Şu yaz günlerinde denize meraklı olanlar, sahilleri dolduruyor. Ramazan geldi, sevenler iftardan sonra da beynamazlık yapıp, yüzmeye gidiyorlar. Fakat, benim gençliğimdeki o billur, mis gibi iyot kokan denizimizi bilemezler.
Denizimizin bugünkü pisliğini hayalimde görsem inanmazdım.
Eskiden, Liman içinin suyu, kömür tozundan dolayı simsiyah olurdu. Fakat, mendirek dışından itibaren bütün sahillerimiz pırıl pırıldı. Dünya kurulduğundan bu yana oluşmuş, sedef gibi çakıl taşları ve dalgaların beyazlattığı kayalıklarımızın denizinde yüzmeye doyamazdık.
Zamanla, Balkayası'na boşaltılan ocaklardan çıkan miyarlarca ton taş ve kömür pisliği, Kozlu'dan Zonguldak'a kadar çirkin bir sahil yaptı. Halbuki bu malzeme preslenip büyük bloklar yapılıp, denize bırakılsaydı; hem büyük bir limanımız olur, hem de Kozlu sahilleri tertemiz kalırdı. Kozlu'nun Kömür İşletmesine ait, Kasaptarla Plajı da kurtulmuş olurdu.
Çocukluğumda okuldan kaçıp, Tersane'nin güzelim koyunda, bütün gün bembeyaz köpüklü dalgalarda oynaşır ve yüzerdik.
Sonradan bitişiğindeki Orta Kapuz'da Kömür Şirketi'nin çok güzel bir plaj tesisi yapıldı. EKİ' ye ait bu tesise sadece kartı olanlar girebilirdi. Kartı olmayan gençler de denizden kaçak yüzerek girerdi. Gayet bakımlı, kabinleri, duşları, kafesi olan, müzik yayını yapılan, güvenli ve nezih, tertemiz bir ortamdı. Buranın masrafını EKİ kaldıramadı ve terk etti. Halbuki, bir özel şahsa işletmeciliğini verselerdi, harabe olmazdı.
Zonguldak'tan Kapuz'a eskiden araba yolu yoktu. Dalgasız zamanlarda Zonguldak İskelesi'nden çakıl motorları Kapuz'a dolmuş yaparlardı. Çakıl motoru, Kapuz'a gelince, baştankara sahile girer ve motordan bir kalas üzerinde insanlar iner veya binerdi. Düşen çok fazla olur, seyrederken eğlenirdik. Ayrıca, plaja trenle gelenler çok olurdu. Kapuz sahili, en nadide bir çakıl zenginiydi. İnsanın üzerinden, kuruyunca dökülüverirdi.
Kapuz ve Balkayası Burunları, istavrit kuyusuydu. Fındık dallarından yapılmış, uzun, olta sırıklarıyla, kayalardan ve sandallardan, bol miktarda, iri istavrit yakalanırdı. Lüferi- palamutu kasayla, mezgiti kovayla, hamsiyi de tenekelerle alırdık. Eşim Afet, "Balıkçı hanımı olsam, bu kadar balık ayıklamazdım" diye söylenirdi. Fakat, zargan hariç bütün balıkları tertemiz ayıklar, tek tek yıkar, farklı yöntemlerle nefis pişirirdi. Ben bu lezzete alıştığımdan, dışarıda balık yemem.
Yapılan araştırmalara göre, Akçakoca- Amasra arasında avlanan balıkların, dünyanın en lezzetli balıkları olduğu söylenir. Karadeniz'in suyu da, tuzunun azlığı açısından, Dünyanın en rahat yüzülebilir denizidir. Hep dalarak yüzmeye alışık olmamıza rağmen, tuzlu denizlerde sanki karabatak gibi, başımız dışarıda yüzeriz.
Denizden çıkınca, bizim gibi veletlerin, kuru ekmek katığı, midye, varsa yanında soğandı. Belli yerlerde bulunan batık kayalar ve kenardaki kayaların dipleri midye tarlasıydı.
Sahile bir ateş yakardık, üzerine bir saç parçası koyarak, midyeleri üzerinde pişirirdik. Mis gibi, yarı pişmiş, yarı pişmemiş midyelere iştahla yumulurduk. Sonra susayınca, Kapuz vadisinin dibindeki veya Tersane Tüneli'nin ağzından akan Kestane Suyu'ndan içerek ziyafeti tamamlardık. Ayrıca, pavuryalar da yakalanırdı. Bunlar canlı canlı kaynayan suya atıldığından, ben yiyemezdim.
Bugünkü Deniz Kulübü, Türkiye'de o zamanlar, en çok namı duyulanlardan, deniz ve tenis Kulübüydü. Sosyetenin şıklıkta yarış ettiği Kulübe üye olmak, içeri girebilmek çok zordu.
Kulübün bulunduğu koy, çok şirin, tertemiz ve balık kaynayan bir yerdi. Akşamları canlı müziğinde Süheyl Denizci, Muhittin Paydaş ile Levent Ağralı, Ertan Güney, Bedri Akkaya gibi rahmetliler, kalburüstü müzisyenler nefis müzik yaparlardı.
Şimdi müstecir Metin Koçaklı bu kaliteyi korumaya çalışıyor.
Karayolu yokken, Öküşne ve Değirmenağzı'na motorla gider, tabiatın Zonuldak'a bahşettiği güzelliğin içinde, şahane sefa sürerdik. Hey gidi günler hey!..Acaba ben bu günleri yaşadım mı? O kadar çok özlüyorum ki o günleri, rüyalarıma giriyor.
İnşallah, toplumumuz, bilhassa yöneticiler, sahip olduğu bu değerlerin kıymetini anlar da, tertemiz, sağlıklı sahillerimize tekrar kavuşuruz.
Tükettiğinizden fazla pide satın almayınız ve yemek yapmayınız.
Ramazanınızı tebrik eder, sağlık ve huzur içinde olmanızı dua ederim.