Sevgili okurlar;
Bugün
bu konuyu sonlandıracağım.
Ve
oldukça da kısa tutacağım.
Çünkü;
haddimi aştığımı, biraz da işgüzarlık yaptığımı düşünmeye başladım.
İlk
iki yazıyı ortalama 85 kişi okumuş
Tek
bir yorum, katkı, eleştiri yok.
Diğer
yazılarım ortalama 500 civarında okunmuş.
Bin-Bin
500, hatta 2 bin kez okunan yazılarım da var.
Oysaki
bu konu, bana göre kent için yaşamsal öneme sahip.
Bu
kente olan karasevdam ve sorumluluk duymam, beni düşünmeye ve paylaşmaya
zorladı.
Ama
anladım ki, Zonguldaklıların bu konuda derdi yok
Gelecekten
endişeleri yok
Yaşamlarından
memnunlar
Bana
göre kentin en önemli sorunu da bu zaten.
Öyleyse
elle gelen düğün bayram!
[*] [*] [*] [*]
Yine
de bu konuyu bitirmek babında son sözümü söyleyeyim.
Bizim
konumumuzda olan bölgeler için yapılacaklar belli.
Bu
konuda dünyada örnek olacak uygulamalar var.
Örneğin
Almanyanın, Ruhrkohle kömür bölgesinde yaptıkları önemli bir projeydi.
Meraklıları
araştırıp baksın.
Bizde
de, Bartın-Karabük-Zonguldak ölçeğinde belgesel değişim ve kalkınma projesi
yapılabilir.
Bu
kapsamda yapılacak özel uygulamaları daha önceki yazılarımda defalarca yazdım.
İsteyen,
merak eden bulabilir.
Ek
olarak, acilen yeni termik santrallerin engellenmesi, tarım ve turizm
olanaklarımızın yok edilmesine mani olmak ve insanların sağlığını korumak için
önemli.
Ama
her şeyden önce Zonguldakın devletin karşısında taraf olabilmesini sağlamak
gerek.
[*] [*] [*] [*]
Bundan
böyle ben de seyredenler safındayım.
Fincancı
katırlarını ürkütmeyecek, kimseyi rahatsız etmeyeceğim.
Size
söz.
[*] [*] [*] [*]
Bir
önceki yazımda tavanın balıklarını havuza atmıştım.
Yaşıyorlar
sanmıştım.
Yanılmışım
Bu
tavanın tüm balıklarına selam