Şimdi size,

Bir dolandırıcılık meselesinden bahsedeceğim.

Öncelikle,

Hani Cumhurbaşkanı Erdoğan,

Muhalefet için, ‘Allah başımızdan bunları eksik etmesin’ diyor ya.

Bende,

Kaniş çetesi için,

Aynı duayı ediyorum.

Allah insana böyle düşman versin.

Maşallah olayları,

Meseleleri bitmiyor.

Ayıpları hiç örtülmüyor.

Patron kanişin geçmiş defteri yine ortaya çıktı.

Geçmiş diyorum çünkü,

O dönem üstü örtülmüştü meselesinin.

Gelelim olaya!

Bu patron kaniş,

Bir emniyet mensubunu kandırarak,

103 gram altınını borç olarak alıyor.

O dönem bunu geri vermiyor.

Mesele,

Yerel medyada yer alınca,

Patron kaniş, polis memurunu arıyor, ‘O gazeteciye git altınımı geri verdi de. Yazmasın beni. Ben Vallahi ödeyeceğim borcumu’ diyor.

Emniyet mensubumuz iyi niyetli.

Parasını da kurtarma peşinde.

Patron kanişin dediği gibi yapıyor.

Ancak işin üzerinden yıllar geçiyor.

Patron kaniş,

Emniyet mensubumuzun telefonunu dahi açmıyor.

Adamcağızın hakkına giriyor.

SGK’ya borç tak.

Vergi dairesine borç tak.

Belediyeye borç tak.

Gel şimdide emniyete borç tak.

Patron kaniş dolandırıcılıkta nirvana.

Adam bu konuda otorite.

Üniversitede ders verse yeridir.

Aynı adamı iki kere dolandırmış.

Double dolandırıcılık.

Bu kötülük karşısında,

İnsanın dili tutuluyor.

Adamın hayatı,

250 gram ile 103 gram arasında.

Başka bir şey yok.

Yani insanlığın eski dönemlerinde,

Kutsal kitaplar indirildi ya.

Neden?

İnsanlar azmıştı.

Özellikle zina ve para tura olayları,

İnsanları yoldan çıkardı.

Yaradan da insanları uyardı.

Adam ilk insan gibi yaşıyor.

Para ve zina…

Allah’ım son Hak din İslam.

Ama bunun günahları için,

Yeni bir dine gerek yok.

Biz insanları da bunun için helak etme lütfen.

Buna hidayet ver.

Yanında yöresinde,

Dindar insan çok.

İki okuyup üfleseler,

Hak din İslam’a davet etseler,

Sevaba girerler.

Biz davet görevimizi yapalım.

Zaten bu satırları okurken,

Tekrar etmiş olacak.

Patron Kaniş bu satıları harfiyen tekrar et;

"Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü."…

*          *          *          *          *          *          *          *          *

Fevkani Köprüsü’nün,

Yıkımı için,

Adımlar atılıyor.

Zonguldak Emniyeti,

Bu noktada,

Acılık’ta özellikle,

Denetimlerini artırdı.

Acılık eski Acılık olmayacak.

Yeni Gazipaşa olmaya aday.

Öte yandan,

Köprüaltı esnaflarıyla ilgili yazıp, çiziyoruz.

Sevgi Alay mesaj atmış.

‘Mülteciler kadar değerimiz yok’.

‘Esnafa saldırmaktan vazgeçin’,

‘Biz vergi ödüyoruz’ gibi cümleler kurmuş.

Yani bir zahmet vergi ödeyin.

Vatandaşlık görevi zaten.

Bende ödüyorum.

Herkes ödüyor.

Öte yandan,

Esnafa falan saldırdığımız yok.

Esnafın,

Tüm iyi niyetleri,

Art niyetli kullanmasına tepki gösteriyoruz.

Şehrin fiziki değişimini engelliyorsunuz.

Neden?

Gazipaşa’da daha fazla kira ödememek için.

Bir esnaf çıkıp bunu dese,

Alnından öperim.

Yani öyle büyük büyük çıkıp,

Yok sele karşı fevkani önemli,

Yok şehrin simgesi,

Yok trafiğin şah damarı gibi değişik argümanlar uyduruyorsunuz.

Oldu olacak,

Kefallerin göç yolunu koruyor Fevkani deyin,

O da eksik kalmasın.

Bakın orada otomatik kapılarınız var.

Kepenkler var.

Hala sökmediniz.

Demek ki hala,

Orayı terk etmeme düşüncesindesiniz.

Şehri çok gerdiniz çok.

Umarım bu şehrin tansiyonunu yükseltmezsiniz.

Pazar günü tatsız şeyler olmaz.