Zonguldak&[#]8217;ın çehresi Kozlu Belediyesi sayesinde değişiyor.
Zonguldak&[#]8217;ı pok götürürken, Kozlu Sahili&[#]8217;ndeki çalışmalarla içimiz açılıyor.
Akşamları insanlar Kozlu Sahili´ne koşuyor.
Şimdi maden turizmi de başlayacak.
Eğer TTK lütfedip kullanmadığı bir ocağını Kozlu Belediyesi&[#]8217;ne verirse maden turizmi de olacak.
Çünkü Baştarla&[#]8217;da eğitim ocağını müzeye çevirmek, şişme kadınla seks yapmak gibi bir durum.
Zonguldak insanını buna layık görenler utansın.
Ali Bektaş, gerçek bir maden ocağını turizme kazandırmak istiyor.
Ben inanıyorum ki, TTK&[#]8217;ya verilecek kiranın çok üstünde bir gelir elde edilecektir.
Çünkü önümüzdeki aylarda beş yıldızlı Dedeman Oteli hizmete girecek.
Zonguldak&[#]8217;ta turizm potansiyeli oluşacak.
Turist nereye gidecek?
Gökgöl Mağarası´na, Maden Ocağı´na.
Sonra&[#]8230;
Amasra&[#]8217;ya, Safranbolu&[#]8217;ya.
Zonguldak Merkez olacak.
Bu hareketten en büyük payı da Kozlu alacak.
Ali Bektaş&[#]8217;ın Kozlu&[#]8217;ya yaptıklarını bu nedenle önemsiyoruz.
Ve devletin, bürokrasinin Ali Bektaş&[#]8217;a yardımcı olması gerektiğini vurguluyoruz.
Ali Bektaş bu işi öğrendi.
İlk dönemi çıraklıkla geçti.
Şimdi kalfalık döneminde.
Bu çalışmaları görünce ustalık dönemini hayal ediyorum.
Gözlerimin önüne Zonguldak Belediye Başkanı Ali Bektaş geliyor.
Günün Fıkrası: Bürokrasi ve mevzuat
Orta kademeden bir bürokrat, görevli olarak şehirden kasabaya doğru gidiyormuş.
Yolda bir köyde, sulak ama bataklık bir yerde mola vermiş. Nasıl olmuşsa ayağı kayıp bataklığa düşmüş. "İmdat" diye bağırmış. "Boğuluyorum. Kurtarın beni!" O civardan geçen bir köylü, sesini duyup yaklaşmış. Bürokrat, "Bataklığa düştüm. Kurtar beni!" demiş. Köylü, "Geçmiş olsun" demiş. Ama kurtarmak için hiç gayret göstermiyor. Hani nerdeyse dönüp gidecek. Bürokrat paniklemiş ister istemez, "Lütfen" diye yalvarmış. "Bir dal uzat. Kurtar beni!". Köylü, "Olmaz" demiş. "Sen şu anda Hazine toprakları üzerindesin. Hazine malından bir şey almak suçtur!". "Sen, dalga mı geçiyorsun" diye bağırmış ağzına dolan çamurlarla bürokrat: "Ölüyorum. Kurtar beni!" Köylü hiç istifini bozmadan cevap vermiş. "Ben Hazine´den mal alıp suçlu duruma düşemem. Fakat, seni böyle bırakacak değilim. Gidip muhtara haber vereceğim. O kaymakamı, kaymakam da valiyi arar mutlaka. Mal müdürüne talimat verilir. Şayet, Hazine arazisi değilse, itfaiyeye talimat verir ve seni kurtarırlar..." "Yahu" demiş bürokrat, "Bunlar oluncaya kadar ben ölürüm". Köylü gülmüş: "Ben ölmezsin demiyorum ki; ölsen de, mevzuata uygun ölürsün!"
Günün Sözü:
Her şey üstüne gelip, seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde, sakın vazgeçme! Çünkü orası gidişatın değişeceği yerdir.
Mevlana/Rumi