Sayın Başbakan.
Siyaset tarzını, duruşunu, eylemlerini ve
söylemlerini beğenen bir Türk vatandaşı olarak sesleniyorum.
Karadonda 30 işçimiz grizu faciasında
yaşamını yitirdi.
Kentimize geldin, Gelikin yollarını
gördün ve dedin ki: Bu yolun hali ne, asfalt yapın.
Allah razı olsun!
Siz gelip görmeseydiniz, bizim
milletvekillerimiz o yolun yapılmasını için hiçbir çaba göstermeyeceklerdi.
Şimdi...
Çaycumamızda köprü çöktü.
15 insanımız hayatını kaybetti.
Sen, yeni bir köprü yapılmasını talimatını
verdin.
Ondan da Allah razı olsun.
Peki Sayın Başbakan.
Yaşadığımız bu kentin sorunları için hep
bedel mi ödememiz gerekiyor?
Eğer öyleyse
3 Mart 1992 yılında Kozluda yaşanan grizu
faciasında ölen 263 maden işçisi için ne yapacaksınız bu kente?
Daha geriye gidersek, 7 Mart 1983de
Armutçukta ölen 102 maden işçisi için ne yapacaksınız bu kente?
5 binden fazla insanını madenlerde
kaybeden bu toprağın bir insanı olarak size sesleniyorum Sayın Başbakan: Nedir
bu canların bedeli?
Yoksa, boşu boşuna, pisi pisine mi öldük
biz?
Uluderede kaçağa giderken ölen insanlara
gösterdiğiniz hassasiyeti, kaçak kömür ocağında hayatını kaybeden, tüm maden
ocaklarında hayatını kaybeden insanımıza da göstermeniz gerekmiyor mu?
Sahi, Zonguldak neden hep böyle kötü
olaylarla Türkiyenin gündemine geliyor Sayın Başbakan?
Devrekte sel oldu, adını bütün dünya
duydu.
Ereğlide tersanede insanlar öldü, adını
bütün dünya duydu.
Çaycumada köprü çöktü, adını bütün dünya
duydu.
Zonguldakta grizu patladı, adını bütün
dünya duydu.
Sayın Başbakan.
Eğer sen hepimizin Başbakanıysan -ki öyle-
bu kente lütfen sahip çık.
Güneydoğuda teröre şehit verdiğimiz resmi
görevli kadar, Zonguldakta madenlerde hayatını kaybetmiş insan var.
Ama sıra teşvike gelince onlar altıncı,
biz üçüncü bölgedeyiz.
Bizi bu kahrediyor.
Biz niçin ölüyoruz Sayın Başbakan?
Madenlerde ölen insanımızın yanı sıra,
devletin ihmalinden kaynaklanan ölümlerin hesabını da soruyoruz size.
Diclenin kıyısında kaybolan koyundan sen
sorumluysan, Filyosun kıyısında kaybolan hayatlardan da sen sorumlusun.
O halde, bizim acılarımızı dindir Sayın
Başbakan.
Sen ki yargı sisteminden eğitim sistemine,
polisinden askerine kadar tüm Türkiyeyi değiştirip, dönüştürmedin mi?
Bu kentin kaderini de değiştirebilirsin
Sayın Başbakan.
Zonguldak insanı işsiz.
Zonguldak insanı bölgesine yatırım
bekliyor.
Yollarımızı yapın, havaalanımızı yurt içi
seferlere açın.
Filyos Vadi Projesi´ne hemen başlayın.
Barajlarımızı yapın.
Biz bu kentte acılar içinde yaşamak
istemiyoruz.
Göç edip, başka şehirlerde de yaşamak
istemiyoruz.
Biz tüm acılara rağmen bu kenti seviyoruz
Sayın Başbakan.
Seçilme kaygısı nedeniyle size bu kendin
sorunlarını anlatmayan milletvekillerinin yerine de sesleniyoruz.
Bu kente ve bu kentin sorunlarına el
atmanızı, çözüm bulmanızı bekliyoruz Sayın Başbakan.
Öncelikle 5 bin canın bedelini istiyoruz!