15 Temmuz'un birinci yıldönümü nedeniyle ülke çapında etkinlikler düzenleniyor.
Başta Sayın Cumhurbaşkanımız, TBMM Başkanımız, Başbakanımız ve Genelkurmay Başkanımız bu törenlerde konuşmalar yapıyor.
Her konuda olduğu gibi ülkemiz, 15 Temmuz darbe girişiminde de bölünmüş durumda.
CHP ve HDP, 15 Temmuz'u "kontrollü darbe" olarak nitelendirmeye devam ediyor. Haklı ya da haksız yorumunda bulunmayacağım.
Benim yorumum şu:
Türkiye'de her zaman halkına inanan ve güvenenler kazanıyor.
Kimse 15 Temmuz'da halkın sokağa çıkmasını beklemiyordu. Çıktılar mı? Çıktılar...
Bu ülkede taraftarlarını meydanlara dökebilen iki kişi var.
Biri, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan...
Diğeri de, terör örgünün sözde lideri Abdullah Öcalan...
Erdoğan, halkı sokağa dökünce, ülke kurtuluyor.
Öcalan, taraftarlarını sokağa dökünce, kan gövdeyi götürüyor.
Diyeceksiniz ki:
"CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da, Ankara'dan İstanbul'a yürürken insanları yollara döktü!"
Orada yürüyenler sadece CHP'liler değildi.
CHP'lilerin yanında-arasında; HDP'liler, FETÖ'cüler ve bilumum terör örgütü yandaşları vardı.
Keşke ülkemizdeki bu ayrı-gayrıya son versek... Hepimiz bu ülkenin bekası için sokağa çıksak... El ele, kol kola yürüsek...
Allah, ülkemize bir daha 12 Eylüller, 28 Şubatlar, 15 Temmuzlar yaşatmasın...
Allah, o şerefli ordunun üniformasını bir daha böyle hainlere giydirmesin.
Belediye Tiyatrosu...
Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, Başkan Yardımcısı Şenol Şanal'ı nasıl görevden aldığını şöyle açıkladı:
"Şenol arkadaşımızı kendi tasarrufumla görevden aldım. Aslında kendisi bu göreve gelirken karşıydım. O zaman 'bu başka bölünmelere neden olur' diyerek karşı çıkmıştım. Seçim oldu. O akşam bölündük. Kendisi esnaflıktan geldiği için buradaki hiyerarşi konusunda sorunlar yaşadık. Son bir aya kadar belediye ve bürokrasinin işleyişi konusunda konuşabiliyorduk. Şenol Bey'in, geliş-gidiş saatleri pek uygun değildi. En son bayram nedeniyle gönderdiğimiz çikolatayı geri gönderdi. Demek ki, bizimle, benimle çalışmak istemiyor. Şenol Bey'in kapısının kilitlenmesinin, kilidinin değiştirilmesinin nedeni, özel eşyaları olduğu içindir."
Başkan Akdemir, Yardımcısı Şenol Şanal'a Ramazan Bayramı öncesinde bir kutu çikolata göndermiş. Şenol Şanal, bu çikolatayı kabul etmemiş. Akdemir, Şanal'ı bu yüzden görevden almış. Bakın; yolsuzluk, arsızlık, hırsızlık yok! 150 liralık asfalt, 350 liraya filan da yaptırılmamış!
Açardan-kaçardan avanta alınmamış. Düğün-dernek parası müteahhitlere yıkılmamış.
Ne yapmış Şenol Şanal? Belediyenin su gelirlerini artırmış.
Bir de Başkanın çikolatasını almamış!
Bu yüzden görevden alınmış! Gerçekten öyle mi olmuş?
Şenol Şanal'ın açıklamasını bekleyelim bakalım!
İşin aslı şu:
Zonguldak Belediyesi'nde bir tiyatro oynanıyor.
Yönetmen koltuğunda, Erhan Darende oturuyor!
Başrol oyuncusu, Muharrem Akdemir!
Yardımcı oyuncu, Mehmet İzzet Türkçelik!
Yardımcı kadın oyuncu... Siz anladınız onu!
Günün Fıkrası: Çakal tercüman!
Mafya babası, haraçlarını toplaması için yeni bir tetikçi buldu. Seçtiği adam, sağır ve dilsizdi. Çünkü baba, "Bu tetikçi yakalanırsa, polise fazla bir şey anlatması mümkün olamaz" diye düşünüyordu. Baba, bir gün ödemelerin geciktiğini fark etti ve tetikçiyi odasına aldırttı, bir de işaret dilini bilen tercüman buldular. Tercüman işaretle sordu:
"Para nerede?"
Sağır-dilsiz işaretle yanıt verdi:
"Ne parası? Benim paradan-maradan haberim yok. Neden bahsettiğinizi anlamıyorum."
Tercüman, tercüme etti:
"Neden bahsettiğinizi anlamıyormuş."
Baba, 38'liği koltuk altından çekip sağır-dilsizin beynine dayadı:
"Şimdi sor bakalım, para nerede?"
Tercüman işaretle sordu:
"Para nerede?"
Sağır-dilsiz, kan ter içinde, işaretle yanıt verdi:
"Şehir merkezindeki parkta, büyük heykelin olduğu kapıdan girince, soldan üçüncü ağacın kovuğunda iki milyon TL var."
"Ne söyledi?" dedi baba.
Tercüman yanıtladı:
"Dedi ki, hala neden bahsettiğinizi anlamıyormuş, ayrıca o tetiği çekmek de biraz g.t istermiş."