Şu politika nasıl bir şey böyle?
Hemen hemen her seçimde karşımıza çıkan gariplikler, bu seçimde daha çok karşımıza çıkıyor.
Aday adaylığını açıklayanların bazılarına özellikle bakın lütfen.
Ne, aday adayı oldukları partinin misyonunu biliyorlar, ne yaşantıları uyuyor.
Dertleri belli; Milletvekili olmak, olamazsa milletvekilliği aday adaylığı kartvizitiyle işlerini yürütmek
Bazen soruyorlar, Gerçekten aday gösterilecekleri ne inanıyorlar mı? diye
21 yıldır gazetecilik mesleğinin içindeyim, ben de hala anlamış değilim inanın.
Bu nasıl pişkinlik, bu nasıl özgüven, bu nasıl aymazlık?
Yıllarca sen milleti kandıracaksın, bulunduğun makamda sözleri tutmayacaksın, Zonguldaka hizmet yerine tek derdin koltuğunu korumak olacak.
Bu uğurda adam vuracak, tehdit edecek, paranla milleti susturup işine bakacaksın, sonra milletvekili olmak için yine bu milletin karşısına çıkıp oy isteyeceksin. Kesin alırsın
Vay be
Bu kadar ucuz mu dersin?
Bu nasıl iş?
Sanırım ince iş!
AK Parti yerse
Başbakan yerse
Vatandaş yerse
İnandığını yaz!
Çamur at izi kalsın mantığı herkesin malumu olduğu gibi iğrenç bir taktiktir.Gerek siyasette, gerekse başka bir takım ilişkilerde çok kullanılır.
Bu taktikle sonuca varacağına inanan kişilerin aklına şaşılır.
Bu işin hesabı; ya bu dünyada, ya öbür dünyada görülür. İftira atmanın ne kadar büyük günah olduğunu bilseler, sanırım değil iftira, suizanda bile bulunmaya cesaret edemezler.
İftiranın bile bir desteği olur. Ama insanın ar damarı çatlayınca; ne destek arar, ne de delil. Köşe yazılarında yorum yazılır, yazılmalıdır da Ama insan, inanmadığı şeylerin üzerinden nasıl bu kadar becerikli yalan yazabiliyor, anlamak güç.
Zonguldak küçük yer, herkes kimin ne halt yediğini gayet iyi biliyor.
Erdemirden, Erenden alınan paraların ne yapıldığı, ilan alınan gazetelerden komisyonlar alındığı, özel hayatında ne tür çirkeflikler içinde olduğu da biliniyor.
Bunlar yazılmıyor diye ya bilinmediği zannediliyor, ya da korkudan yazılamayacağı zannediliyor sanırım.
Hâlbuki ikisi de değil.
Çamur üzerimize sıçrar misali bulaşılmıyor.
Bir de bilmeyen kişi, gazeteci veya adam zanneder düşüncesiyle, meslek zarar görür düşüncesiyle bulaşmıyoruz.
Yazdıklarına delil göstermene de gerek yok, inandığını yaz yeter. İnanmadığın bir şeye kendini inandırıp zorla başkasına empoze etmeye çalışma. Kimin adam olduğu, kimin şahsiyetli olup olmadığı zaten belli
Değiştiremezsin, değişmezsin.
Sen busun.
Herkes biliyor zaten, ama hatırlatalım dedik.
GÜNÜN SÖZÜ:
"Hakkımı helal etmiyorum..." (Mustafa Sarıoğlu)
"Canları sağ olsun..." (Köksal Toptan)
SÖZÜN ÖZÜ:
"Adam olmak cinsiyet meselesi değil, şahsiyet meselesidir."
Adamlık Sözler