Bir merhaba ile başlar anılar.
Buraya yazılanlar, seni anlatmak için binin biri etmez!
[*] [*] [*] [*]
Bu, bir ölümün hikayesi&[#]8230;
Bu, bir ayrılık sancısının göğsüme saplanan acısının mahşeri&[#]8230;
Bu, bir yalnızlığa atılan son ilmik&[#]8230;
Bu, bir &[#]8220;nereden geldik, nereye gidiyoruz&[#]8221;un muhasebesi&[#]8230;
Bu, bir zamansızlık kavramı&[#]8230;
[*] [*] [*] [*]
En başta söylemek gerekirse, &[#]8220;Nail Baba&[#]8221;yı kaybettik.
Yani usta gazeteci Nail Güreli&[#]8217;yi...
Benim için, bizim için olduğu kadar, Zonguldak için çok ayrı bir anlamı olan Türkiye&[#]8217;nin en özel gazetecilerinden biriydi.
[*] [*] [*] [*]
Belki 1980&[#]8217;lerin sonu, belki 1990&[#]8217;ların başıydı.
Rahmetli babamın okuduğu birkaç gazete vardı.
Her gün düzenli olmasa da, bazen aynı günde iki, bazen bir gazete girerdi eve&[#]8230;
Milliyet&[#]8230;
Güneş&[#]8230;
Ve bazen de Tercüman&[#]8230;
Sabahları bakkala gidip gazete alma görevi ise, çoğunlukla benimdi.
[*] [*] [*] [*]
İlk kez Milliyet&[#]8217;te tanıştık Nail Baba ile&[#]8230;
Bazen babamın okuduklarını mırıldanmasından, bazen de göz aşinalığından&[#]8230;
O babacan duruşlu adamı sevmiştik çoktan&[#]8230;
Araya çok zaman girdi.
Ve yıllar sonra yollar, Ereğli&[#]8217;de kesişti.
2000&[#]8217;lerin başıydı.
[*] [*] [*] [*]
Önder Gazetesi&[#]8217;nden Eyüp Bektaş&[#]8217;ın emeği büyüktür.
Eyüp Ağabey&[#]8217;in de katkı ve çabasıyla Türkiye Gazeteciler Cemiyeti&[#]8217;nin Ereğli&[#]8217;de düzenlediği gazetecilik eğitim semineri de bir anlamda ilkti.
Katılım büyüktü.
Ve bizler, yani genç kuşak, ilk kez İstanbul medyasından gelenlerle tanışma fırsatı yakalamıştık.
[*] [*] [*] [*]
O isimlerden biriydi, Nail Baba&[#]8230;
Ama birbirimizi o kadar sevip-sayacağımızı hiç düşünmemiştik.
O günlerde yine basın özgürlüğüne darbe niteliğinde bazı düzenlemeler gündemdeydi.
Önceden hazırlanan dev kalemlerle Ereğli meydanında eylem yapılmış&[#]8230;
Mizansene uygun olarak hazırlanmış zincirler kırılmış ve salona dönülmüştü.
Nail Baba, bir başka konuşmacının anlatımlarını dinlerken, elinde hala 1,5 metrelik o dev kalem vardı.
O gururlu duruşunu fotoğraflamak nasip olmuş ve Basın Müzesi&[#]8217;nde yaptığım &[#]8220;Gazeteci İş Başında Fotoğraf Sergisi&[#]8221;nin ardından kendisine vermiştim.
Sonradan öğrendim ki; eşinin tüm itirazlarına rağmen yatak odasına girmiş, duvarda asılmıştı.
[*] [*] [*] [*]
Kalem, onun için çok önemliydi.
Kalemin namusu çok önemliydi.
O fotoğraf, belki de Nail Baba&[#]8217;nın söylediklerinin veya söylemediklerinin en masum, en yalın ifadesi gibiydi.
[*] [*] [*] [*]
Hep öyle yaşadı.
Son olarak 35 yıldır kesintisiz Milliyet'te çalışan Nail Güreli, gazeteciliğinden şüphe ettiği bir anlayışın hakim olduğu günlerde ceketini aldı ve gitti.
Arkasına bile bakmadı.
[*] [*] [*] [*]
Çok şey yaşadık, Nail Baba&[#]8217;yla...
Her birinde bir neden ve sonuç vardı.
Çok şey öğrendik.
Ama hem beni, hem diğer meslektaşlarımı Nail Baba ile kenetleyen en önemli şey; mesleki duruşu, gerçeğin peşinden koşan habercilik ruhu, 80&[#]8217;li yaşlara rağmen aktif muhabirliği bırakmaması, prensipleri ve mütevaziliği oldu.
[*] [*] [*] [*]
Türkiye Gazeteciler Sendikası&[#]8217;nı kurmuş, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı&[#]8217;nda olağanüstü işlere imza atmış, Türkiye&[#]8217;nin, gazeteciliğin marka ve duayen isminin Anadolu&[#]8217;daki gazetecilere karşı göstermiş olduğu ilgi, bize hep cesaret vermişti.
Hem kendi adıma, hem Zonguldak&[#]8217;taki meslektaşlarıma ve bu camianın içinde olan herkes için söylemek gerekirse, keşke daha fazla şeyler öğrenebilseydik!
Zonguldak&[#]8217;ta çok tartışılır halde olan gazeteciliğe, belki biraz daha mesafe kazandırabilirdik.
[*] [*] [*] [*]
Karaelmas Gazeteciler Derneği&[#]8217;nin çalışma ve projelerine hep destek verdi, Nail Baba&[#]8230;
Ve Türkiye&[#]8217;nin neresine gitse, Zonguldak&[#]8217;taki çabayı örnek gösteriyor, bizlerin kulaklarını çınlatıyordu.
Ne zaman davet etsek, geldi&[#]8230;
Kimi zaman önceki TGC Başkanımız Orhan Erinç&[#]8217;le birlikte, kimi zaman şimdiki Başkanımız Turgay Olcayto ile birlikte&[#]8230;
Hiç üşenmedi.
Kimi zaman otobüse bindi, geldi&[#]8230;
Kimi zaman otobüse bindi, gitti&[#]8230;
[*] [*] [*] [*]
15 günü geçmez, gazetenin telefonu çalardı.
Biz aramasak, o arardı.
Kitaplarından gönderir, gönderilen gazete için teşekkür eder veya o gazetelerde gördüğü güzel veya eksik şeyleri hatırlatırdı.
Arada kulaklarımızı çeker, &[#]8220;Ali Rıza&[#]8217;ya, Osman&[#]8217;a, Bahaddin&[#]8217;e, diğer arkadaşlara selam&[#]8221; der, kapatırdı.
[*] [*] [*] [*]
Şarlatanların ekranları mesken tuttuğu, prim yaptığı gazetecilikle yakından-uzaktan alakası yoktu.
Onun bu yönünü en iyi bilen yine değerli bir dostumuz, &[#]8220;Dik durmanın öteki adıydı Nail Güreli&[#]8221; diyen Nazım Alpman&[#]8217;dır.
Nail Baba, Türkiye&[#]8217;nin en yaşlı muhabiriydi.
İki sene önce Posta Gazetesi adına geldiği Zonguldak, Bartın ve Karabük&[#]8217;te üç günde 50&[#]8217;ye yakın esnafla röportaj yapmış ve bu röportajlar günlerce yayınlanmıştı.
Muhabirdi o&[#]8230;
Muhabir olarak yaşamalı ve muhabir olarak ölmeliydi.
Öyle de oldu.
[*] [*] [*] [*]
Her telefon açışında veya her telefon açtığımda;
[*] [*] [*] [*]
Geçen sonbahar, İstanbul Kadıköy&[#]8217;deki evine gittiğimde inatla tek başına yaşamaya çalışıyordu.
Dolu dolu masası yığınlanmış, dağınık, ama aradığını bulacak kadar da sağlığı yerindeydi.
Hakkını helal et&[#]8230;
Mekanın cennet olsun, Nail Baba&[#]8230;
Gün gelecek, Türkiye, &[#]8220;Nail Güreli Gazeteciliği&[#]8221;ni daha çok özleyecek, tartışacak, arayacak.
Gazeteciliğin tanımı, haberin doğruluğu, gerçekliği kadar, basın özgürlüğü için verdiğin benzersiz mücadele ders olarak okutulacaktır.
Biz mi?
Senin de hep dediğin gibi:
&[#]8220;İyiyiz, mecburen&[#]8230;&[#]8221;