Türkiye Gazeteciler Cemiyeti´nin Yılsonu Değerlendirme Toplantısı&[#]8217;na katılmak için Mustafa Kemal Bektaş ile İstanbul&[#]8217;dayız.
Toplantı salonundan bir hışımla çıkıp otel odama geldiğimde kısa zamanda ne yazabileceğimi kara kara düşünürken, elektronik posta kutusu imdadıma yetişti.
Angaralı Şerafettin´i hatırlarsınız.
Hani geçtiğimiz günlerde sıkça bahsettiğimiz Ankara Zonguldaklılar Derneği´nin Başkanı.
Dernekten bir elektronik posta göndermişler.
Ankara Zonguldaklılar Dernek Başkanı Şerafettin Üstünkol iyi bir iş yapmış.
Okuyunca hem sevindim, hem şaşırdım.
İşte o elektronik posta:
"Derneğimiz Yönetim Kurulu Üyeleri 01.12.2009 tarihinde Çankaya Belediye Başkanı Sayın Bülent Tanık´ı ziyaret ederek bir süre görüşmüşlerdir. Dernek Başkanımız Şerafettin Üstünkol ile ODTÜ´deki öğrencilik yıllarından tanışan Sayın Bülent Tanık ile yapılan samimi görüşmede, Şerafettin Üstünkol kendinse; ´´Derneğimizin Ankara´da bir lobi oluşturmaya çalıştığını, bu konuda yardım ve desteklerini beklediğimizi, yapılacak etkinliklerde Belediyenin tesislerinden yararlanmak istediğimizi´´ ifade etmiştir. Ayrıca, yapılan görüşmede gündeme gelen Olgunlar Sokak´taki Madenci Heykeli´nin de bakımının yapılmasını talep etmiştir.
Sayın Bülent Tanık da; ´´Annesinin Mehmet Çelikel Lisesi mezunu olduğunu, kendisinin de Zonguldak´a gelerek bizzat yeraltına girip ocakları gezdiğini, bu nedenlerle Zonguldaklılara sempati ile baktığını, derneğimize elinden gelen yardımı yapacağını ve adı geçen madenci heykelini boyatacağını´´ beyan etmiştir.
Ayrıca kendisine Zonguldak´ın simgesi haline gelen bir de madenci heykelciği hediye edilmiştir.
Derneğimizin Çankaya Belediyesi´nin desteğini almasını önemsiyoruz.
Bu sayede daha etkin hizmetler yapabileceğimizi düşünüyoruz.
Önem verdiğimiz bu gelişmeyi tüm Zonguldaklılarla paylaşıyor, bu vesile ile saygı ve selamlarımızı sunuyoruz."
Bu durumdan ne kadar mutlu olduğumu söylesem azdır.
Hadi mütevazilik yapmayayım.
Şerafettin Üstünkol´u eleştiren, Ankara´daki Madenci Heykeli&[#]8217;nin içler acısı halini gündemde tutan bir gazeteci olarak, amacıma ulaşmış bulunuyorum.
Kendimi mi tebrik etmeliyim, yoksa Şerafettin Bey´i mi?
En iyisi ben yine Şerafettin Bey´i tebrik edeyim.
O kadar eleştirinin ardından kendisine değil yazana kızan Şerafettin Bey önemli bir adım atmış.
Bunların takipçisi olacağız.
Ama yeterli değil.
Şerafettin Bey istese, zaman ayırsa Ankara´da Zonguldak adına neler yapar neler.
Biz İstanbul´un basın camiasında Zonguldak lobisi yaparken, Ankara´dan gelen haber bu yüzden çok önemli.


Şehir Edebiyat´ı kutluyorum


Gazeteci ve Şair İbrahim Tığ´ın yönettiği ve sahibi olduğu günlük Bölge Haber Gazetesi´nin paralı kültür sanat eki olarak yayınlanan "Kültür ve Edebiyat Dergisi Şehir" Aralık 2009 tarihli baskısıyla 51. Sayısıyla birlikte 6. yayın yılına girdi.

[*] [*] [*]

Devrekli Şair Rüştü Onur´un, 12.09.1940 tarihinde dostu Necati Cumalı´ya yazdığı mektubunda;
"Ey benim mektuplarıyla huzur bulduğum ve avunduğum kardeşim. Şehir´de buluşacağız. Her ne pahasına olursa olsun Şehir çıkacak&[#]8230; Şehir, okuyucu kitlesinin karşısına yeni bir atmosferle çıkacak" demiş.
Ama Rüştü Onur, çıkarmayı çok istediği "Şehir" dergisini, ömrü yetmediği için çıkaramamış.
Rüştü Onur´un bu isteğini vasiyet kabul eden şairler; Fahrettin Koyuncu, İbrahim Tığ ve Orhan Tüleylioğlu, O´nun ölümünün 62. yılında (2 Aralık 2004) ´Şehir´i çıkarmaya başladı.

[*] [*] [*]

İbrahim Tığ ve arkadaşları aslında çok önemli bir şey yapıyor.
Onun ne kadar önemli şey yaptığını pek de umursamıyoruz aslında.
Çünkü şiir karın doyurmuyor!
Tebrikler İbrahim Tığ.


Medya kendisiyle yüzleşiyor


Son dönemde medya içinde çok farklı tartışmalar oluyor.
Zaman zaman toplantılara katılıyor, sonuçlar çıkarmaya çalışıyoruz.
Medyanın kendi sorunlarını kabul ederek yüzleşmesinin kaçınılmaz olduğu bu günlerde Türkiye´nin her noktasında benzer sorunlar var.
Dün İstanbul´daki toplantının sonuçlarını Karaelmas Gazeteciler Derneği çatısı altında ayrıca tartışacağız.
Ancak basın adına son dönemde çok önemli ve pozitif çalışmalar oluyor.
Bunları görüyor ve mutlu oluyoruz.