Yeni Emniyet Müdürümüzün ilk açıklaması Bartın&[#]8217;daki huzur ve güven ortamının artarak devam edeceği şeklindeydi.


İlk yayımladığı mesaj Öğretmenler Günü mesajı, ilk katıldığı resmi tören de Öğretmenler Günü töreni oldu.


Bartın&[#]8217;da henüz ilk haftasını dolduran Sayın Müdürümüz ilk ziyaretlerden birini Ulus ilçesinde şehit ailesine yaptı.


2000 yılında Van&[#]8217;da teröristlerle girdiği çatışmada şehit olan ve bizim de cenazesine katılarak haberini yaptığımız polis memuru Mustafa Kemal Açıkgöz&[#]8217;ün gözü yaşlı ailesini evinde ziyaret edip mezarlığa giderek dua eden Müdür Altınok&[#]8217;un bu davranışını oldukça önemli bulduk.


Şehitlerimiz ve gazilerimiz sayesinde memleketimiz ayakta ve biz bugün buralarda yaşayabiliyoruz.


O bakımdan Sayın Müdürümüzün bu ziyareti önemli olduğu kadar anlamlıydı da.


Şehit aileleri ve gaziler özellikle devlet yetkilileri tarafından düzenli olarak aranmalı, sorulmalı.


Onlara kendilerini yalnız hissettirmemek lazım.


Sadece yakınlık göstermek de yetmez bütün sorunlarıyla ilgilenmek de gerekir.


Bu anlayışta olduğunu görmekten memnuniyet duyduğumuz yeni Emniyet Müdürümüzün vatandaşların yanı sıra basınla da karşılıklı samimiyet çerçevesinde iyi ilişkiler içinde olacağının sinyallerini alıyoruz.


Önceki müdürlerimizin zamanında internet yaygın ve kullanışlı olmadığı için Mesut İnce zamanında başlayan ve Burhan Gümüş döneminde devam eden basına haber desteğinin ve emniyetteki şeffaflığın Mehmet Altınok ile birlikte daha da artarak süreceğini düşünüyoruz.


Bartın&[#]8217;a veda eden eski Emniyet Müdürümüz Burhan Gümüş devir teslim töreninde &[#]8220;Basından habersiz hiçbir şey yapmadık&[#]8221; demişti.


Polisin çalışmalarından basının haberinin olması demek kamuoyunun da her şeyden haberdar olması demektir.


Bu dönemde bu haberdarlık durumunun daha iyi bir noktada olmasını diliyoruz.


Bunun işaretlerini alıyoruz.


Polis vatandaş, polis gazeteci ilişkileri ne kadar iyi olursa, arada ne kadar çok iletişim olursa başarı ve huzur o derece artar.


Bu arada yeri gelmişken söyleyeyim, biz Sayın Mehmet Altınok için 6&[#]8217;ncı emniyet müdürümüz demiştik.


Aslında 7&[#]8217;nci emniyet müdürümüz dememiz gerekiyordu.


Demedik çünkü Sayın Coşkun Hayal&[#]8217;i Bartın&[#]8217;da görev yapmış saymıyoruz.


Üç ay gibi kısa bir süreliğine Bartın Emniyet Müdürü görünen Coşkun Bey, Mesut Çevik&[#]8217;in apar topar alelacele Ankara&[#]8217;ya Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alınmasının ardından yapılmış bir atamaydı.


Sayın Hayal&[#]8217;i Bartın&[#]8217;a gelirken gördük, bir de giderken.


Daha doğrusu gelişiyle gidişi bir oldu.


Bartın&[#]8217;daki görev süresini bildiğim kadarıyla raporlu olarak geçirmiş, görevinin başında durmamıştı.


Coşkun Bey soyadı gibi bizim için hayaldi.


Nitekim üç ay sonra yerine Mesut İnce atandı.


Sayın İnce&[#]8217;nin ataması önce vekalaten yapıldı.


Sonra bu atama başarılı çalışmalarından dolayı asalete dönüştü.


Coşkun Bey, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde daire başkanlığı da (Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı) yapmış bir üst düzey emniyet yetkilisi olduğundan Bartın kendisine küçük gelmişti.


Daire Başkanlığı&[#]8217;ndan alınışı ve il emniyet müdürü olarak başka bir görevde değerlendirilmesi, onu bakanlıkla karşı karşıya getirmişti.


Konu mahkemeye intikal etti diye hatırlıyorum.


İşte böyle karışık durumlar karşısında Ankara&[#]8217;nın aklına gelen iller arasında nedense Bartın da bulunuyor.


Bir yerde atama sorunu olunca bu sorun genelde hep Bartın gibi illerle çözülmek istenir.


İl Kültür ve Turizm Müdürü Derviş Özbay bunun çok çarpıcı bir örneğidir.


Bakanlığın Malatya&[#]8217;ya yaptığı atama Özbay&[#]8217;ı 20 yıl idarecilik yaptığı bu ilde yerinden oynattı.


Bahaettin Kabahasanoğlu&[#]8217;na yer açmak için Derviş Özbay&[#]8217;ı Bartın&[#]8217;a gönderen bakanlığın kararı bir inatlaşmaya neden oldu.


Özbay, mahkemeye giderek bakanlığın kararını iptal ettirdi ve tayinini yeniden Malatya&[#]8217;ya aldırdı.


Bakanlık mahkeme kararına rağmen Malatya&[#]8217;ya yaptığı atamada ısrar etti.


Kararı önce uyguladı, sonra bildiğini yaptı. Özbay&[#]8217;ı yeniden Bartın&[#]8217;a gönderdi.


Tabii Kabahasanoğlu&[#]8217;nu da tekrar Malatya&[#]8217;ya.


Bu geliş gidişler daha sonra baş döndürücü bir boyuta ulaştı.


Bartın&[#]8217;ımız Vali Halil Işık&[#]8217;ın ataması sırasında da joker il olarak görev yaptı.


Her seferinde tayinini mahkeme kararı ile durduran ve eski görev yeri Adıyaman&[#]8217;a kendisini defalarca iade ettiren Vali Işık sonunda bu &[#]8216;gel-git&[#]8217;lerden başı dönen Adıyamanlıları isyan ettirmişti.


Sivil toplum örgütleri bir araya gelerek açıklama yapmış, bu geliş gidişlere artık bir son verilmesi istenmişti.


Adıyamanlı siyasiler de devreye girerek İçişleri Bakanlığı nezdinde girişim yapmıştı.


İşte bunun sonucunda Halil Işık&[#]8217;ın göreve iade kararı Adıyaman yerine başka bir il ilde uygulanmıştı.


Bu il Bartın olmuştu. Bildiğimiz kadarıyla Bakanlık Işık&[#]8217;tan dilekçe alarak Adıyaman&[#]8217;ı bu geliş gidişlerden kurtarmıştı.


Fakat bu arada olan Bartın&[#]8217;a olmuştu.


Halil Işık&[#]8217;a yer açma çabası Bartın&[#]8217;daki düzeni bozmuş, konu mahkemeye taşınmış, yeni bir gel-git&[#]8217;e neden olmuştu.


Allah&[#]8217;tan bu gel-git fazla uzun sürmedi de Özbay da olduğu gibi başımız dönmedi.


Yeniden emniyete dönecek olursak:


Bartın her ne kadar huzurlu ve güvenli bir şehir ise de burada yine de yapılacak birçok iş var.


Bu işlerin yapılması halinde huzur ve güven ortamımız hem korunmuş olacak hem de üst seviyelere çıkmış olacak.


Sayın Müdürümüz şu sıralar yeni görev yerini tanımaya çalışıyor.


İlin sorunları konusunda bilgiler alıyor.


Sonra sıra bunları çözmeye gelecek.


Bunun için ne yapılması gerekiyorsa yapacaktır.


Buna inanıyoruz, kendisine güveniyoruz.



Kütüphanenin yeri değişmek zorunda mı?



Temeli 1993 yılında atılan Kültür Merkezi inşaatı Milletvekilimiz Yılmaz Tunç&[#]8217;un çabaları sonucu tamamlandı.


Bina son derece modern ve Bartın&[#]8217;ın ihtiyacına cevap verecek şekilde yapıldı.


Kültür ve Turizm Müdürlüğü kendisine ait bir binası da olmasına rağmen Kültür Merkezine taşındı.


Müdürlüğe bağlı İl Halk Kütüphanesi de buraya taşınacak.


Kütüphane taşınmasa daha iyi.


Bu birimin şu anki yeri olan Yukarı Çarşı&[#]8217;daki eski Özel İdare binasında olduğu gibi merkezi bir yerde olmasında fayda var.


Kültür Merkezi&[#]8217;nin yeri şehrin dışa açılımı bakımından değerlendirilecek olursa isabetli.


İyi olmayan özellikle kütüphane faaliyeti için uzak olması.


Kütüphaneyi daha çok öğrenciler kullanıyor.


Öğrencilerin Kültür Merkezine ulaşması biraz zor olacak.


Alışıncaya kadar en az iki yıl geçer.


Kütüphane sanki buraya taşınınca bize işlevini kaybedecek gibi geliyor.


İnsanları, bilhassa çocukları ve öğrencileri kitaptan uzaklaştırmamak lazım.


Kütüphane binası Özel İdare&[#]8217;nin olduğu için bakanlığın kira gideri oluyor.


Bu harcama bir kurum için gider olurken diğer kurum için gelir oluyor.


Aslında bir şey fark etmiyor.


Devlet bir cebinden alıyor diğerine koyuyor.


Bakanlık nasıl olsa kendi binamız var, boşuna kira vermeyelim diye düşünmüş olabilir.


Her şey para demek değildir.


Özellikle eğitim ve sağlık hizmetlerinde parayı ikinci plana atmak lazım.


Eskiden kent merkezindeki eski belediye binasında kütüphane vardı.


Öğrencilik yıllarımda buraya çok gidip geldim.


Sonra kütüphane buradan kalktı.


Şimdi Özel İdare binasından da kalkacak.


Kolay ulaşılabilecek merkezi bir yerden zor bulunabilecek uzak bir yere gidecek.


Zaten yeterince okumayan, kitapla fazla haşır neşir olmayan bir milletiz.


Bunu daha da artıracak şeyler yapmamak lazım.


Kütüphane yerinde kalsa ya da en azından bazı birimleri hemen gitmese daha iyi.


Taşıma kararını gözden geçirmekte fayda var.