Yazı İşleri Müdürümüz İlknur Yılmaz, dün CHP Parti Örgütü ve
Örgüt Yönetimlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Adnan Keskin ile görüştü.
Adnan Bey, böyle konularda kısa kısa konuşur.
Serttir.
Kestirme yanıt verir.
Böyle durumlarda bazı şeylerin yazılmasını istemez.
Dikkat eder.
Ona göre konuşur.
Yazılması için söyleyecekleri ile yazılmaması için
söyleyecekleri arasında kesin bir çizgi çizer.
Bu nedenle paylaştığımız sözleri uzun değil.
Çok kısa.
Ama mesajı alabilenlere çok şey var.
Keskin, Pusula kanalıyla Zonguldaktaki partililere
gönderdiği mesajında dedi ki:
Herkes sükunetle
beklesin.
Önümüzdeki günlerde
gerekli açıklamaları yapacağız.
Zonguldakla ilgili gelişmeleri yakından izliyor.
Süreci sulandırmak isteyenlerin afra-tafralarından rahatsız
Örgütü inanmak, güvenmek istiyor.
Ancak örgüt görüşünün kamuoyunun görüşlerinden bağımsız
hareket etmesini istemiyor.
Seçim kaybedilsin istemiyor.
Bu yüzden MYKnın son kararı vereceğini söylüyor.
Bu yüzden de herkesin konuşurken dikkatli konuşması
gerektiğine inanıyor.
Geçtiğimiz aylarda yaşanan örneklerde gördüğümüz kadarıyla
İl Başkanı Halil Furatın yaklaşımlarından ve yetersizliğinden rahatsız.
Arada;
Halillll, Halillll
diyor.
Yaşanan son olaylarla ilgili rahatsız olduğunu duyuyoruz
Adnan Keskinin.
Özellikle de partiye baskın yaparcasına önseçim talebi
iletmek için gelenlerin yaklaşımından.
Bu yaklaşımların bir şey isterken partiye zarar vereceğine
inanıyor.
Örgütün görüşünün önemli olduğu kadar seçimin kiminle
alınabileceğini önemsiyor.
Özetle bizim çıkardığımız mesaj şu:
Örgütçü ve örgütün gücüne inanan Keskini de rahatsız eden durumlar söz konusu.
Hem de çok fazla.
İl yönetimin önce anket, sonra ikili önseçim önerisi Keskinin
önünde.
Keskinin kararı çoktan belli
Ama parti içi demokrasiyi işletmekten yana.
Demokrasiyi işletirken kiminle seçim kazanılacaksa onun
peşinde.
Beş kişilik komisyonun ortak kararı önemli
CHP MYKsında Zonguldak konusunda farklı görüşlerin öne çıkmasına
kesin gözüyle bakılıyor.
Çünkü ilişkilerin yarıştığı süreçte aday adaylarının
kendilerine yakın bulduğu isimler var.
Aday adaylarına yakın MYK üyeleri var.
Bu yakınlıklardan medet umanlar var.
Eee, haklılar tabi.
Zor yarış.
Kimine göre bitmiş durumda, kimine göre yeni başladı.
Kılıçdaroğlunun söyleyeceği son söze kadar herkesin
kendisini aday görmesi normal.
Yapılan doğru mu,
yanlış mı?
O sabah 112 neredeydi?
Zonguldak, geçtiğimiz günlerde olağanüstü bir manzara
yaşadı.
Terakki Mahallesi´nde 3 katlı binanın alt katındaki evde
çıkan yangında, 32 yaşındaki Arzu Uçar ile ilk eşinden olan oğlu Emirhan
Yılmaz, itfaiye görevlileri tarafından alevlerin arasından yaralı kurtarıldı.
İtfaiyeci Rasim Güneş, arkadaşlarıyla evden çıkardığı Emirhan Yılmaz´a suni
teneffüs yaparak hayata dönmesini sağladı. Arzu Uçar´ın tedavisi,
Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi´nde sürerken, oğlu
Emirhan Yılmaz, Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Uygulama ve
Araştırma Hastanesi´ndeki tedaviyle sağlığına kavuştu.
Bunlar çok sevindirici.
İtfaiyecilerin mücadelesini kutladık.
Bu teşkilatların teknik donanım, personel eğitimi konusunda
çok daha fazla desteklenmesi gerektiğini söyledik.
Bu olay, itfaiye erinin Emirhanın ağzından nefes verdiğini
gösteren fotoğrafla geniş yankı yarattı.
Haberlere göre Emirhan suni teneffüsle hayata dönmüştü.
O gün, bu gün aklımda.
Müdahale ne kadar doğruydu?
Ortada bir nefes verme olayı, oksijen verme olayı var.
Ama buna suni
teneffüs dediğimiz zaman iş değişiyor.
İtfaiye erinin iyi niyetine de, sağlıkçılara da haksızlık
yapmadan bu olayın perde arkasını yarın paylaşacağız.
Mesela neden orada 112 yoktu?
Neden yaralılar anne ve oğul özel araç hastaneye götürülmek
zorunda kaldı.
Zonguldaktaki istasyonlarda görevli 112ler neredeydi de
Kozludan 112 geldi?
Olayın bu tarafını unuttuk zannetmeyin.
Unutmadık.
Yarın hatırlatacağız.
Biraz kar yağacak!
__
Baş
Bu kentte bir yere; baş
olan herkesin önce neden baş
olduğunu bilmesi gerekir.
Unutmaması gerekir.
Gelirken bunları bilerek gelmesi gerekir(di)!
İnsan laf olsun diye baş
olmaz.
İnsan niye baş
olur?
Çok daha fazla çalışmak için.
Kalıpları kırmak için.
Yenilikler getirmek için.
Gelişmek, geliştirmek, katkı sağlamak için baş olur.
Ekibine, camiasına, odasına, üyelerine örnek olmak için baş olur.
Mücadele etmek için.
Başın en büyük
özelliği risk alabilmek olmalı.
Öyle değil miydi?
Her yerde var bir baş
İcraata gelince çoğu boş
Bunlar ne yapıyorlar?
Çalmak-çırpmak, üçkağıda getirmek için baş oluyorlar.
Kim bunlar?
O kadar çok ki?
Buraya yazmaya çalışsak, gerçekten sığmaz.
Liste eksik kalır sonra.
Sorun böyle başlarda
değil ki.
Sorun böyle başları
baş tacı yapan ve yapmaya devam
eden beyinsizler de!
Başı olmadan kıçıyla yaşayan omurgasızlarda!