldığını düşünüyorum.
Düz bir bina yerine dairesel bir simetri oluşturulabilirdi.
Projenin bütünü üzerinde yaptığımız tartışmalarda ise Yesari Bey&[#]8217;in de eleştirilerime katıldığı yerler olduğunu da böylece öğrenmiş oldum.
Örneğin kulelerin önüne yapılacak 2 katlı cam sergi salonu kulelerin önünü kapatıyor.
Burada mutlaka büyük bir meydan olması gerekirken bu imkan ortadan kaldırılıyor.
Öte yandan mevcut binanın yıkılıp yerine yenisinin yapılabilmesi konusunda Koruma Kurulu&[#]8217;nun ikna edildiği belirtilmişti.
Ancak buna izin çıkmadı.
Yeni düzenlemede binanın ne amaçla kullanılacağı konusunda çelişkiler var.
Gençlik Merkezi diye geçiyor.
Ben ise halen projenin bir kez daha gözden geçirilmesinde ısrar ediyorum.
Projenin korumacı tarafını elbette benimsiyorum.
Ancak minibüs duraklarını kaldırmayı önermeyip üzerini kapatarak yayaları üste çıkarmayı ve buradan alana yürütmeyi hedefleyen bir projede durakların neden orada tutulmaya devam edileceğinin de yeniden sorgulanması gerekiyor.
Alan üzerinde mümkünse 500- 600 kişilik yarım kapalı amfi sahnenin mutlaka olması gerekiyor.
İnsanların oturarak yerel grupların konser ve açık hava tiyatro sunumlarını ve diğer etkinliklerini izleyebileceği bir yer olması gerekiyor.
Kulelere üç renkli baret ve gövdesine madencilik yaşamını anlatan figürlerin oluşturulması şart.
Öğrendiğimiz kadarıyla TTK ile Hazine arasında arazi takası konusunda tıkanma var.
Ancak ben yine de merak ediyorum.
Buradaki Kongre Merkezi&[#]8217;nin mülkiyeti, işletilmesi kime ait olacak?
İlk başta Yap-İşlet-Devret modeli benimsendi.
Bence şahısların değil Zonguldak Belediyesi&[#]8217;nin olmalı. Tabii ki profesyonel bir şekilde yönetilecekse.
Yani orası da halkın olmalı.
Bu detaylar da zamanla ortaya çıkacaktır.
20 sene sonra bugünkü bazı mevcut yapılar gibi lanetlenen bir yer olmasını istemem.
Kimse istemez.
Bu yüzden yeniden gözden geçirilmeli.


Küçükali kafayı mı yedi?


Bakkallar ve Tekel Bayiileri Odası Başkanı Şükür Küçükali siyasileri eleştirirken Rizeli amcaların Ruslara kızması gibi, gitmiş Fransızlara kızmış. &[#]8220;Fransızların 80-90 sene önce yaptıklarını yıkıyoruz. Hizmetler konusunda Milletvekillerimizden değil, yaptıklarına sahip çıkmayan Fransızlardan şikayetçiyiz&[#]8221; diyor.
Türk Milletini, Türk siyasetçilerini küçük düşürmek ve Fransızları övmekten yargılanabilir.
Küçükali&[#]8217;ye kafayı yemiş gözüyle de bakabiliriz. Ama öyle değil.
Bazen duyguları kelimelere dökemiyorsunuz.
Hem tepkinizin şiddetini hem de suç işlemeyeceğiniz, yargılansanız da bile ceza almayacağız bir karşılığını bulmak istiyorsunuz. Ama olmuyor.
Sanırım Küçükali&[#]8217;ninki de böyle bir durum.
Fransızlar bu kentte olsa böyle iğrenç bir miras sanırım bırakmazlardı.
80 yıldır geriye giden, yozlaşan bir memleket. Yoksa özüne dönen mi desek!


Harun Ersoy&[#]8217;un annesi


Evlat ne kadar da yaşlansa annenin gözünde hiç büyümezmiş.
İnsan evlat olduğu sürece bunu anlayamıyor sanırım.
Mesleki büyüğümüz Harun Ersoy dün yeniden durumu ağırlaşan annesine gitti İstanbul&[#]8217;a
Biraz ümitsiz, biraz boğuk.
Kendisini ölüme hazırlayan bir evlat.
Son nefesine yetişmek için.
Belki de son defa evlat olarak görevini yerine getirebilmek için.