Afgan uyruklu Vezir Mohammad Nourtani'nin kaçak kömür ocağında geçirdiği iş kazasının ardından ocak dışına çıkartılıp, ormanlık alanda üzerine benzin dökülerek yakılmasının yankıları sürüyor.
Biz, bu olay üzerinden özel kömür işletmeciliğine bakalım bugün...
Zonguldak’ta kömür işletmeciliği yapan çok sayıda şirket var.
Bu şirketlerden gerçekten işini layıkıyla yapanı bir elin parmaklarını geçmez.
Zonguldak Vergi Dairesi Başkanlığı ve SGK İl Müdürlüğü’nde patlayan kaç maden şirketi var, bir bakalım!
Devlete kaç milyon vergi ve sigorta borcu takmışlar, bakalım!
Maden şirketi sahipleri, mal varlıklarını faaliyet gösterdikleri şirket üzerine yapmıyorlar!
Son derece lüks bir yaşam sürüyorlar!
Son model lüks araçlara biniyorlar!
Ama vergi ve sigorta ödemiyorlar!
Patlatmayı planladıkları şirketin faturalarıyla işlem yapıyorlar!
Fatura satan mı, fatura satın alan mı?
Her yol var!
Bu ahlaki çöküş, iş kazasında yaralanan bir işçiyi üzerine benzin döküp yakmaya kadar gitti!
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’na sesleniyorum...
Zonguldak Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahim Alan’a sesleniyorum...
Zonguldak İl Emniyet Müdürü Sinan Ergen’e sesleniyorum...
Zonguldak İl Jandarma Alay Komutanı Kıdemli Albay Cezmi Yalınkılıç'a sesleniyorum...
Orman Bölge Müdürlüğü, Vergi Dairesi Başkanlığı, SGK İl Müdürlüğü’ne sesleniyorum...
Hep birlikte oturup bir çalışalım...
Kaç maden şirketi var?
Bu maden şirketlerinin kaçının devlete vergi ve sigorta borcu var?
Kaç şirketin içi boşaltılmış ama sigortalı çalışanlar bu şirketten gösterilmiş?
Adliyeye bakalım...
Kaç maden işçisi, bu patlatılan şirketler tarafından mağdur edilmiş?
Evet, taşkömürü Zonguldak için önemli...
Türkiye için önemli...
Ama insanımızı yok pahasına çalıştırıp hakkını vermeyen, devlete vergisini, sigortasını ödemeyen, borç artınca başka şirketle yola devam edenlerle ilgili bir çalışma yapmayacak mıyız?
Bu düzen böyle sürsün mü?
Bugün Afgan Uyruklu Mohammad Nourtani'yi yakan; yarın Çaycumalı Mahmut’u, Devrekli Mehmet’i, Gökçebeyli Ahmet’i yakmaz mı?
Kamuoyunda, “Devlet, 'daha çok kömür üretilsin' diye yasadışılığa göz yumuyor” şeklinde yorumlar yapılıyor!
Türkiye Cumhuriyeti, böyle bir eleştiriyi kabul etmiyor.
O halde elbirliğiyle bu sorunu çözelim.
Hep birlikte bu sorunu çözebiliriz.
Hangi siyasetçi bu işin kapatılmasını isterse, onları da deşifre ederiz.
Kim halkın adamı, kim kömür şirketlerinin adamı, görmüş oluruz!

Bekleyelim bakalım...

Üç-dört ay önceydi...
Bir kadından mesaj geldi:
“Ali Rıza Bey, size çok teşekkür ederim. Balayına bile gidememiş bir kadın olarak yıllar sonra ailece tatile çıktık. Sayenizde...”
“Şu an neredesiniz?” dedim.
Tatil yaptıkları yeri söyledi.
Şansa bak...
O sırada biz de ailece karşı sahildeydik.
Ne tuhaf değil mi?
Hani, “Yazıyorsun da ne oluyor?” diyorsunuz ya...
Elbette mutsuz ettiklerimiz oluyor!
Ama inanın mutlu ettiklerimiz daha fazla...
Teyzesinin kızına, “Maddi gelir karşılığında cinsel ilişkiye giren ve bu işi meslek edinen kişi” diyen birinin, bizi ve yazdıklarımızı anlamasını tabi ki beklemiyoruz!
Fuzuli’nin...
“Mey biter sâkî kalır.
Her renk solar hâkî kalır.
Diploma, insanın cehlini alsa da, 
Hamurunda varsa eşeklik; bâkî kalır!”
dizelerini boşuna kullanmıyoruz, bu köşede!
Eşeklik, gerçekten baki kalıyor!
Bize ahlak dersi verenlerin çocuklarının sosyal medya hesaplarına bakmalarını tavsiye ediyoruz!
Ellerindeki renkli alkollü içecekleri, renkli zemzem suyu mu sanıyorlar acaba?
Aile birlikteliğinden söz edenlerin, bu birlikteliği gösterecek tek bir kare fotoğrafı var mı?
Annelerinin sütünü helal etmediği haramzadelerin bize söylediklerine bakın!
Yetim hakkı yiyenlerin bize söylediklerine bakın!
Yetim malına çökenlerin, yetim dayağı yiyenlerin bize söylediklerine bakın!
Neyse, sosyal medya paylaşımlarına sonra geliriz!
Olmazsa, muska yazdırır, 40 gün bekleriz!
O da olmazsa, istinafı bekleriz!
Bir de dağa kaldırdığınız Erkan vardı ya...
Olmazsa, Erkan’ın konuşmasını bekleriz!