Bartın&[#]8217;da 1998&[#]8217;de meydana gelen büyük sel felaketinin izleri halen daha silinmedi.
Birçok esnaf o dönemde yediği darbenin acısını uzun süre üzerinden atamadı.
İlin ekonomisi uzun yıllar kendine gelemedi.
Halen daha kendine gelmiş sayılmaz ya neyse.
Felaketin üzerine yaşanan ulusal ekonomik krizler sorunu daha da büyüttü.
98 seli 2000 ve 2001 ekonomik krizleri derken birçok esnaf, tüccar, işadamı belini doğrultamadı.
Bartınspor da 1998&[#]8217;de yaşanan sel felaketinin mağdurudur ve o tarihten bu yana amatör kümeden kurtulamadığı için Bartın&[#]8217;da izlerin silinmediğine çarpıcı bir örnektir.
Bartınspor o sene Nisan ayında Eskişehir&[#]8217;de yapılan terfilerde 3.lige çıktı ve Mayıs ayında meydana gelen sel felaketi yüzünden kentten gereken maddi desteği bulamadığı için çıkışıyla inişi bir oldu.
Parasız profesyonel spor olmadığı için olmadı.
İniş o iniş, bir daha da 3. ligin yüzünü göremedi.
O günleri düşünürken esnafların, tüccarların, vatandaşların perişan halleri, binaların çatılarından helikopterlerle kurtarılan insanlar, Vali&[#]8217;nin konutunda mahsur kalması ve gece yarısı kepçeyle alınması, yine Vali&[#]8217;nin sel haberleri nedeniyle gazetecilerle mahkemelik olması, Vali&[#]8217;nin Bartınlılar seli çekirdek yiyip film seyreder gibi seyrettiler şeklindeki çıkışı, elektriksiz, telefonsuz ve susuz kalışımız, çamur içindeki işyerleri, araçlar ve konutlar, çöken altyapı ve yüzde 75&[#]8217;i sular altında kalıp göle dönen koca bir kent ve daha birçok şey film şeridi gibi gözlerimizin önünden geçti.
Bartın 98&[#]8217;den önce de çok sel yaşadı, sonra da.
Kent merkezinde olmadığı zamanlar İnkumu&[#]8217;nda, Ulus&[#]8217;ta, Kumluca&[#]8217;da, Arıt&[#]8217;ta, Abdipaşa&[#]8217;da, Kozcağız&[#]8217;da oldu, köylerde oldu.
Bunun nedeni Bartın&[#]8217;ın birinci derece sel bölgesi olması.
Bartın sadece sel bölgesi değil aynı zamanda deprem bölgesi ve o da birinci derece.
1968&[#]8217;de meydana gelen depremde çok sayıda bina yıkılmış ve can kaybı vermiş bir şehir Bartın.
İşte böyle bir ilde İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından afet eğitim ve bilgilendirme çalışmaları yapılıyor ve bu çalışmalara kimse katılmıyor.
23 Haziran-2 Temmuz tarihlerini kapsayan ve 15 mahallede her gün iki okulda vatandaşlara yönelik olarak düzenlenen toplantılar ilgisizlik yüzünden yapılamıyor.
Afet gibi Bartın&[#]8217;ı çok yakından ilgilendiren bir konuda düzenlenen eğitim ve bilgilendirme çalışmasına katılmayacağız da neye katılacağız?
Bu ne duyarsızlık?
Vatandaşımız çok mu meşgul?
Nerede bu millet?
Memleketimden gazetecilik manzaraları (V)
Yerel basın habere, Türkçe&[#]8217;ye önem vermiyor, ilan gazeteciliği yapıyor.
Bu tespit mesleğe yıllarını vermiş gazeteci büyüğümüz Atilla Girgin&[#]8217;e ait. Girgin&[#]8217;in yıllar önce kaleme aldığı araştırma kitabındaki yerel basın neyse bugün de o.
Hiç ilerleme olmadığı gibi kayda değer bir gerileme var.
Geçen hafta kaybettiğimiz Cumhuriyet Gazetesi Sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk&[#]8217;un haberiyle başlayalım.
Bir gazete İlhan Selçuk&[#]8217;tan bahsederken verdiği habere özel haber damgası vurmuş.
Hiç özel haber görmesek inanacağız. Haber İlhan Selçuk&[#]8217;un 2002&[#]8217;de Bartın Kitap Fuarına geldiğini, söyleşiye ve imza gününe katıldığını belirtiyor.
Bu özel habermiş. Demek ki İlhan Selçuk Bartın&[#]8217;a gizli gelmiş, basında haber olmadan, gazetecilere görünmeden gitmiş.
Bilinen, duyulan ve daha önce haberi yapılan bir olay özel haber olmaz.
Sapla samanı birbirine karıştırmayalım.
Tünel haberiyle devam edelim.
Geçen hafta gazetelerde yer alan haberlerden biri Bartın Lisesinin bahçesinin altındaki tünelle ilgiliydi.
Bir gazete bunu Bartın Lisesinin altında tünel bulundu diye verdi.
Haberi bir sonraki gün işleyen diğer gazeteler de aynı ifadeyi kullandı.
Bartın lisesinin altında tünel olduğu yıllardan beri bilinen bir bilgi.
Bu tüneli Bartınlı olup da bilmeyen yok gibidir.
Bu tünelin lisenin bahçesinde sonradan ortaokul olarak kullanılan Rum zengini Bodasaki&[#]8217;nin ahşap konağının altından yanı başındaki santral sokakta bulunan ve sonradan kültür evine dönüştürülen kiliseye uzandığını, hatta ırmağın altından geçip karşı kıyıya da gittiğini Bartınlı olup da duymayan yoktur.
Buradaki doğru ifade Bartın Lisesinin bahçesinin altındaki tünel temel kazısı çalışmaları sırasında ortaya çıktı olmalıydı.
Bartın lisesinin altında tünel bulundu demek Amerika&[#]8217;yı yeniden keşfetmeye benzer.
Gerçi bizim meslekte Amerika&[#]8217;yı keşfeden keşfedene.
Her gün böyle örneklerle karşılaşıyoruz.
Bu meşhur tünelin bizim müzik eğitimi aldığımız lisenin bahçesindeki ek bina yıllar önce yapılırken de ortaya çıktığı ve kapatıldığı söylenirdi.
Şamil Karakaş hocamız o zamanlar oldukça eski olan bu binada bize piyanoyla müzik dersi verirdi.
Bu haberi yapan gazeteci Bartın lisenin bahçesinin altındaki tüneli bilmediğine göre demek ki Bartınlı değil.
Bu arada 6. gazetemizde beklendiği gibi resmi ilanını aldı.
Resmi ilan almak Bartın&[#]8217;da artık çocuk oyuncağı gibi bir şey.
Nasıl olsa şikayet yok, hata yok, yanlış yok, her şey dört dörtlük, ortalık güllük gülistanlık.
6 gazetenin birden resmi ilan alması marifet değil. Bartın gibi 6 tane günlük gazeteyi kaldırmayan küçük bir ilde resmi ilanlar bu haliyle hiçbir gazetenin işine yaramıyor.
Bazıları bunu sonradan anlayacaklar. Tabi o zaman iş işten geçmiş olacak.
Bir diğer husus da gazetelerimiz halen daha bayat haber verme hastalığından kurtulamadı.
Bir gazetede cumartesi günü yer alan tarım merkezleri açılışı haberi bir ay önce çıktı.
Okurunuza yazık, günah. El insaf, bu kadar olmaz.
Bu gazete müftüler toplantısı ve Arıt fitness haberini de diğer gazetelerden üç gün sonra vermiş. Nasıl olsa öyle de resmi ilan alınıyor böyle de.
Arkadaşlar etmeyin eylemeyin. Gazetecilikte haberi önce vermek esastır.
Her ne kadar bayat haber ilan almaya engel teşkil etmiyorsa da okurlarınıza ayıp ediyorsunuz.
Bir gazete cumartesi günkü sayısında Saadet Partisi Merkez İlçe Başkanı Mücahit Mekeç&[#]8217;i İl Başkanı yapmış.
Haber Cuma günü şehitliğe yapılan ziyaret ve burada yapılan açıklama ile ilgili.
Mekeç&[#]8217;i İl Başkanı yapan gazete Memur-Sen İl Başkanı Naci Durmuş tarafından yapılan açıklamayı da Mekeç&[#]8217;in yaptığını yazmış.
Haberde kullanılan resimlerin de haberle ilgisi yok.
Mekeç&[#]8217;in başka bir parti etkinliğinde çekilen ve arşivden indirilen farklı bir resmini kullanmışlar. Gazetecilikte haber resim ve haber başlık uyumu diye bir kural vardır. Bu arkadaşlar bu kuralı da ihlal etmişler.
Oturduğunuz yerden haber yaparsanız böyle olur.
Bir haberde 3 hata, 30 haberde 90 hata eder. Allah&[#]8217;tan 10-15 haberi geçmiyorlar da bu rakama kolaylıkla ulaşamıyorlar.
Dikkatimi çeken bir konu da gazeteci sayısı.
Bizim meslek de market sektörü gibi oldu. Nasıl market üstüne market açılıyorsa mesleğe de gazeteci akını var. Yerden mantar biter gibi gazeteci bitiyor.
Bu işi bilen de yapıyor, bilmeyen de, aklı eren de yapıyor, ermeyen de.
Bu iş Bartın&[#]8217;da o hale geldi ki şahsen ben yolda gazeteciye çarpmamak için çok dikkatli yürüyorum.
Milletvekilimiz Sayın Yılmaz Tunç, hani iki de bir seçim bölgesinin araç sayısıyla, bankadaki mevduat oranıyla, sigortalısıyla övünüp duruyor ya aslında gazete ve gazeteci sayısıyla da övünmesi lazım.
Bu da Bartın&[#]8217;ın geliştiğinin bir göstergesi sayılmalı.
Kim demiş Bartın&[#]8217;ı halen daha vilayet olamadı diye.
Böyle giderse eyalet bile olur.
Bugünlük bu kadar yeter.
Adam olana çok bile.