Geçtiğimiz Pazar günü Reyhan kızımın kayınpederi dünürüm Hüseyin Yılmaz&[#]8217;ı eşi Göksel Hanım&[#]8217;ın yanındaki mezarına defnettik. Eşine sadık öldü. 25 sene üzerine gül koklamadı. Göksel Hanım da &[#]8216;güzel&[#]8217; bir kadın, hakiki bir hanımefendiydi.
Zonguldak&[#]8217;ın ihtiyarları ve orta yaşlı neslinin &[#]8216;Cici Bakkal&[#]8217; olarak tanıdığı Hüseyin Yılmaz&[#]8217;ın özelliklerini özetlemeye çalışacağım.
Dedeleri, akrabaları şimdi Yunanistan&[#]8217;da kalan büyük çiftlik sahipleri, çok varlıklılar. Cihan Savaşı&[#]8217;nda çetelerden çok zulüm görüyorlar. Onüç yaşına kadar bolluk ve neşe içinde yaşıyor. Babası, Hüseyin Yılmaz&[#]8217;ın Yunanistan&[#]8217;dan kurtulması için onu kontrolsüz kalan tren yolu köprüsünden Türk Hudut Karakolu&[#]8217;na gönderiyor. Hüseyin Yılmaz tek başına yürüyerek hududu geçip Türk karakoluna teslim oluyor.
Göçmen Dairesi, karantinadan sonra onu daha evvelce göç eden Zonguldak&[#]8217;taki uzak akrabalarına gemiyle gönderip teslim ediyor.
Eziyetli geçen gençliğinin mükafatını büyük bir büfe bakkal dükkanına sahip olarak alıyor. Bu dükkan Zonguldak&[#]8217;ın en belalı semtinde Alpaslan Sokağı&[#]8217;nın başındaki tren ve yaya köprüsünün başında idi. Buradan esrarcılar, kerhane orospuları, en pis en edepsiz Çingenleri, tüm sabıkalılar, işçiler aralıksız geçerdi.
Bu pisliğin içinde Hüseyin Yılmaz &[#]8216;şık&[#]8217; giyimi, gayet &[#]8216;kibar&[#]8217; davranışlarıyla o semtin ışıldayan mücevheriydi. Babası da terk-i diyar edip oğlunun yanına gelmişti. Güven Otobüsleri Yazıhanesi&[#]8217;nin sahibi Kadir Pehlivan&[#]8217;ın kızı Göksel Hanımla evlendi. Karı koca bir kere bile birbirleriyle yüksek sesle konuşmamışlar. Çok mutluydular. İki oğulları oldu, biri Hakan diğeri Gürkan. &[#]8220;Hıh&[#]8221; demiş babaların burnundan düşmüşler.
Hüseyin Yılmaz o büfeyi sattı. Ana caddede şimdi Türk Telekom olan yerde mini bir market açtı. Dürüstlüğü eşi olmaz nezaketiyle &[#]8216;Cici Bakkal&[#]8217; diye tanındı. Kalburüstü bütün müşteriler onundu. Sitede üç katlı bir bina yaptı. Anasından emdiği süt burnundan geldi.
&[#]8220;Onurlu, cömert, zekâtı, sadakası bol, nüktedan, cıvıtmaz, evciment, çok tertipli, şaka kaldırır, dostluğu kıymetli bir insan.&[#]8221;
Talihsizliğinden biri de benimle &[#]8216;dünür&[#]8217; olmasıydı. Onun o ciddiyetinin yanında benim ona yaptığım şakalardan bazen darılırdı. Ama ben de hemen gönlünü alıverirdim. Tatil gezilerimizde benim kırmızı Toyota cipimde ben şoför ve hizmetkâr pozuna girer, &[#]8216;Cici&[#]8217;yi &[#]8216;banker, holding sahibi, konsolos&[#]8217; diye cafelerde av bekleyen bayanlara takdim ederdim. Fıstıklar Cici&[#]8217;ye bir asılırdı ki, O, bozuntuya vermez buluşmaya söz verir, ellerinden kurtulunca da bana veryansın ağzına geleni esirgemez. Bereket versin, eşime müzevirlik yapmaz. Darılır, gene barışırız.
Yabancı yerlerdeyse, kalabalık içinde olduğunu tahmin eder, cep telefonuyla onu arardım. &[#]8220;Patron Japonya&[#]8217;dan bir heyet geldi ne yapayım?&[#]8221; O da bana &[#]8220;Yahu ben tatildeyken beni aramayın diye size tembih ediyorum gene beni rahatsız ettiniz.&[#]8221; Ben etraf duysun diye bağırarak &[#]8220;Şimdi ben onları Hilton&[#]8217;a yerleştiriyorum, bekleteceğim.&[#]8221; Duruma göre sonraları gene ben arıyorum; &[#]8220;Efendim 6 milyon dolar geldi, malum hesaplarınıza yatırdım, tamamdır.&[#]8221; Sabahattin Batur&[#]8217;la gezidedir, etraftaki insanlar duymaktadır. Ben; &[#]8220;Emriniz üzere, o beşyüzbin dönüm arazinin anlaşması yapıldı, sizi bekliyor.&[#]8221; Cici; &[#]8220;Yeter artık beni rahat bırakınız, dönmemi bekleyiniz.&[#]8221; Kardeşim Erdal&[#]8217;ın takılmalarını hoş karşılardı, benimkilerine çok kızardı. (Çifte standart)
Kimseye yük olmayı sevmezdi. Ölümünde bile bunu düşündü. Yağmurlar gidince tatlı bir yaz gününde, hafta sonu kimsenin işine mani değil. Herkes tatile gidecek. Orta yerde sorun olmamak için zamanında ölüverdi.
En çok kızdığı &[#]8220;Cici Bakkal istedi&[#]8221; sözü idi. Ben uyduruverirdim. &[#]8220;Aslı yok&[#]8221; diye küplere binerdi. Elceğizinde gayet kibar spor çantası, başka yükü yok. Giderken ben büyük boş bir koliyi &[#]8220;Bunu da al&[#]8221; diye ısrar ederdim. Çok sinirlenirdi. Hayatta kimseye borcu yoktur. Şimdi kalan işleri ne olacak?
Didim&[#]8217;deki tatil evi ne olacak?
Dünürümün biri Ankara&[#]8217;da çok hasta, Erdal&[#]8217;ın kayınpederi İbrahim Demiriz altı sene önce ölüverdi. Hüseyin Yılmaz da gidiverdi. Kadere bak kadere&[#]8230;
Yığınla hatıralarını hüzünle hatırlayacağım. Meziyetlerini hep anacağız. Sabah seher vaktindeki dualarımın içinde sen de olacaksın sevgili dünürüm.
Güle güle, eşinle mekânınız cennet bahçeleri olsun. Eminim, Hacı Mahmut Günay Hoca hesap vermende şahitlik edecek. Telefon çekse seni gene arardım.
Hüseyin&[#]8217;in iyisi gitti, kötüsü kaldı.
Nur içinde yat.
Allah rahmet eylesin.