Hükümetin Demokratik Açılım adı altında Amerika´ya orasını burasını göstermesini nasıl yorumlayabiliriz?
Bunun için sağlıklı bir analiz yapmak gerçekten zor.
Ancak Ak Partililerin çok büyük bir kesimi de bu işlerin Başbakan´ın üstün zekasından fışkırmadığının farkında.
Yani Amerika´nın parmağıyla bu açılımın şeklinin yanlış olduğu, büyük çoğunluk tarafından kabul ediliyor.
Zonguldak´taki tepkiler de pek farklı değil aslında.
Bizim yerel siyasetçiler, hükümetin dış politika zaafları üzerine kalıplaşmış cümleler kuramıyor bile!
Yani genel başkanların söylediklerinin ötesinde olayı yerele indirgeyemeden işi idare ediyorlar.
Türkiye´nin her noktasındaki vatandaşlar PKK ve DTP´nin bölücülük özlemine taviz vererek ´Açıldık ey halkım. Unutma bizi´ diyerek demokratikleşmeyi sulandıran hükümete karşı tepkili.
Son yapılan anketlerde Ak Parti´nin yüzde 31´e çakılması bunu gösteriyor.
Başbakan´ın yapmak istediği şeye karşı çıkmak mantıksız, ama atılacak adımların tavizler vererek ilerlediği yönündeki genel kanı çok daha büyük endişeleri akla getiriyor.
Hükümet şimdi hem tabanını korumak, hem de açılımı sürdürmek zorunda.
Ülkenin geleceği için bu riski aldığını söyleyen Başbakan´ın strateji uzmanlarına hayranım.
Ben inanıyorum ki bir manevra yapıp bu düşüşü yeniden çıkaracaklar.
Şehit anaları bile bu tepkilerini bir yana bırakacaklar.
Muhalefet gibi bu işlerin Amerikasız olmasını bekleyemeyiz.
Ama daha dirayetli bir politika yürütülebilirdi.
Meclis&[#]8217;e giren PKK´nın dağ kadrosunun karşısında bu ülkenin insanlarını refüze ettirmeye gerek yoktu.
Taviz vererek herkesle uzlaşabilirsiniz.
Aldığınız taviz, verdiğinizden fazla mı az mı ona bakmak lazım.
Şu ana kadar ortaya çıkan görüntü her şeyin Apo´nun istediği gibi gittiği yönünde.
Öte yandan Başbakan Erdoğan´ın Ortadoğu´da ki gezileriyle dünyanın en çok tartışılan liderleri arasına girmesinin yarattığı motivasyonu yok sayamayız.
Yani hepsi iç içe geçmiş durumda.
Halk TV´de Saygı Öztürk´ün anlatımları farklı bir detayı ortaya çıkardı.
Son olarak törenlerle sınırdan geçen isimlerden sadece üçünün terörist olduğunu belirten Öztürk; "Bunların ikisi zaten psikolojileri bozulmuş kişiler. Bu kadar kişi adına güzel konuşma yapabilecek bir kişi daha olmalıydı. O da bu konuda kendisini yetiştirmiş üçüncü isim. Bunları şimdi araçların üzerinde il il dolaştırıp ´Kandil´den size selam getirdik´ diyerek politika yapacaklar´ diyor.
DTP ve PKK´nın ´Kürtçülük´ yapıp etnik milliyetçiliklerini öne çıkararak sürdürdüğü, tartışmaların içinde yer almak istemeyen Kürt vatandaşların da sempatisini kazanma mücadelesi başarıyla devam ediyor.
Büyükleri olmasa bile çocukları ve gençleri hızla kaybediyoruz.
Onlardan dinleyince dehşete kapılıyoruz.
Kıç kadar Zonguldak´ta bugün yerli yabancı tartışması yapılabiliyorsa Kürt çocuklar ne yapacak?
Ben bugün 12-13 yaşlarında Kürt bir çocuk olsam PKK sempatisiyle büyür müydüm?
Polise taş atmanın, İstiklal Caddesi´nde camları kırmanın ´Kürt halkı´ adına bir hak olduğuna inanır mıydım?
Ya siz?
Medyanın bu işi sulandırmanın ötesinde, Başbakan´ın ve Ak Parti´nin ´açılım´ derken ortaya koyduğu saçılım böyle bir trajediyi ve kutuplaşmayı tetikliyor mu?


Lider arıyoruz


Zonguldak´ın bugün en büyük eksikliği lidersizliktir. Bir lider mutlaka şart.
Siyaseti ne olursa olsun, hangi yönetim kademesinde olursa olsun Zonguldak´ın liderlere ve lider adaylarına ihtiyacı var.
Demokratik sistemin üstünlüğünü her ne kadar savunursanız savunun.
Lider olmadan bu ülkede bir şeyler yapmak mümkün değil.
Demokratik sistemin savunucuları da bugün o liderlerinden habersiz bir adım atamıyor. O zaman bizim lidere ihtiyacımız var. Zonguldak´ın lidere ihtiyacı var.
Bizim başka çıkış noktamız yok.


Bu yanlışa kim ´Dur´ diyecek?


Bahçelievler Mahallesi´nin tek boş kalan alanına şimdi spor salonu yapılacak.
Kentin ortasına bir kazık daha saplanacak. Tıpkı öncekiler gibi.
Bu konuda daha önce ifade ettiğim görüşlerimin ardından çok sayıda destek geldi. Bu projenin yanlış olduğu görüşü öne çıkıyor. Bir an önce inşaat durdurulmalı ve Kent Konseyi´nin de dahil olduğu kapsamlı bir tartışma yapılmalı. Bu konuda herkes topu Vali Erdal Ata´ya atıyor. Vali Bey başlamış bir projeyi iptal ettirebilir mi? Bunu bilemiyoruz. Ama kentin gelişimi adına yanlış bir iş var ve bu yanlışa birilerinin ´Dur´ demesi gerekiyor. Ak Parti Milletvekilleri kılını kıpırdatmıyor. Meclis üyelerinin yüzde 90´ı bu işe karşı. Ama onlar da kılını kıpırdatmıyor? Niye?
Biz yanlış veya eksik yazıyorsak bilgilendirsinler de haksızlık etmeyelim!