Epeydir futbol yazısı yazmıyorum.
Bartınspor&[#]8217;un maçlarına gitmeyeli de çok oldu.
Bizi Ankara&[#]8217;dan doğru internetten takip eden efsane Başkan Faruk Narin de uzun süredir aramıyor, futbol, şehrin gelişimi ve termik santral konularındaki değerlendirmelerinden bizi mahrum bırakıyor.
Spor muhabiri arkadaşımız Güneş Rüstem&[#]8217;in Bartınspor&[#]8217;un bölgesel amatör ligde geçen Pazar günü Karabük Çelik İş Ormanspor&[#]8217;la yaptığı maçta kapalı tribünlerin seyirciyle dolu görüntüsü karşısında heyecanlanması beni de heyecanlandırmasaydı yine yazmayacaktım.
Bartın&[#]8217;da spor kamuoyunun nabzını elinde tutan arkadaşımızın &[#]8220;Ağabey bak şu fotoğrafa, Bartınspor maçlarında tribünleri hiç bu kadar dolu görmemiştim&[#]8221; demesi beni eski günlere götürdü.
Öyle ya, biz ne maçlar, ne tribünler gördük.
Sadece kapalı değil karşıdaki ve kapalının yanındaki açık tribün de tıka basa seyirciyle doluyordu.
Ağaçların üzeri, yakındaki binaların balkonları da öyleydi.
Bizde taraftarlar gibi hafta sonlarını iple çekerdik.
Asma&[#]8217;daki şehir stadyumu Pazar günleri Bartınspor diye inlerdi.
131&[#]8217;den İstanbul&[#]8217;a heyecanla maç yazdırırdık.
Rakiple birlikte gelen gazetecilerle takımlarımızın fanatik birer taraftarı gibiydik.
Hey gidi günler.
Basın Odasının dili olsa da konuşsa.
Profesyonel ligde yaşanan o coşkulu günlerden amatör ligde bir avuç taraftarla maça çıkılan sessiz sakin ve sönük günlere&[#]8230;
Nereden nereye&[#]8230;
12 sezondur amatör kümede top koşturan Bartınspor kapalı tribünü doldurduğuna göre yeniden eski günlerine dönülüyor gibi.
Bartın şehir stadının tribünleri 12 yıldır sadece bayramlarda, konserlerde ve festivallerde doluyordu.
Spor muhabiri arkadaşımızın bize gösterdiği fotoğraftan yansıyan 3. lig özlemiydi tribünleri dolduran.
Geçmişte futbol takımıyla çok büyük heyecanlar ve coşkular yaşayan bu şehir tam 12 yıldır bu heyecan ve coşkudan mahrum.
Mahrumiyetimiz sadece heyecan ve coşkuyla kalsa iyi.
Futbolu amatör kümedeki sayılı vilayetler arasında bulunuyoruz.
Futbol aynı amaç doğrultusunda binlerce, on binlerce insanı bir araya getiriyor, yani birlik beraberliğe, kaynaşmaya ve dayanışmaya vesile oluyor ve biz bundan yoksunuz.
Daha da önemlisi milyonlarca lira verip yaptıramayacağımız reklam ve tanıtım imkanından da yoksunuz.
Milletvekilimiz Yılmaz Tunç&[#]8217;la da geçen cumartesi gazetemizi ziyaretinde bu konuyu konuştuk.
Milletvekilimizle ve beraberindeki İl Başkanımızla Bartın&[#]8217;ın profesyonel ligde futbol takımının olmayışının çok büyük bir eksiklik olduğu konusunda hem fikiriz.
Bu eksikliğin bir an önce giderilmesi gerektiği konusunda da aynı görüşleri paylaşıyoruz.
Sayın Tunç bu konuda elinden geleni yaptığını söylüyor, siyaset kurumunun desteğinin yeterli olmayacağını, hedefe ulaşılabilmesi için şehrin daha fazla işin içine girmesi ve takımına sahip çıkması gerektiğini savunuyor.
Sözleri çağrı niteliği taşıyor.
Umarım adresini bulur, yerine ulaşır.
Bu sene başlayan bölgesel amatör lig amatör küme ile 3. lig arasında bir noktada bulunuyor.
Bartınspor&[#]8217;un 3. ligdeki gibi başka illerin takımlarıyla oynaması seyirciyi maçlara çeken önemli bir etken.
En önemli faktör Bartın&[#]8217;ın 3. lig özlemi.
Bu özlemin bu sezon bitmesini diliyoruz.
Beyin göçü
Bartın birkaç yıl öncesine kadar Türkiye&[#]8217;nin en çok göç veren illerinden biriydi.
Son birkaç yılda nüfusta az da olsa bir artış var ve göç durmadıysa bile en azından hızı kesildi galiba.
Hızı kesilse bile gidenleri geri getiremedikten, yani göçü tersine çeviremedikten sonra çok fazla bir anlam ifade etmiyor.
Genç nüfusun çoğu dışarıda.
Bartın bu yüzden en çok emeklisi olan, emekli (orta yaşlı ve yaşlı) nüfusunun yüksek olduğu kentlerin başında geliyor.
Bir de beyin göçü var.
Başta üniversite eğitimi almak için olmak üzere ve çeşitli sebeplerle Bartın&[#]8217;dan gidip de geri dönmeyen birçok kişi var.
Yurt içinde ve dışında bilim adamı, sanatçı, iş adamı, sporcu çok sayıda Bartınlı var ve bunların çoğu çok iyi bir yerde, kariyer, mevki, makam sahibi.
Dışarıda yaşayan ünlü Bartınlıların çoğundan ancak öldüklerinde haberimiz oluyor.
Duyunca birçok kişi şaşırıyor, o Bartınlımıymış diyor.
Mesela ünlü sanatçı Hüdai Aksu&[#]8217;nun Bartınlı olduğunu birçok kişi gibi bizde cenazesi Orduyeri&[#]8217;ne defnedildiğinde öğrendik.
Efsane cerrah Tarık Minkari&[#]8217;nin Bartın&[#]8217;da doğup büyüdüğünü de geçen hafta vefat ettiğinde duyduk.
Bartınlı olup da hemşehrimiz olduğunu bilmediğimiz, tanımadığımız, paşalar, profesörler, hukukçular, gazeteciler ve bürokratlar var.
Bartınlı ünlüleri neden tanımıyoruz?
Doğup büyüdükleri şehirle pek fazla haşır neşir olmadıkları için mi?
Sanki irtibat kopuyor gibi.
Bartın değerlerine sahip mi çıkmıyor yoksa değerleri Bartın&[#]8217;a mı sahip çıkmıyor?
Hangisi dersiniz?
Bitkisel ilaç uyarısı
Sağlımızın kıymetini bilmiyoruz.
Birçok hastalıkta erken teşhis çok önemli olduğu halde zamanında doktora gitmemek gibi bir alışkanlığımız var.
Hastalıkları hafife alıyoruz, belirtilerine aldırış etmiyoruz.
Bir de çareyi bitkisel ilaçlarda arıyoruz.
Eskiden koca karı ilacı tabir edilen bu ilaçları satan yerler günümüzde neredeyse eczanelerden daha çok iş yapıyor.
Buralarda her türlü hastalığa iyi geldiği iddia edilen envai çeşit bitki satılıyor.
İnsanlar bilmedikleri otlara şifalı diye bir sürü para veriyorlar.
Eczacı Celal Erdoğan, bu konuda gazetemiz aracılığıyla vatandaşlara uyarıda bulundu.
Celal Erdoğan, bitkisel ilaçların içine eczanelerde satılan ilaçların karıştırıldığını, bunların hekim ve eczacı kontrolünde doz ayarlaması yapılmadan insanlara verildiğini, bunun son derece sakıncalı olduğunu söylüyor.
Cinsel gücü artırıyor, zayıflatıyor, şekere iyi geliyor diye gelişigüzel verilen bitkisel ilaçlara dikkat.
Uyarılara kulak verelim.
Sağlık çok önemli.
Satılmıyor, parayla alınmıyor.
Kaybetmeden kıymetini bilmek lazım.