Yeni
yıla güzel temennilerle girdik.
Hayali
temennilerle&8230;
Hayal
bile edemeyeceğimiz temennilerle&8230;
Fırsat
bu fırsat, her şeyi istedik.
Ya
tutarsa!
Zonguldak,
zor bir yıl geçirdi.
Her
ne kadar yıl devirmekle bir şeyler değişmeyecek olsa da, yine de psikolojik
olarak bir yenilik yaşıyoruz.
2014,
Zonguldak için kayıp bir yıl oldu.
2015&8217;e
yeni umutlarla giriyoruz.
Ne
değişecek, neler olacak, neler yaşanacak, bilmiyoruz.
Yine
de umutlu olmak zorundayız.
Yine
de iyimser bakmak zorundayız.
Çevremizde
negatif enerji saçan o kadar çok olay olsa da, iyi taraflarından bakabilmek
önemli.
Ruh
sağlığımız için önemli.
Kentin
sağlığı için önemli.
Sorunlar
bitecek mi?
Olumsuzluklar
bitecek mi?
Kentteki
hantallık bitecek mi?
Siyasilerin
beceriksizliği bitecek mi?
Diyalogsuzluk
bitecek mi?
Ortak
akılsızlık bitecek mi?
Ve
diğerleri&8230;
Aklınıza
gelebilecek her türlü olumsuzluk bitecek mi?
Hayır,
bitmeyecek.
Onlar
zaten hayatın kendisi.
Bizim
gerçeklerimiz.
Bir
tarafta ülkemiz sathında yaşananlar&8230;
Diğer
yanda sınırlarımızda yaşananlar&8230;
Diğer
yanda bu kentte yaşananlar&8230;
Halk
ne istiyor?
Daha
yaşanılabilir bir Türkiye&8230;
Zonguldaklı
ne istiyor?
Daha
yaşanılabilir bir Zonguldak&8230;
Ne
istiyoruz?
İş&8230;
Ekmek&8230;
Özgürlük&8230;
Ne
istiyoruz?
Para&8230;
Huzur&8230;
Sağlık&8230;
İstemek
yetmiyor maalesef.
Birincisi,
çalışmak gerekiyor.
İkincisi,
çok çalışmak gerekiyor.
Üçüncüsü,
çok daha fazla çalışmak gerekiyor!
Yetiyor
mu?
Yetmiyor&8230;
Dünyada
bu adaletsizlikler hüküm sürdüğü sürece yetmeyecek.
Bu
döngü, sürekli devam edecek.
Hızla
kendi ekseni etrafında dönen kedinin, kendi kuyruğunu yakalamak için düştüğü
durumu hatırlayın.
Öyle
bir şey işte&8230;
Ama
umutsuzluk tüm bunların üzerinde&8230;
Bu
nedenle hayatı bazen ciddiye almamakta fayda var.
Toplum
umudunu kaybediyorsa, asıl tehlike orada.
Zonguldak&8217;tan
umudunu kaybedenler göç ediyor.
Göçe
zorlanıyor.
Böyle
bir ortamda yine de umut&8230;
2015&8217;te
gerçekten bazı şeylerin değişeceğine inananlardanım.
Tüm
olumsuzluklara rağmen iyi şeyler olacağına inananlardanım.
Basiretsiz
yöneticilere, kavgalara, komplekslere rağmen iyi yönde adımlar atılacağına
inananlardanım.
Siyasette
yaşanacak kabuk değişiminin kente heyecan katacağına inananlardanım.
Bizler
Pusula Gazetesi ve Pusula TV olarak, tüm paylaşım, öneri ve eleştirilerimizin
yanında bu pozitif düşünceye ağırlık vermek istiyoruz.
Üreten,
paylaşan, çalışan herkese daha fazla yer vermek istiyoruz.
İyi
örnekleri, başarı hikayelerini daha fazla paylaşmak istiyoruz.
Yeni
yılda bunu daha fazla yapacağımızı, yaptığımızı göreceksiniz.
Çünkü
bu kentin en büyük sorunu, kendine karşı negatif bakışı&8230;
Biz
gazeteciler de buna tuz-biber ekiyoruz.
Bu
işin hamurunda var.
Ancak
yine de sorunları yazarken, pozitif algı üretmek mümkün.
Yeni Yıl Şarkısı
İşte yine dillerde en neşeli şarkılar,
Saatler yorgun yorgun on ikiyi vuruyor.
Geçmişin anıları son takvim yaprağında,
Kadehler yeni yılın şerefine kalkıyor.
Bu akşam ışıl ışıl sana bakar yıldızlar,
Ak köpüklü dalgalar, oynaşırken
sahilde,
Düşlerim kar altında yeni yılı
beklerken,
Yollarda kalır gözüm kulaklarım
sesinde&8230;
İşte yine
yalnızım, işte yine sensizim,
Elimde güç kalmadı, dilimde söz kalmadı.
Sana tüm mutluluklar, bana eski anılar,
Senin için diyecek başka sözüm kalmadı.
(H. Kalyoncu-Çaycuma / 1963)
Hoş geldin Osman
Sav&8230;
Yıllardır
Karaelmas Gazeteciler Derneği çatısı altında çalıştığımız, meslektaşımız ve Dernek
Başkanı Osman Sav, Pusula Ailesi&8217;ne katıldı.
Pusula;
yeni bir güç, saygın bir gazeteci ve en önemlisi de samimi bir kalem daha
kazandı.
Yeni
yılda, yeni dönemde o gücü çok daha fazla hissedeceksiniz.
Şimdi
sıra; daha fazla üretmeye, daha fazla haber, bilgi, görüş paylaşmaya geldi.
Hoş
geldin Osman Başkan&8230;
Hayırlı
olsun&8230;
Hayali
öpücükler&8230;
Adam,
5 yaşındaki kızını, gayet pahalı bir hediyelik kaplama kâğıdını ziyan ettiği
için azarlamıştı. Küçük kız, koskoca bir paket altın yaldızlı kâğıdı, bir
kutuyu eğri büğrü sarmak için kullanmıştı. Yılbaşı sabahı, küçük kız paketi
getirip, ´´Bu senin babacığım!´´
dediğinde üzüldü. Acaba gereğinden fazla mı tepki göstermişti kızına? Bir gece
evvel yaptığından utandı... Ne var ki paketi açınca yeniden öfkelendi. Kutunun
içi boştu. Kızına gene bağırdı: ´´Birisine
hediye verdiğinde kutunun içinde bir şeyler olması lazım. Bunu da mı
bilmiyorsun küçük hanım?´´
Küçük
kız, gözlerinde yaşlarla babasına baktı. ´´O
kutu boş değil ki baba!´´ dedi ve ekledi: ´´İçini öpücüklerimle doldurmuştum!´´
Adam
öyle fena oldu ki... Kızına sarıldı; beraber ağladılar. Adam o kutuyu ömrünün
sonuna kadar yatağının başucunda sakladı. Ne zaman keyfi kaçsa, ne zaman morali
bozulsa, ne zaman kendini kötü hissetse kutuya koşar, içinde minik kızının
sevgi ile doldurduğu hayali öpücüklerinden birisini çıkarırdı.