Devrek Belediye Başkanı Mustafa Semerci Devrek Belediye Başkanı Mustafa Semerci bir süre önce işletme hatalarından dolayı kapanan Devrektaş Yonga Levha(sunta) Fabrikası&[#]8217;nın yeniden hizmete girmesi için girişimcilere ve yatırımcılara çağrı yaptı.
Semerci; &[#]8220;Türkiye&[#]8217;de kurulu çalışır vaziyetteki fabrikalara göre en az yüzde 5 daha ucuza üretimini mal etme şansına sahiptir&[#]8221; diyor.
Devrektaş şu veya bu nedenlerden kapanıp icra yoluyla satışa çıkmış olabilir.
Burası Devrk için önemli.
Orman köylüsü için önemli.
Nakliyatçı için önemli.
Devlet Bakanı Zafer Çağlayan geçtiğimiz yıl Devrek&[#]8217;e geldiğinde Devtaş için özel olarak ilgileneceğini söylemişti.
Takvime baktık.
Tam 11 ay geçmiş.
12. Aydan gün almış.
Bakanın bu sözünü kimse takip etmemiş.
Ne biz etmişiz ne seçilenler, ne atananlar ne de Devrekli.
Başkan Semerci bu sözü hatırlatmıyor ama o dönem Belediye Başkanı olan ve sonrasında Milletvekili seçilen Özcan Ulupınar Bakan&[#]8217;ın neler söylediğini çok iyi biliyor.
Bu işi bitirmesi gereken kişi aslında Özcan Ulupınar.
Çünkü her defasında rahmetli Bakanlardan Veysel Atasoy gibi bölgesine hizmet yapacağını söyleyen kendisiydi.
Sormak lazım acaba bu konuda hangi bakanla konuştu veya Ankara&[#]8217;nın sanayicilerine haber saldı mı?
Rahmetli Veysel Atasoy&[#]8217;u örnek almakla, bunu söylem haline getirmekle iş olmuyor.
Özcan Ulupınar Veysel Atasoy gibi iş bitirici olmak istiyorsa işte fabrika işte meydan.
O fabrikanın yeniden çalışır hale gelmesi ve Devrek&[#]8217;e can katması için bu yatırıma ilgi duyabilecek kimler varsa yönlendirsin.
Bakan Çağlayan&[#]8217;a sözünü hatırlatsın.
Öyle konuşmakla olmuyor bu işler.
Kendisini Atasoy gibi hissetmekle olmuyor.
Laf değil icraatla oluyor.
Ulupınar&[#]8217;ın ilk işi Devrektaş olsun.
Zonguldak kendisini alkışlasın.
Adliye Binası!
Vali diyor ki; &[#]8220;Şehri ve kamu binalarını içerilere taşımak lazım&[#]8221;
Önceki Valiler gibi.
Hatta bu iş o kadar ileri getirildi ki; &[#]8220;Valilik binası yıkılmalı. Kentin önü açılmalı&[#]8221; diyen Valilerimiz oldu.
Ancak tüm bu temennilere karşın uygulamada tam tersini yaptık.
İşte yeni Adliye Binası.
Sahilin içinde bir tane vardı.
&[#]8220;Bunu buraya kim yaptırdı&[#]8221; diye yıllardır herkes bir birine sordu.
Şimdi yanına bir tane daha yapılıyor.
Amaç hizmet bölünmesin.
Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Özbakır&[#]8217;ın elinde burası var.
Bir şeyler yapmaya mecbur.
Ancak ne kentin Belediye Başkanı ne Kentin Valisi; &[#]8220;Sayın Başsavcı bu işe başka bir formül bulalım demeyi akıl edemiyor&[#]8221;
Kusura bakmayın.
O zaman ortada bir samimiyetsizlik var.
İşin ilginci şikayet eden binlerce karşı çıkan iki kişi var.
Biri Şehir Plancıları Odası ve Kent Konseyi Başkanı Yesari Sezgin diğeri ben.
Vali Erol Ayyıldız belki bu olaya müdahale için geç kaldı çünkü yeni geldi.
Belediye Başkanı Muharrem Akdemir zaten bu kentten bihaber yaşıyor.
Siyasi temsilciler derseniz kıçından korkuyor.
Temenni etmekten daha fazlasını yapamayacaksak biz niye varız?
Sorun çözmesi gerekenler neden &[#]8216;meli-malı&[#]8217;dan daha fazlasını yapamıyorlar.
O zaman bunca insan neden yönetici?
Kentin yöneticilerinin işi &[#]8216;meli &[#]8211;malı&[#]8217; diye günleri geçirmek olmamalı.
Olmamalıydı!
Emniyetin çürük elmaları!
&[#]8220;Zonguldak ve Rize´de eş zamanlı düzenlenen operasyonda, silah kaçakçılığı yaptıkları iddiasıyla 3´ü polis 4 kişi gözaltına alındı.
Rize´den otobüsle gönderilen içinde 6 tabanca bulunan kutuyu otogarda teslim alırken yakalanan polis memuru T.D. ile diğer 3 kişinin aralarında ´Kivi geldi mi?´, ´Bal var mı?´, ´Güveç nerede kaldı?´ gibi şifreli konuştukları belirlenmiş.&[#]8221;
Sokakta yaygın bir kanaat vardır.
&[#]8220;Polis yol vermese bu işler olmaz&[#]8221; algısı yaygındır.
Bu söz sadece görevini yapma çabasında olan polis memurlarını ciddi anlamda yaralar.
Ancak yapılan araştırmalara göre Türkiye&[#]8217;de polisin bizzat karıştığı suç olaylarının sayısında artış var.
İşte son örnek Zonguldak&[#]8217;tan.
Ancak suça karışan polisleri yakalamak için uğraşanlarda yine polis memurlar.
Hepimiz biliyoruz ki silah kaçakçılığı iddiasıyla yakalananların yaptıkları bu mesleğin gücünü kullanarak başka şeyler çeviren ve suça girmeyen işlerin yanında devede kulak kalır.
Bu yüzden çürük elma meslekte, her kurumda var.
Bazıları yıldızlı elma bazıları üniformasız elma.
Devlet her şeyi not eder ve bilir.
Ne zaman lazım olursa o zaman çıkartır!
İnşallah!
ZOKEV&[#]8217;in anlamlı çalışması
Zaman zaman buradan paylaştık.
Zonguldak Kültür Eğitim Vakfı (ZOKEV) kentin dokusu, duruşu belge adına çok önemli çalışmalar yapıyor.
Bugüne kadar pek çok çalışma yaptı.
Gerçi bunları biz dahil medya kurumları halka ulaştırma konusunda sınıfta kaldık.
Ancak burada ZOKEV yönetimlerinin de eksiği çok oldu.
ZOKEV yeni bir çalışmaya imza atmaya hazırlanıyor.
Zonguldak&[#]8217;taki madenlerde zorunlu olarak çalıştırılan insanların yaşamlarını ve sonuçlarının değerlendirileceği bir sempozyum hazırlığı içinde.
Konu tamda; &[#]8220;Mükelleflerden kim özür dileyecek?&[#]8221; sorusunun ardından geldi.
ZOKEV Mütevelli Hayati Başkanı Ahmet Öztürk bir süredir fikir aşamasında olan proje için daha istekli görünüyor.
Tarihçilerin ortaya koyacağı bildik ve bilmedik pek çok veriden yeni bir kütüphane oluşturulabilir.
Mükellefiyet üzerine kim ne çalışma yaptıysa burada olacak.
O dönemin tanıkları da burada konuşturulursa çok iyi olur.
Sonrasında devlet adına özür dilemesi gerekenler belki o dönemlerde yaşananları daha iyi anlar.
Dipçik zoruyla ocaklara sokulan ve zor çalışma şartlarında yaşamını yitiren, hasta olan, sakat kalanları hatırlarla.
Tüm bunlara rağmen devletine isyan etmeyenlerden belki daha kolay özür dilenebilir.