Zonguldak’ta,
MHP’de yaşanan siyasi kriz,
Konuşulmaya devam ediyor.
MHP Alaplı İlçe Başkanı Erol Oktay’ın görevden alınmasının akabinde,
Kriz patlak verdi.
Görevden alınan başkan,
MHP İl Başkanı Mustafa Öztürk’ün,
Ömer Selim Alan’a oy vermeyin yönünde baskı yaptığını söyledi.
İddia diyoruz ama,
Bunu ilçe başkanları toplantısında,
Yani kalabalık bir ortamda gerçekleştiğini söyledi.
Yani çok tanıklı bir olay.
Sanırım şimdi de,
İlçe başkanlarını arayıp, “Gazeteciler size bir şey sorarsa sakın bilgi vermeyin” yönünde bir baskı oluşacaktır.
Neyse!
Sonra dönüyoruz sosyal medyaya bakıyoruz.
Çeşitli görevlerdeki Ülkücüler,
Sosyal medya hesaplarından göndermeler yapıyor.
Bir şeyler yazıyor.
Susan tek kişi ise,
MHP MYK üyesi Murat Kotra.
Sessizlik hayra alamet değil gibi geliyor bana.
Ama sebebini bilmiyoruz.
Neyse efendim!
MHP İl Başkanı bugün açıklamalarda bulunmuş.
Cumhur ittifakında dolayı bir karışıklık olduğunu,
MHP’liler Ak Parti’ye oy verdiğini söylemiş.
Yüzde 25 oranında oy beklerken,
Yüzde 4,6 oy aldıklarını dile getirmiş.
Başarısızlığın bahanesine bakar mısınız?
Mustafa Öztürk’ün babası,
Ülkücü camianın saygın isimlerinden.
Kendisi ne zaman partiye üye oldu?
Ne zaman Ülkü Ocaklarında bulundu bilmiyorum.
En azından ben Ülkücü Ocaklarındayken,
Kendisini hiç hatırlamıyorum.
Babasını iyi biliriz ama.
Neyse efendim!
Adeta bir Başbuğ gibi söylemler geliştiren bir il başkanının annesi,
Nasıl olurda nereye oy vereceğini bilmez?
MHP’lilerin Zonguldak’ta ki lideri olan Mustafa Öztürk,
Daha validesine bile anlatamamış olayı.
İkna edememiş.
Yedi kat ele nasıl anlatacak bunu?
Milletten nasıl oy istemiş?
Ne diyelim?
Özrü kabahatinden büyük olmuş.
Babasının Ülkücü camiadaki mirası ile yer edinen başkan,
Kendi iradesi ile ancak bu kadar yönetebiliyor.
Herkes için büyük hayal kırıklığı.
Zonguldak’ı ilgilendiren bir konuda,
Asla açıklama yapmayan MHP İl Başkanı,
Şahsını ilgilendiren bir konu olduğunda,
Peş peşe demeçler veriyor.
Yine nereye geliyoruz?
Kentini değil kendini düşünenlerin şehrine geliyoruz.
MHP İl Binasının satın alınması,
Ve,
Varol Demirköse’nin disipline verilmeme süreçlerini,
İlerleyen günlerde konuşacağız.
Pandoranın kutusu açılsın artık…
* * * * * * * *
Aldığımız istihbaratlar,
Pek hayırlı gelmiyor.
Zonguldak’ta,
Bu sene,
‘Susuz yaz’ filmini tekrar seyredebiliriz.
Edindiğim bilgilere göre,
Bazı belediyeler,
Metropoliten Belediye Birliğinde olan tabi,
Barajda kendi üzerlerine düşen,
Elektrik parasını ödeyememiş.
Bir iddiaya göre,
Son ikazlar geçilmiş.
Bu hafta içi son diye biliyoruz.
Önümüzdeki günlerde,
Su kesintisi yaşanabilir.
Bu kime eksi yazar,
Kime artı yazar bilemem.
Umarım bu sıcak havalarda,
Su kesintisi yaşamayız.
Su demek medeniyet demek.
Büyük medeniyetler hep akarsu kenarına kurulmuş.
Su olmazsa,
Ter kokarlar.
Su olmazsa yemek olmaz.
Su olmazsa temizlik olmaz.
Su olmazsa din olmaz.
Abdest olmaz.
Gusul olmaz.
Zonguldak o kadar sulak ama,
Cenabet gezen çok var.
Onun suyla alakası yok.
İncivez’den başlayarak,
Kente bir abdest aldırmak lazım aslında.
Aklıma gelmişken,
Eskinde ‘Acılık Çocuğu’ deyince kötü anlam çıkarırılardı.
Genelev Acılık’taydı ya.
Sahi birine şimdi ‘İncivez Çocuğu’ desek,
Aynı anlama gelir mi?
Nereden nereye geldik.
Neyse su önemli arkadaşlar.